Erişilebilirlik

Referandumlar AB’nin Kabusu Oldu


Referandum sonuçları Hollanda Başbakanı Mark Rutte'yi de zorda bıraktı. Rutte sonuçların görmezden gelinemeyeceği mesajı verdi.

Referandum sonuçları Hollanda Başbakanı Mark Rutte'yi de zorda bıraktı. Rutte sonuçların görmezden gelinemeyeceği mesajı verdi.

Hollanda’da düzenlenen referandumdan çıkan sonuç Avrupa Birliği ile sokaktaki insanlar arasındaki uçurumun kapanmaktan uzak olduğunu bir kez daha teyit etti

Hollanda’da düzenlenen referandumda Avrupa Birliği ile Ukrayna arasında imzalanan ticaret ve ortaklık anlaşması yüzde 36’ya karşı yüzde 64 oyla reddedildi. Hollanda hükümetinin imzaladığı ve ocaktan bu yana geçici olarak uygulanan anlaşma için yapılan oylamada katılımın yüzde 32’yi bulması kurallar gereği referandumun “görmezden gelinmesini” imkansızlaştırdı. Çıkan sonuç Hollanda halkının 2135 sayfalık anlaşmadan çok Avrupa Birliği’nin politika ve yaklaşımlarına indirilmiş yeni bir darbe olarak görülüyor.

Referandum sonucunun yasal bir bağlayıcılığı yok ancak aynı zamanda Avrupa Birliği Dönem Başkanı da olan Hollanda’nın Başbakanı Mark Rutte, anlaşmayı mevcut haliyle onaylamanın hükümet açısından siyasi olarak mümkün olmadığını kabul etti. Referandumun ilginç bir boyutunu da Hollanda hükümeti tarafından talep edilmemiş ve bir grup gazetecinin oluşturduğu GeenStijl adlı bir internet sitesinin başlattığı kampanyada 300 bin imzaya ulaşılması sonucunda yapılmak zorunda kalınmış olması oluşturuyor.

Bu özelliğiyle Hollanda açısından bir ilk olma özelliği taşıyan referandum sonucuna Avrupa Birliği Komisyonu’ndan gelen ilk tepki sonucun “not edildiği” yönündeydi. Avrupa Birliği Komisyonu Sözcüsü Margaritis Schinas, “Avrupa Birliği Komisyonu Başkanı Jean Claude Juncker üzgün” dedi.

Referandum bağlamında günün açık kazananı ise Avrupa karşıtları oldu. Aşırı sağcı Özgürlük Partisi lideri Geert Wilders, sonuçları hem Avrupa Birliği hem de Hollanda hükümeti açısından “sonun başlangıcı” olarak nitelerken, “Eğer seçmenlerin üçte ikisi hayır diyorsa bu halkın Brüksel elitlerine ve Lahey’e karşı güvensizlik oyudur” dedi.

Sonuçların 23 Haziran’da İngiltere’nin Avrupa Birliği’nde kalıp kalmayacağının belirleneceği referandum üzerindeki olası etkileri de şimdiden yoğun şekilde tartışılıyor. Yorumların büyük bölümünde bu sonuçların İngiltere’deki “Avrupa Birliği’nden çıkma kampı” açısından katalizör etkisi yaratacağı vurgusu öne çıkıyor. Ülkesinin Avrupa Birliği’nde kalmasından yana olan Başbakan David Cameron ise “Referandum sonuçlarını etkilemeyeceğini umuyorum çünkü çok farklı bir konu” dedi. Avrupa Birliği’nden çıkılmasını savunan İngiltere Bağımsızlık Partisi Başkanı Nigel Farage ise sonucu, “demokrasi için muazzam bir zafer” olarak tanımladı.

Son dönemde Avrupa Birliği bağlantılı konularda düzenlenen referandumların büyük bölümü Brüksel açısından hep hüsranla sonuçlandı. Özellikle 2000’li yılların başından bu yana halka başvurulan önemli referandumlarda Avrupa Birliği’ne darbe üstüne darbe indi. İrlanda’nın 2001’de Nice Antlaşması’na 2008’de ise Lizbon Antlaşması’na onay vermemesi, 2000’de Danimarka’nın, 2003’te İsveç’in Euro’ya “hayır” demesi, 2005’te Fransa ve Hollanda’nın Avrupa Anayasası’nı reddetmesi referandum kabusunun en belirgin örnekleri.

Referandum nedeniyle manevra alanı daralan Hollanda hükümeti gerek ilgili ülke kurumları gerekse AB ile yürüteceği istişareler sonrasında nasıl bir adım atacağına karar verecek. AB ile Ukrayna arasındaki anlaşmanın 28 Avrupa Birliği üyesi ülkeden 27’si tarafından onaylanmış olması Hollanda hükümeti üzerindeki baskıyı artırıyor.

XS
SM
MD
LG