Erişilebilirlik

Paris Sokaklarında Gergin Saatler


Ermeni diasporasının yoğun olarak yaşadığı Fransa’da, göstericilerin Türkiye Büyükelçiliği’ne yürümekte ısrar emesi sonucu “100. Yıl anma törenleri” gergin anlara sahne oldu. Cumhurbaşkanı François Hollande’ın Erivan’da olması nedeniyle bu yıl törenlere Başbakan Manuel Valls ve Paris Belediye Başkanı Anne Hidalgo katıldı. Yürüyüş nedeniyle Türkiye Büyükelçiliği’ne açılan Rue d’Ankara sokağının önünde geniş güvenlik önlemleri alındı.

Her yıl olduğu gibi Place de Canada (Kanada Sokağı)’daki Komidas anıtının önünde saat 18.30’da başlayan anma törenine binlerce diaspora mensubu katıldı. Kalabalık “100 yıllık inkar” ve “Adalet ve uzlaşma” yazılı pankart ve tişörtlerle gösteri alanına geldi. Komidas Anıtı önünde düzenlenen törende konuşan Fransa Başbakanı Manuel Valls, “Türkiye’de barış istemenin bugün bile tehlikeli olduğunu, gazeteci Hrant Dink’in de Türk ve Ermeni halkları arasında barış istediği için öldürüldüğünü” söyledi.

1915’te yaşananların Türkiye tarafından “soykırım” olarak kabul edilmesi gerektiğini savunan Valls, AP tarafından alınan soykırım kararı ile Papa François’nın konuyla ilgili açıklamalarına da atıfta bulunarak, “Artık bunun inkar edilmesi kabul edilemez. İnkarcılık bir suçtur ve bununla mücadele edilmesi için Fransa devleti elinden geleni yapacaktır. Soykırımın inkarı bir düşünce olamaz, cezalandırılmalıdır. Fransa her zaman kurbanların yanında oldu. Bugünün kurbanları ise Doğu’daki Hristiyanlar. Bu bölgede de Hristiyanlar ve diğer azınlıklar korkunç bir terörizm ile öldürülüyorlar. Daeş (IŞİD) tarafından yürütülen bu imha terörüne son vermeliyiz” diye konuştu.

Anne Hidalgo da, “Ermeniler, bundan bir asır önce, kitlesel bir suçun kurbanı oldular. Ve birinci sorumluluk, bu suçla yüzleşmek ve onu kendi adıyla anmaktır. Bu suçun adı soykırımdır” dedi.

Türkiye büyükelçiliği önünde gerginlik

Törenlerin ardından, katılımcıların önemli bir bölümü dağılırken, yaklaşık bin kişilik bir grup Türkiye Büyükelçiliği’ne doğru yürüyüşe geçti. Çevik kuvvetin önce geçirmediği kalabalık giderek daha öfkeli sloganlar atmaya başladı.

Yapılan görüşmelerin ardından polis kordonu açıldı. Güvenlik görevlileri eşliğinde Büyükelçiliğe yürüyüşe geçen göstericiler, Büyükelçiliğe açılan Rue d’Ankara sokağı girişinde çevik kuvvet ekipleri tarafından durduruldu. Yer yer polis barikatını aşmaya çalışan bir grup gösterici, polise havai fişek ve taş fırlattı, polis ise biber gazı ile yanıt verdi. Polisin geçmesine izin vermediği kalabalık, gece 23.00 civarında olaysız dağıldı.

Eyfel karardı

Kalabalık eylemini sürdürürken, Paris Belediye Başkanı Anne Hidalgo’nun kararıyla, saat 22.00’de Eyfel Kulesi’nin ışıkları ilk kez 24 Nisan anmaları için söndürüldü. Eyfel Kulesi 10 dakika karardıktan sonra yeniden ışıklandırıldı.

Aynı meydanda Türkler de andı

Ermeni diasporasının anma törenlerinin ardından Cumartesi günü de aynı alana Türk dernekleri geldi. Türkiyeli Yurttaşlar Meclisi ACORT Derneği’nin ve İstanbul’da bir grup Türk aydınının başlattığı “Ortak bir Rüyamız Var” girişiminin öncülüğünde gerçekleşen eyleme Fransız sol partisi, Fransız Komünist Partisi ile Türk göçmen dernekleri, insan hakları örgütleri, üniversite öğretim görevlileri Nilüfer Göle ve Ali Kazancıgil ile bir grup Ermeni destek verdi.

Komidas Anıtı’nın önünde konuşan Ermeni araştırmacı Michel Marian, “Türkiye’nin tarihiyle yüzleşebilmesi için bir arada düzenli olarak çalışabileceğimizi göstermek için buradayız. Umarım daha iyi bir geleceği, Ermeni halkının acılarının tamirini de sağlayarak gerçekleştiririz” dedi.

Nilüfer Göle: ‘Türk toplumu acı çekiyor’

‘Ortak Bir Rüyamız Girişimi’nin üyelerinden Paris’te yaşayan araştırmacı sosyolog Nilüfer Göle de, “Hrant Dink’in de rüyası olan ‘ortak bir rüyamız var’ politik bir hareket değil. Öncelikle Türkler ile Ermenilerin yüzlerini birbirine dönmesini, birlikte bu olayları anmasını, birlikte yemek yemesini, tartışmasını, birlikte şiir okumasını hayal ediyoruz... Türkler ve Ermeniler birlikte, yeni nesillere örnek olsun istiyoruz. Soykırımın inkarı çok güçlüydü, Ermenilerin sesini duyamazdık çünkü resmi söylemin sesi daha güçlü çıkıyordu. Ama şimdi onların sesini duyuyoruz, Türk toplumu onları duyuyor ve duyduklarından acı çekiyor. Oldu mu, olmadı mı tartışmasından çıkmak, neler olduğunu konuşmak ve bu hafıza kaybından çıkmak istiyoruz. Bu soykırımı tanımaktan daha önemli. Yani Türkler Ermeniler’in de Anadolu’da yaşadığını unuttu. Şimdi bunu yeniden hatırlamak gerekiyor. İşte bu çalışma bugün başladı ve biz bu çalışmayı kolaylaştırmak için buradayız” dedi.

XS
SM
MD
LG