Erişilebilirlik

Siyasi Partiler AB'ye Öncelik Vermedi


Avrupa’da yaşayan Türkler, 7 Haziran seçimleri için sandığa yoğun bir ilgi gösteriyor. Türkiye’nin yurtdışındaki temsilciliklerine ve gümrük kapılarına konulan sandıklara ilgi geçen yılki Cumhurbaşkanlığı seçiminden çok daha fazla, sandıkların kurulduğu 8 Mayıs’dan bu yana kullanılan oy sayısı 330 bin aştı.

Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde katılım %8’le tahminlerin altında düşük seviyelerde kalmıştı. 7 Haziran genel seçimleri için yurtdışında oy kullanma işlemleri 31 Mayıs’a kadar sürecek. Siyasi partiler başta Almanya olmak üzere Avrupa’da seçmen katılımını arttırmak için haftalardır aktif çalışmalar yürütüyor, tüm parti liderleri geçen haftalarda Almanya’ya gelerek mitinglerde seçmenlere seslendi.

Yurtdışında yaşayan Türklere yönelik çeşitli vaadler yapılırken, dikkat çeken, seçim kampanyalarında Avrupa Birliği ile müzakereler veya üyeliğin neredeyse hiç konuşulmaması. Partilerin seçim programları ve beyannamelerinde deAB ve üyelik pek önemli bir yer tutmuyor ya da sadece yan cümlelerde değinilen bir konu olarak kalıyor.

2005 yılında Recep Tayyip Erdoğan’ın başbakanlığı döneminde AB ile müzakereleri başlatan AKP’nin Seçim Beyannamesi’nde, AB ile ilişkilere ‘Bölgesel ve Uluslararası İşbirlikleri’ konusunu ele alan alt bölümde çok kısa bir şekilde yer veriliyor. “AB’ye katılım sürecinde siyasi nedenlerden kaynaklanan tıkanıklıkların aşılması ve katılım müzakerelerinin yeni fasıllar açılarak canlandırılması yönündeki çalışmalara devam edeceğiz” denilen bölümde, Avrupa Birliği üyeliği ‘stratejik bir hedef’ olarak tanımlanıyor.

CHP’nin Seçim Bildirgesi’nde ise, AB konusu kendi başına bir başlık olarak ‘Dış Politika’ bölümünde yer alıyor. “Türkiye'nin AB'ye adaylığını CHP başlatmıştır, bu süreci başarıyla tamamlayacak olan da yine CHP’dir’ denilen açıklamada, AB’ye tam üyelik gerçekleşene kadar, ‘vize, tarım destekleri ve bölgesel kalkınma alanlarında müzakereler yürüteleceği, ancak tam üyeliğin adil olmayan tek taraflı ödünlere bağlanmasına karşı çıkılacağı’ belirtiliyor.

“Avrupa Birliği’nde temel hedef, eşit haklara dayalı tam üyelik olacak” denilen MHP’nin Seçim Beyannamesi’nde, “Türkiye’nin menfaatlerine zarar vermemesi kaydıyla ortaklık müzakerelerinin sürdürülmesi ve tam üyelik dışındaki yaklaşımların kabul edilmemesi politikamızın esasını oluşturmaktadır” cümlesi yer alıyor.

Konuya en kısa değinen siyasi parti ise HDP. Partinin seçim programında, “Avrupa Birliği ile müzakere ve tam üyelik çalışmalarını ilkelerimiz çerçevesinde ele alacağız” cümlesine yer verilmiş.

Hamburg Hafencity Üniversitesi’den Türkiye uzmanı Dr. Yaşar Aydın, AB’nin Türk politikasında artık önemli bir faktör olmamasını ve seçim programlarının konuya yaklaşımındaki ilgisizliği üyelik perspektifinin yitirilmesine bağlıyor.

AB sürecinin Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın arzuladığı ‘başkanlık’ sistemi ile çeliştiğini savunan Aydın, 2005 sonrası AB sürecine yeni bir ivme kazandıran AKP’nin bu projeden uzaklaştığını ifade ediyor.

Kamuoyunun AB üyeliğine olan desteğinin son iki yılda arttığını belirten ve partilerin bunu göremediğini savunan Türkiye uzmanı Yaşar Aydın, 7 Haziran sonrasında AB ile müzakereler ve üyelik konusunda yeni bir hamlenin geleceğine inanmadığını da vurguluyor.

XS
SM
MD
LG