Erişilebilirlik

Irak Tezkeresi Kürt Sorununu Alevlendirdi mi?


Türk Silahlı Kuvvetleri’ne Kuzey Irak’ı hedef alan sınır ötesi operasyon düzenleme hakkı tanıyan Başbakanlık tezkeresi, Türkiye’de Kürt sorununda barış süreci nasıl gelişecek sorusunu en önemli gündem maddesine dönüştürdü. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde, Kuzey Irak’a ilişkin tezkereye CHP’nin de “evet” oyu kullanacağını açıklaması parti içindeki Kürt kökenli milletvekillerinden tepki gördü; BDP ise, AKP Hükümeti’nin tezkeresiyle barış sürecinde samimiyetsizlik sergilediğini açıkladı. KCK/PKK cephesinden ise, AKP Hükümeti’nin tavrı itibariyle ateşkes tutumundan vazgeçilebileceği sinyali geldi.

Türkiye Büyük Millet Meclisi, 1 Ekim’de yeni yasama yılının açılışının ardından geçtiğimiz hafta Suriye’ye yönelik savaş tezkeresine vize verdikten sonra bu hafta da Kuzey Irak’a ilişkin tezkere süresinin 17 Ekim 2014’e kadar 1 yıl süreyle uzatılmasını kabul etti. Ancak TBMM’deki tezkere görüşmeleri, Türkiye’deki Kürt Sorunu’nun çözümüne ilişkin tartışmalara yeni bir boyut kazandırdı. Muhalefet, AKP Hükümeti’nin, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın 30 Eylül’de açıkladığı demokratikleşme paketi ve Abdullah Öcalan aracılığıyla yürüttüğü müzakere sürecine karşın “terörle mücadele” gerekçesiyle tezkereyi hayata geçirmesine sert eleştiriler yöneltti. BDP’nin, PKK ile ateşkes sürecine aykırı bir şekilde savaş tezkeresi çıkarıldığı yönündeki tepkisine karşılık en ilginç tablo parti içindeki görüş farklılığıyla CHP’de yaşandı.

TBMM’deki tezkere görüşmelerinde; MHP, AKP ile birlikte Başbakanlık’ın Suriye tezkeresinin 4 Ekim 2013 tarihi itibariyle 1 yıl daha uzatılmasında olduğu gibi Irak tezkeresinde de “evet” oyu kullanacağını açıkladı. MHP Ankara Milletvekili Tuğrul Türkeş, grup adına yaptığı konuşmada, Kuzey Irak’taki Türkmenler’in korunamadığını belirterek, AKP Hükümeti’nin çelişkili politikalar yürüttüğünü söyledi. Türkeş, yine de MHP’nin milli menfaatleri ön planda tutma anlayışı nedeniyle TSK’nın operasyonel faaliyetlerini sınırlamamak için tezkereyi kabul edeceğini belirtti.

CHP içinde tepkiler yükseldi

Görüşmeler öncesinde CHP Grubu’nca Irak tezkeresine “evet” oyu kullanılacağının açıklanması ise, BDP ve CHP’li milletvekillerinin tepkisine yol açtı. CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu, twitter mesajıyla, “Kürt meselesi devam ettirilen güvenlik politikalarıyla değil demokrasi, özgürlük ve eşit yurttaşlık anlayışı ile çözüm yoluna girebilir. Kürtler’e yönelik tüm politikaların savaş dışı olması gerek. Savaş bu coğrafyanın yaptırım tehdidi olmamalı artık. Tezkere oylamasına katılmayacağım” şeklinde bir açıklama yaptı. CHP Tunceli Milletvekili Hüseyin Aygün de, twitter aracılığıyla kendisi ile birlikte CHP’li milletvekilleri Veli Ağbaba, Özgür Özel, Refik Eryılmaz gibi isimlerin de tezkereye karşı olduğunu açıkladı. Tezkere görüşmeleri boyunca bazı CHP’lilerce benzer tepkiler verilmesine karşın CHP Grup Başkanvekili Muharrem İnce, “evet” oyunu savundu. Uludere’yi anımsatarak oradaki 34 ölüme kim olursa olsun herkesin üzüleceğini belirten İnce, BDP’ye yönelik “Dersim'i bombalayanın CHP olduğunu söyleyenlerle Uludere'yi bombalayanın AKP olduğunu söyleyemeyenlerden demokrasi dersi alacak değiliz” şeklinde tepki gösterdi. İnce, neden tezkereye vize vereceklerini ise, “Hükümet ya bize ya PKK'ya yalan söylüyor. Bundan önceki sekiz tezkereye destek verdik. Buna da vereceğiz, bizden terörle mücadele için destek isteniyor, buna destek vereceğiz. Hükümet’in iki yüzlü tavrını millete göstereceğiz” diye açıkladı.

BDP: Baldıran Zehiri ne oldu?

Irak tezkeresine en sert tepkiyi ise beklenildiği üzere BDP gösterdi. BDP Grubu adına Van Milletvekili Nazmi Gür konuştu ve Kuzey Irak’ı “Güney Kürdistan” olarak tanımladığı konuşmasında tezkere ile barış sürecine zarar verildiğini vurguladı. Gür, “Demokratikleşmenin kurumsallaşması için çaba gösterilmesi gerekirken savaş tezkeresine öncelik vermesi zaten tıkanıklık yaşayan barış sürecini sekteye uğratacaktır. Barış süreci devam ettirilecekse bu savaş tezkeresine ne gerek vardır? Güney Kürdistan'da PKK gerillalarını öldürmeye dönük savaş hazırlığı yaparsanız Başbakan'ın söylediği ‘Barış için Baldıran zehiri içerim’ sözünün samimiyetsizliği ortaya çıkar” dedi. AKP Hükümeti’nin gerçekten Kürt sorununu çözmeyi hedefliyorsa bu savaş tezkeresine ihtiyaç olmadığını kaydeden Gür, “Dış politikada at gözlüğü ile hareket etmeyiniz Ortadoğu'nun büyük ağabeyi olmak istiyorsanız önce kendi ülkenizde barışı sağlayınız. Kürtler dikkate alınmadan Ortadoğu'da politika üretilmesinin mümkün olmadığı görülmelidir” diye konuştu. BDP olarak tezkereye “hayır” oyu vereceklerini belirten Gür, CHP’ye savaş tezkereleri karşısında ikili bir tutum sergilemek yerine Suriye tezkeresinde olduğu gibi Irak tezkeresinde de “hayır” oyu kullanma çağrısında bulundu.

Ancak BDP’nin itirazlarına karşın yapılan oylamada, TSK’ya gelecek 1 yıl boyunca Kuzey Irak’a sınır ötesi operasyonlar düzenleme yetkisi tanıyan tezkere kabul edildi.

Gözler İmralı’da...

TBMM’deki tezkere tartışması, dünden bugüne sosyal medyada yankı bulduğu gibi Kürt sorunu çözümündeki olumsuz etkisi açısından siyasi ve akademik tepkiler de devam ediyor. Özellikle BDP yönetimi, barış sürecinde mevcut tabloda neler yaşanabileceğini kendi içinde masaya yatırırken, gözler, Abdullah Öcalan’ın Kurban Bayramı’nda nasıl bir mesaj vereceğine çevrildi.

Bu arada AKP Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik, Kuzey Irak'ta yayın yapan 'Rudaw TV'ye açıklamalarda bulundu. Çelik, BDP’nin demokratikleşme paketinde yer almaması nedeniyle eleştirdiği KCK tutuklularıyla ilgili soruyu da yanıtladı. Çelik, “Biz Kürt kimliği üzerinden siyaseti kabul etmiyoruz. Türk kimliği üzerinden siyaseti de kabul etmiyoruz. Biz gidin fikrinizi halka söyleyin, eğer halk size destek veriyorsa gelin siyaset yapın. PKK olana kadar ve PKK'nın elinde silah olana kadar onları destekleyenler suç işlerse, mevcut kanunlara göre suçtur ve tutuklanmaları normaldir. Bu nedenle şimdilik PKK ve KCK'lilerin serbest bırakılması mümkün değildir. PKK silahı bırakırsa biz de bu konuyu konuşuruz” dedi.

KCK/PKK ne diyor?

Ankara’da Irak’la ilgili savaş tezkeresine geçit verilmesinin ardından KCK/PKK yönetiminden de tepki geldi. KCK Yürütme Konseyi Eş Başkanlığı tarafından yapılan açıklamada, “ateşkes” tutumundan vazgeçilebileceğine işaret edilmesi dikkat çekti. Açıklamada, “Eğer bugünkü tutumda ısrar edilir ya da bugünkü tutum farklı biçimde sürdürülmek istenirse hareketimiz bu durumu değerlendirecek, teorik çizgimiz ve paradigmamız doğrultusunda özgür ve demokratik yaşamı kendi iradesi, gücüyle yeni yol ve yöntemlerle gerçekleştirme yoluna gidecektir. Çatışmasızlığın sürüp sürmeyeceği, hareket olarak hangi yol ve yöntemi tercih edeceğimiz AKP hükümeti ve Türk devletinin önümüzdeki günlerdeki tutumuna bağlı olacaktır” denildi.
Açıklamada, Kürt varlığı, kimliği, kültürü için anayasal güvence sağlanması, Kürt kimliğiyle düşünce ve örgütlenme özgürlüğü tanınması, Kürtler’e demokratik özerklik verilmesi, anadilde eğitime geçilmesi talepleri de yinelendi.
XS
SM
MD
LG