Erişilebilirlik

Pavey: 'Demokrasi Konusunda Çıtayı Yüksek Tutmalıyız'


Demokrasinin tanımı nedir? Türkiye Avrupa Birliği üyelik sürecinde ilerlemeli mi? Kürt sorununa çözüm amacıyla hükümetin İmralı’yla yürüttüğü görüşmeler sürmeli mi? Türkiye’deki Suriyeli sığınmacılar konusunda neler yapılması gerekiyor? Hülya Polat, bu soruları Cumhuriyet Halk Partisi İstanbul milletvekili Şafak Pavey’e sordu.

Şafak Pavey geçtiğimiz günlerde Georgetown Üniversitesi Türk Araştırmaları Enstitüsü’nde “Demokrasinin Farklı Giysileri” konulu bir konuşma yaptı. CHP Doğa Hakları ve Sosyal Politikalar Genel Başkan Yardımcısı olan Pavey, demokrasinin dünyada farklı uygulamaları olduğunu gündeme getirerek “Çıtayı yüksek tutmalıyız” dedi.

Şafak Pavey, özetle şöyle konuştu: “Demokrasinin birçok elbisesi oldu. İran İslam Cumhuriyeti de bir demokrasiyken Fransa da bir demokrasi. Mısır da demokrasi diyoruz, Güney Kore de bir demokrasi. Tabii elbette demokrasinin bu çeşit çeşit elbiseleri içinde çıtamız her zaman daha iyi olandan yana. İnsan hayatını daha iyi yaşaması için kendisine bunu görev etmiş demokrasiden yana. Bir de özgürlükler ve haklar elbette herhangi bir yerde bir özgürlük bir hak elde edilmişse demokratik mücadele sonucu o zaman hepimizin dünyaca gözünün oraya dönük olması ve onu kendimize çıta belirlememiz gerekir.

Türkiye nerede? Ben bu aralar çok ciddi olarak Türkiye’deki demokratik yapıda tökezlemeler yaşandığını düşünüyorum maalesef. Bu yüzden ana muhalefetteki görevim dolayısıyla da kendimize bir kere daha, kendime ve toplumumuza demokrasinin ne olduğunu, ve neyi hedeflediğimizi hatırlatmaya çalışıyorum. Bunun içinde elbette insanın daha iyiye yolculuğu yatıyor, asıl temeli budur. Ve birbirimizi incitmeden biradada yaşamayı da becerebileceğimiz inancı. Ben bu hayalin henüz yokolduğuna inanmak istemeyenlerdenim. Dolayısıyla her türlü çabanın, birarada yaşamak için yapılacak her türlü çabanın demokratikleşme, daha da demokratikleşmeden geçtiğini düşünüyorum. Şu andaki durumu biraz anlatmak gerekirse, ifade özgürlüğünün temsilcisi olan gazetecilerin en çok keyfi tutuklamalar ve hapis cezaları yaşadığı bir ülkede yaşıyoruz. Ya da 2,800 tane öğrenci sadece barışçıl gösteri hakkını kullandığı için tutuklu. Bir tanesi mesela yumurta attığı için veya parasız eğitim hakkını kullanmak istediği için 8 yıl hapis cezası alabiliyor. Ya da baktığımızda basındaki sansür, otosansür,işten kovulmalar,işçi ölümleri, yani işçinin can güvenliği ve iş güvenliğinin olmadığı bir ülkede yaşıyoruz. Siyasi şiddetten daha fazla insanımızı iş kazalarında kaybediyoruz. Sadece Aralık ayının rakamları 76 işçi ölümü 2012 Kasım ayı 82 işçimizi kaybettiğimizi gösteriyor.Son on yıl içinde 10 binin üzerinde işçimizi kaybettik. Dolayısıyla ben demokrasi dediğimde insanın daha iyi, daha güvenli, daha huzurlu, daha uzun ömürlü ve daha mutlu yaşayabileceği bir ortam düşünüyorum. Ben kültürün de çok etkili olduğunu düşünüyorum ve kendi kültürümüzde gerçekten toplumumuza demokratik değerleri tekrar hatırlatmamız ve realize etmemiz gerektiğine inanıyorum.”

Türkiye’nin Avrupa Birliği üyelik süreci nasıl ilerliyor? Birlik üyeliği Türkiye için ne ölçüde gerekli? Şafak Pavey’e göre Avrupa Birliği Türkiye için tek önemli proje.

CHP Genel Başkan Yardımcılarından İstanbul milletvekili Şafak Pavey bunu şöyle açıklıyor: “Ben Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne girmesinin herkesin savunucusu olması gerektiğini düşünüyorum çünkü Türkiye’mizin başka bir projesi yok. Dünyada Türkiye için daha iyi yaşamayı öneren başka bir model yok. Türkiye kendi bölgesine yani Ortadoğu’ya komşuluk yaptığı bölgeye bir yandan model ülke olarak anlatılırken bizim de model alamamız gereken Avrupa Birliği’dir. Eğer Avrupa iyi bir model olmasaydı insan göçleri bütün dünyadan Avrupa’ya doğru olmazdı. Ben Türkiye’nin Avrupa Birliği müktesebatına uyumuyla birlikte aynı zamanda değerler ve ilkeler olarak da Avrupa Birliği’ne uyumunun sağlanması gerektiğini düşünüyorum. Sadece kanunları yaparak olmaz bu. Nitekim şu anda AB-Türkiye Uyum Komitesi üyesi olarak maalesef Türkiye hükümeti AB’ye sırtını dönmüş durumda halbuki hükümetin kendi gücünü bile sağladığı şey AB’den aldığı destektir.Sadece yüzde 75 ekonomimizi oluşturan ticaret iişbirliğimiz değil, Avrupa’yla çok önemli ve çok özel bir değerler birliğimiz var. Ben Avrupa Birliği yolundan şaşılmaması gerektiğini, daha güçlü bir söylemle müzakerelere devam edilebileceğini düşünüyorum.”

Şafak Pavey, Kürt sorununa çözüm amacıyla hükümetin İmralı’yla yürüttüğü görüşmeler hakkındaki görüşlerini de “Bir tek insanımızın bile hayatını kaybettiğini görmek istemiyoruz” diye özetledi.

Pavey şöyle konuştu: “Elbette Sayın Genel Başkanımız Kemal Kılıçdaraoğlu’nun da söylediği gibi biz her türlü barış projesine varız. Tek bir insanımızı bile kaybetmemeye değer. Biz her zaman destekçisiyiz barışın ama barışın her zaman şeffaf yollarla yapılması gerekiyor. Tek tarafın Türkiye’de tüm siyasi şiddet yüzünden kaybettiklerimizin bol olduğu bir ülkede böylesine ulusal bir travma uzun zamandır yaşayan bir ülkenin bir vatandaşı olarak sadece bir siyasetçi olarak değil, ben de bu yola çıkmış hükümetin bu çabasında şeffaflık bekliyorum. Bütün görüşmelerin çok acılı tarafları olan bu meseleyi çözerken uzlaşmacı bir tavırla, sükunetle, sabırla, anlayışla ben barış çabasının ümit ettiğimiz gibi yoluna girmesini çok istiyorum.”

Türkiye’nin Suriyeli sığınmacılarla ilgili politikalarını da değerlendiren Şafak Pavey, kamplarda denetleme mekanizmaları kurulmadığı, uluslararası topluma açık ve şeffaf yönetim olmadığı eleştirisinde bulundu.

Şafak Pavey, eleştirilerini şöyle dile getirdi: “Türkiye bu konuda çok doğru bir yol izlemedi. Nitekim maalesef, bu benim uzmanlık alanıma da giriyor, çok seneler boyunca mülceti kamplarında çalıştım sığınmacılar üstüne. Sıkıntı şurada: denetleme mekanizmaları kurulmadı, uluslararası topluma açık ve şeffaf kamp yönetimi olmadı.Bu yüzden kamplarda karışık bir kompozisyon var. Bir yandan şiddetten korku içinde kaçan siviller hangi taraf olduğu önemli değil ama can güvenliği arayışında olan sivil sığınmacılar varken çocuklar kadınlar yaşlılar engelliler ve ailesini kurtarmak için kaçmış erkekler, diğer yandan da eli silahlı militanlar aynı kampı paylaşıyor. Şimdi burada uluslararası hukuk açısından da çok büyük bir karmaşıklık var. Çünkü ya siz kızılhaç’ın getirdiği uluslararası hukuka göre, savaş esirleri hukukunu uygulayacaksınız bir kampta, karışık kamp olmaz çünkü,ya da sivillere göre bir program uygulayacaksınız. Oradaki ihtiyaçların ortaya çıkarılması ve aynı zamanda Hatay olsun Gaziantep olsun bölgeye yaptığı etki de değerlendirilerek gerçekten bu işi iyi bilen bir komite tarafından izlenmesi gerekir, bu işte uzman sivil toplum örgütlerinin de işin içine katılması gerekir.”

CHP Genel Başkan yardımcılarından İstanbul milletvekili Şafak Pavey, mülteci konusunun bölgeye yaptığı, Hatay, Gaziantep etkiyi değerlendirmek ve yolaçtığı gerginliği azaltmak gerektiğini de söyledi.

Şafak Pavey’in sitesi:
http://www.safakpavey.com/

Şafak Pavey, Dışişleri Bakanı Hillary Clinton’dan ödül alırken:
http://www.youtube.com/watch?v=9TXvZbVJBEE
XS
SM
MD
LG