Erişilebilirlik

Robotlar İnsanların İşlerini Ellerinden Alacak mı?


Amerika’da milyonlarca işçi, bilgisayarlı otonom araçların taksi ve kamyonların yerini almasıyla ciddi rekabetle karşı karşıya kalacak.

Kamyonların bilgisayarlı robotlar tarafından kullanılmaya başlaması kaçınılmaz olarak görülse de bunun ne zaman yaygın hale geleceği, tartışma konusu. Bazıları, sürücüsüz kamyonların tam olarak geliştirilmesinin yıllar süreceğini iddia ediyor. Ancak bazı tahminlere göre robot kamyonları beklenenden çok daha kısa süre içinde yollarda görmeye başlayabiliriz.

Avustralya ve başka bazı ülkelerde dev otonom kamyonlar, madenlerde şimdiden kullanılıyor. Maden cevheri ve toprak taşıyan bu araçlar, madenlerde çok kısıtlı trafik içinde işliyor. Otoyolların ve şehir içi trafik karmaşası ise çok daha farklı bir durum.

Amerikan Kamyonculuk Birliği’nin mühendislik sorumlusu Ted Scott, kural ve kısıtlamalar getirmenin, denemelerin ve kamuoyunun otonom araçları kabullenmesinin zaman alacağı görüşünde.

Volvo ve Uber ise sürücüsüz araç denemelerine başlamaya hazırlanıyor. Ford şirketi de bir Çin şirketiyle araştırma ortaklığı kurduğunu, amacın otonom araç teknolojisini ilerletmek olduğunu açıkladı. Audi de robot sürücüleri şehir trafiği gibi karmaşık ortamlarda denemeye başlayan otomotiv şirketlerinden biri.

Ulusal Otoyol Trafik Güvenliği Dairesi’nin eski yetkililerinden Chan Leiu’ya göre tüm bu girişimler, otonom araçların geliştirilmesini hızlandıracak nitelikte. Tamamen kendi kendini süren araçların sanılandan daha kısa sürede kullanılmaya başlayacağını öngören Leiu, bu araçların insan hayatını robotlara teslim edeceğini söylüyor. Bunun olumlu bir gelişme olacağını düşünen Leiu, trafik kazalarının yüzde 94‘ünün yorgun, sarhoş ya da dikkat eksikliği olan sürücülerden kaynaklandığını hatırlatıyor.

Notre Dame Üniversitesi’nden Profesör Tim Carone’a göre otonom araçlar, onbinlerce can kurtarabilir.

İnsan faktörü

16 yıllık kamyon şoförü Rogelio Rada, ‘Robotların işimi elimden almasına daha zaman var’ diyor. Bir başka kamyon şoförü Barry Waters ise robotların insan becerilerini geliştirmesinin kolay olmayacağını, 20-30 yıldan önce otonom kamyonların insanın yerini alamayacağını söylüyor.

Kamyonculuk sektörü, Amerikan nufüsunun yüzde 1‘ine istihdam sağlıyor. Sektördeki değişiklikler, Amerikan imalat sektöründe yıllardır daralan istihdamın bir yansıması. Bunun etkilerini özellikle otomotiv sektöründe görmek mümkün. 2015 yılında rekor sayıda motorlu araç satılmasına rağmen sektörde çalışan işçi sayısı sürekli azalıyor.

Otomobil çağının ilk yıllarında Model T gibi bir aracı imal etmek için çok sayıda işçiye ihtiyaç vardı. Otomobil üretimi, el emeği, alın teri ve kas gücü anlamına geliyordu.

Ancak rekabet, otomotiv şirketlerini çok daha verimli olmaya, maliyeti düşürme yollarını aramaya itti. Kaynak, boya gibi işleri yapan insanların yerini robotların almasıyla sektörde değişim başladı.

Milyonlarca işçi için bu, son derece kötü bir haber. Örneğin yıllarca çelik fabrikalarında çalıştıktan sonra işten çıkarılan Holly Stover, yeniden mesleki eğitim alıp yeni beceriler elde etmeyi ve yeni iş alanlarında şansını denemeyi düşünüyor.

Georgetown Üniversitesi’nden işgücü uzmanı Anthony Carnavale, sanayide robotların devreye girmesinin imalatta yüksek maaşlı işçi sayısının azalacağı anlamına geldiğini kaydediyor. Robotların insanların yerini aldığını söyleyen uzmana göre iş kaybının yüzde 75‘inden teknolojik gelişmeler sorumlu.

Yeni fırsatlar

ABD Çalışma Bakan Yardımcısı Chris Lu ise değişen ekonominin, gerekli becerilere sahip olmaları durumunda işçilere yeni fırsatlar sunduğu görüşünde. İşverenler, yüksek teknoloji ürünü makinaları ve bilgisayar programlarını kullanacak beceriye sahip elemanlar bulamamaktan şikayetçi. ”Enformasyon teknolojisi bundan 20-30 yıl önce yoktu” diyen Chris Lu, Amerikan ekonomisinin hizmet bazlı bir ekonomi haline gelmesiyle yüksek maaşlı çok sayıda iş fırsatı doğduğunun altını çiziyor.

Öte yandan Michigan eyaletindeki Güneydoğu Michigan Ticaret Ortaklığı’nın başkanı Greg Pitoniak, işçilerin yeni beceriler elde etmeleri için çalışmalar yürütüyor. Pitoniak, birçok işçinin yeni beceleriler öğrenmek için birkaç yıllığına mesleki eğitime geri dönmeyi ekonomik açıdan karşılayamayacağını düşündüğünü belirtiyor. Ancak birçok işveren, işçi açığını kapatabilmek için elektrik, sıhhi tesisat, marangozluk, boru tesisatçılığı gibi alanlarda çıraklar arıyor. Pitoniak ayrıca Amerika’da üniversite eğitimine aşırı vurgu yapıldığını, teknik beceri gerektiren dallara yeterince önem verilmediğini kaydediyor.

Gerek teknolojide, gerek müşteri taleplerinde gerekse işgücünün ihtiyacı olan becerilerde yaşanan değişiklikler, büyük imalat şirketleri için bazı sorunları da beraberinde getiriyor. Otomotiv şirketlerinin yeni ürünler tasarlayıp geliştirmesi ve bu ürünleri imal etmenin verimli yollarını bulması yıllar sürüyor.

Ford şirketi, Amerika’da otomotiv sektörünün kalbi olarak bilinen Michigan eyaletinin Dearborn kentinde bir gelecek bilimciyle çalışıyor. Bu uzman, otomotiv sektörünün geleceğini, gelişmekte olan ülkelerde giderek büyüyen orta sınıfı, teknolojiden beklentileri ve çevresel kaygıları göz önünde bulundurarak bir gelecek tablosu ortaya koyuyor.

Uzmana göre, gelecekte petrol bazlı plastik yerine saman, tomates sapı, ağaçlar, soya fasülyesi, depolanan karbondioksitten ve daha başka birçok malzemeden oto parçaları üretmek mümkün olacak. Bu malzemelerle üretilen otomobillerin daha hafif olması, dolayısıyla yakıt tasaffuru sağlaması mümkün.

Uzmanlara göre yakıt tasarrufu ve sürdürülebilirlik, otomotiv şirketleri için giderek büyüyen bir zorluk. Nüfus arttıkça tüketimin ve refahın tanımının yeniden yapılması gerekiyor. Bu nedenle ekonominin hizmete ve erişilebilirliğe yöneltiğini belirten uzmanlara göre örneğin otomobil alacak ekonomik gücü olmayanların da ulaşım hizmetlerinden yararlanmaya ihtiyacı var. Gelişmekte olan ya da kalabalık ve zengin ülkeler için araç paylaşımının iyi bir alternatif olacağını belirten Ford şirketi, bu ihtiyacı karşılayacak bir sistem üzerinde araştırma yapıyor.

Kimilerine göre araç paylaşımı, sürücüsüz otonom araçlar ve başka teknolojik gelişmeler, otomobillere talebin azalmasına yol açabilir.

XS
SM
MD
LG