Erişilebilirlik

PKK’nın Eylemsizlik Kararına Yanıt Ne olacak?


Kuzey Irak'ın Kandil Dağı'nda üslenen PKK militanları

Kuzey Irak'ın Kandil Dağı'nda üslenen PKK militanları

Türkiye’nin içinden ve dışından gelen çağrılara sonucu PKK, seçime kadar eylemsizlik kararı aldı. PKK’nın da bünyesinde bulunduğu çatı örgütü KCK, saldırı olmadığı sürece, eylem yapmayacaklarını duyurdu. Ancak siyasi analistler hükümeti uyarıyor; ‘Devlet adım atmazsa şiddet meşrulaşır.’

1984 yılından beri Türkiye’ye karşı silahlı mücadele yürüten PKK son olarak 2012 yılında eylemsizlik kararı aldı. Karar çözüm süreci nedeniyle 2013 yılında süresiz ateşkese dönüştü. Bu süre zarfında Türkiye Kürt Sorununun çözümü için Öcalan’la görüşmeye başladı. 7 Haziran’da yapılan seçimde HDP 80 milletvekili kazandı. Tam her şey yoluna girdi derken, Türkiye’de yeniden çatışmalar başladı. Bu kez, daha önce kırsalda süren çatışmalar şehirlere yayıldı. PKK militanları ve güvenlik güçleriyle birlikte siviller ölmeye başladı. Özellikle çocukların ölümü birçok kesimden tepki topladı. Sivil Toplum Kuruluşları, siyasi partiler, yazarlar, aydınlar PKK’ya ateşkes çağrısı yapmaya başladı. İlk kez Kürt siyasetinden net cümlelerle çağrı yapıldı.

Çağrıya yanıt veren PKK’nın da bünyesinde bulunduğu üst yapı olan KCK, eylemsizlik kararı aldı. KCK, yönetimi hem çağrılara yanıt olması, hem de yaklaşan seçimler nedeniyle demokratik siyasetin önünü amacıyla eylem yapmayacağını duyurdu. Kararın operasyon yapılmaması halinde uygulanacağına vurgu yapan KCK “Hareketimiz, halkımıza ve gerilla güçlerine saldırılmadığı müddetçe gerilla güçlerimizin eylemsizlik konumuna çekme kararına varmıştır. Gerilla güçlerimiz bu süreçte planlı eylemler yapmaktan uzak duracak, mevcut konumunu koruma dışında bir hareketlilik içinde olmayacak, eşit ve adil bir seçimin yapılmasını engelleyecek veya sakatlayacak hiçbir girişimde bulunmayacaktır” dedi.

Ancak açıklamanın yapıldığı gün, Ankara’da barış mitingine düzenlenen bombalı saldırıda 100’e yakın kişi öldü. Özellikle HDP grubunun hedef alınması üzerine, PKK’nın ateşkesten vazgeçebileceği endişesi arttı.

Ancak PKK’nın silahlı kanadı HPG’nin Lideri Murat Karayılan’ın açıklaması umutları arttırdı. Karayılan, militanlara yönelik telsiz konuşmasında Ankara’da gerçekleşen bombalı saldırıda hayatını kaybedenlerin anısına duyulan saygı nedeniyle eylemsizliğin süreceğini söyledi. Karayılan, militanların yollardan üs bölgelerine çekilmesi talimatı verdi.

PKK’nın eylemsizlik kararından bir gün sonra Diyarbakır’ın Lice İlçesindeki örgüt mezarlığının çevresine hava operasyonu düzenlendi. Görgü tanıklarına göre son ayların en ağır bombardımanı yapıldı. Olayda 8 PKK militanı hayatını kaybetti. Diyarbakır’ın Sur ilçesinde başlayan operasyon ise geride ölü ve yaralılar bırakarak sürüyordu.

Eski DEP Milletvekili Avukat Sedat Yurtdaş, ölümleri sona erdirdiği için her türlü eylemsizliğin önemli olduğunu söyledi. Operasyonların süreci zora sokmasından endişe ettiğini söyleyen Yurtdaş, “Çatışmalar, ölümler ve operasyonlar sürerse alınan tek yanlı eylemsizlik kararı belki bir süreliğine, seçim sürecinde bağlantılı olarak devam eder, ardından koşulları yeniden ortadan kalkmış olur. Operasyonların devamı sadece bu sürecin kalıcılaşmasına değil, ancak geçici bir süre devamına olanak tanımış olur. Bu tek başına sürecin önünü açmaz ama halklar, taraflar kalıcı çözüm için çok net duruş sergilemeli. Görüş ve düşüncelerini netleştirmeliler. Onun bir ilk adımı olarak eylemsizlik süreci bir katkı sağlar. Yoksa hükümet görüldüğü gibi bunu toparlanma süreci gibi değerlendiriyor. Bundan vazgeçecek tutum izlenmeli. Bu coğrafya ölümün çatışmanın üzerinde barışın gelmeyeceğini görmüş oldu. Kamuoyuna, aydınlara düşen çatışmasız şiddetsiz çözümün önünü açacak her adımı desteklemek” dedi.

Merkezi Diyarbakır’da bulunan Dicle Toplumsal Araştırmalar Merkezi’nin (DİTAM) Başkanı Mehmet Kaya, ilk kez Kürt siyasetçilerin çağrısıyla eylemsizlik kararı verildiğini söyledi. Kaya, “90’lı yıllardaki çatışması tabanında bir meşruiyet kazanmıştı çünkü tamamen demokratik kanallar kapalıydı ama bu seferki bundan daha farklı. Bu önemli, çünkü bu çağrıyı kendisine bu çağrıyı yapan, uymaya zorlayan, kendisinin belki de ileride demokratik olarak katılacağı siyasi yapıdır, bunu önemini görmek lazım. Eylemsizlik süreci her ne kadar seçimlere yönelik gibi görünse de, bunun seçim sonrasında da, çıkacak tablo ne olursa olsun, sürdürüleceği ile ilgili bir inancım var. Çünkü Türkiye’de artık AK Parti tek başına iktidara gelse, AK Parti CHP koalisyonu da olsa, bu sürecin bir şekilde demokratik bir sürece çatışmasız bir sürece evrilmesi gibi bir zorunluluk ortaya çıkıyor” diye konuştu.

Kaya, yeni kurulacak hükümetin de adım atması gerektiğine dikkat çekti. Hükümetin operasyonları sürdürmesi halinde şiddetin meşru hale geleceğini savunan Kaya, “Eğer hükümet operasyonlara devam ederse, süreç içerisinde ister istemez PKK’nin şiddete başvurmayla ilgili yöntemi toplumda meşrulaşacaktır. Sürekli savunmada kalamaz. Süreç ister istemez bu çatışmanın daha da derinleşmesine, daha da zor bir barış sürecinin yakalanmasına sebep olacaktır. Sivil aktörlere yeni bir görev düşüyor. Hükümetin operasyonları durdurması gerekiyor. Tamamen kamu güvenliği ile ilgili boyutu aşan bir durum var tamamen çatışmayı sürdüren bir durum var. Kamu güvenliği başka bir şey. Dağlara operasyon yapmak, Kandil’e operasyon yapmak olayın başka boyutu, çatışma sürdürme boyutu. Buna devam ederse kaybeden Türkiye olacak. O zaman PKK’nin 90’lardaki gibi şiddete yönelmesi toplum tarafından meşru karşılanacaktır. Hükümet bunu devam ettirmeyecek, bunu devam ettirdiği takdirde PKK ile HDP’yi birleştirten, şiddet sarmalında gösteren anlayış zafiyete uğrayacak” şeklinde konuştu. Kaya, çatışmaların sürmesine rağmen hükümette geri adım atacağını düşündüğünü sözlerine ekledi.

Kararın ardından Diyarbakır’daki 9 sivil toplum kuruluşu ortak bir açıklama yaparak, eylemsizlik kararına olumlu yanıt verilmesi ve operasyonların durdurulması çağrısı yaptı.

Analistlerin dikkat çektiği ‘hükümetin tavrı’nı Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan’ın sözleri ortaya koydu. Akdoğan, daha eylemsizlik kararı açıklanmadan, yaptığı "Terör örgütü sıkıştığı zaman, kış üslenmesine gideceği zaman veya siyasi uzantısının işine yarasın diye bu tür siyasi taktik hamleler içerisine girdiğini çok gördük. Buna karnımız tok” açıklaması, eylemsizliğe sıcak bakılmadığının bir işareti gibiydi.

20 Mart 1993’te Lübnan’ın Bar Elias Kasabasında bir evde basın toplantısı düzenleyen PKK Lideri Abdullah Öcalan ilk kez ateşkes ilan etti. Türkiye’de çatışmalar ve şiddet olaylarının tırmanması üzerine dönemin Cumhurbaşkanı Turgut Özal, Kürdistan Yurtseverler Birliği Lideri Celal Talabani aracılığıyla PKK’yı ateşkese ikna etti. 15 Nisan 1993 tarihine kadar tek taraflı ateşkes ilan edildi. Öcalan ikinci toplantısında ateşkesin süresini mayısa kadar uzattığını açıkladı. Açıklama barış umutlarını yeşertti. Ancak bu arada Özal’ın, hala tartışılan, ani ölümü, 33 silahsız askerin PKK saldırısından öldürülmesiyle ateşkes sona erdi Çatışmalar, şiddet olayları artarak devam etti. 2013 yılında kadar PKK tamamı tek taraflı 9 ateşkes ilan etti.

XS
SM
MD
LG