Erişilebilirlik

‘Paris Saldırılarının Arkası Gelecek’


Fransa’yı yakından takip eden Dr. Cengiz Aktar, ‘IŞİD’in saldırıların arkası gelecektir’ diyor. IŞİD’in strateji değiştirdiğini söyleyen Prof. Hilmi Demir, Fransa dışındaki Avrupa ülkelerinde de IŞİD saldırıları olabileceği kanısında. Demir’e göre, Paris saldırısı Türkiye’yi de Suriye’de bir kara harekatına mecbur edebilir.

Charlie Hebdo saldırısından 10 ay sonra Fransa’nın başkenti Paris, ikinci kez selefi terörüne hedef oldu. Bu kez gerçekleştirilen yedi saldırıyı Yemen El Kaidesi değil IŞİD üstlendi. En az 127 kişinin öldüğü kanlı geceden sonra yanıt bekleyen çok sayıda soru var.

IŞİD saldırıları sürecek mi? Suriye’de sıkışan IŞİD strateji değişikliğine mi gidiyor? Radikal terör Fransa’dan diğer Avrupa ülkelerine yayılır mı? Avrupa’daki yabancı düşmanlığı artacak mı? Saldırılar G-20 Zirvesi’ne nasıl yansıyacak? Türkiye bu saldırılardan nasıl etkilenecek? Suriye’de Türkiye’nin de içinde yer alacağı bir kara savaşı gündeme gelir mi? Fransa, ‘IŞİD bana savaştı açtı’ dedikten sonra NATO devreye girer mi? Tüm dünya 2. Dünya Savaşı sonrası Fransa’nın karşı karşıya kaldığı en büyük şiddet olayında bu sorulara yanıt arıyor.

Aktar: ‘Fransa’nın hedef seçilmesinin ilk nedeni müstemlekeci geçmişi’

Ancak yanıtlanması gereken ilk soru ‘neden Fransa?’ Türkiye’deki önde gelen Avrupa Birliği ve Fransa uzmanlarından Dr. Cengiz Aktar, bu soruya dört maddede yanıt veriyor:

“Birincisi Fransa’nın müstemlekeci kolonyal geçmişi önemli. Fransa’nın Afrika’daki pek çok eski kolonisiyle askeri işbirliği anlaşması vardır. Eskiden o anlaşmalar oradaki darbecilere karşı kullanılırdı. Bir süredir El Kaide benzeri radikal, selefi İslamcılara karşı o ülkeleri koruma halini aldı. Mali bunun tipik örneğidir. İkincisi Fransa, Almaya ve İtalya’dan farklı olarak Rusya ve ABD gibi dış müdahalede bulunan bir ülke. Üçüncüsü Ortadoğu meselesinde kendisini hemen bir taraf olarak konumladı. Çok ön planda görünür. Dördüncüsü gayrı resmi rakamlara göre 7-8 milyon Müslüman nüfusa sahip.”

Cengiz Aktar (köşe yazısı yazdığı Taraf gazetesinden alınmıştır)

Cengiz Aktar (köşe yazısı yazdığı Taraf gazetesinden alınmıştır)

‘Selefi örgütlerin daha da radikalleştirdiği gençler daha çok Cezayir, Tunus ve Fas kökenli’

Fransa’daki Müslüman nüfus son otuz yıldır, topluma entegrasyon problemi yaşıyor. Sabancı Üniversitesi İstanbul Politikalar Merkezi kıdemli uzmanı, bu gençlerin özellikle Suriye Savaşı’yla birlikte iyice radikalleştiklerinin bilindiğinin altını çiziyor:

“Fransız yetkililer, radikalleşen bu gençlerin özellikle Fas-Cezayir-Tunus kökenli Müslüman gençler olduğuna dikkat çekiyor. Bu gençler daha çok Türkiye üzerinden Suriye’ye gidip oralarda savaşıyor, savaş eğitimi alıyor ve daha sonra geri dönüyorlar. İstihbarat zafiyetinden bahsediliyor ama bunların kontrolü kolay değil.”

Hilmi Demir: ‘IŞİD strateji değiştiriyor, Avrupa’da arka arkaya saldırılar gelebilir’

Bugüne kadar Fransa’da asıl güçlü olan örgütün El Kaide ve türevleri olduğu sanılıyordu. Ancak saldırıyı IŞİD üstlendi. IŞİD ve radikal örgütler üzerine çalışan Hitit Üniversitesi’nden Prof. Hilmi Demir, IŞİD’in ciddi bir strateji değişikliğine gittiği iddiasında:

“Bu bir IŞİD saldırısı, IŞİD bunu üstlendi. Daha önceki Paris saldırısı El Kaide’nin işiydi. Dünkü Paris saldırıları IŞİD’in Batı’da yaptığı ilk eylem. IŞİD hilafet devletini kurduğu için bunu savunmayı taktik ve stratejik öncelik olarak belirlemişti. Henüz bir devleti olmayan El Kaide ise düşmanla evinde mücadele etme stratejisi izliyordu. Şimdi IŞİD’in stratejik değişikliğe gittiği anlaşılıyor ki bunun işaret fişeğini vermişti. IŞİD hava saldırıları başladıktan sonra çektiği videolarda açıkça Batıyı – Haçlılar – diyerek tehdit ediyor, bunun hesabını soracağım diyordu. Ve hesabını sordu. Bu tek bir saldırı değil Avrupa’nın diğer ülkelerini de hedef alacaktır. Arka arkaya saldırılar gelebilir.”

‘IŞİD Suriye’de sıkıştı, bu yüzden Batı’ya saldırıyor’

Aslında IŞİD, iki gün önce yayınladığı bir videoda son dönemde yaptığı hava saldırılarıyla kendisine zarar veren Rusya’yı tehdit etti. Prof. Demir, IŞİD’in bu açık tehdide rağmen Rusya yerine Fransa’yı vurmasını şöyle izah ediyor:

“Bu saldırı, Rusya’nın hava saldırıları sonrası IŞİD’in Suriye’de sıkıştığının bir nevi itirafı. Anlaşılan silahlı güç ve savaşçı açısından darbe aldı. Batı’ya saldırdı. Rusya’ya değil de Fransa’ya saldırdı. Muhtemelen Rusya’da istihbarat şu an için daha zor. Fransa ise kolay bir hedef. Neden kolay bir hedef? Çok fazla Müslüman nüfus var. Bunların arasında selefileşme çok yoğun. Müslüman nüfus üzerinde selefi grupların etkisi var. Önceki saldırıda da gördük bu Fransız istihbaratı radikal örgütlerle mücadelede yetenekli değil.”

Aktar: ‘IŞİD Fransa’yla savaşta ise NATO üyesini savunmak için devreye girebilir’

Sorbonne üniversitesi mezunu akademisyen, daha önce Fransa’daki cihatçıları sorgulayan sulh hakimi Marc Trevidic gibi IŞİD benzeri radikal örgütlerin Fransa’ya yönelik saldırıların süreceği kanaatinde:

“Bana kalırsa bu saldırıların arkası gelecektir. Fransa önümüzdeki dönemde daha net bir hedef haline gelecek. Zaten saldırılar da kimse kendisini güvende hissetmesin diye bu şiddette yapılıyor. Ancak Fransa Cumhurbaşkanı Hollande’ın ‘savaş fiili’ kavramını kullanması dikkat çekici. ‘IŞİD, Fransa’ya savaş açtı’ demek ‘biz de savaş açarız’ demektir. Fransa, NATO üyesi olduğuna göre ona açılan bir savaş NATO’ya açılmış demektir. NATO, o ülkeyi savunacaktır.”

‘Türkiye bugüne kadar izlediği iki arada bir derede politikasını terk etmeli’

Fransa’nın Suriye meselesine daha etkin katılımının an meselesi olduğunu belirten Cengiz Aktar, önümüzdeki dönemde güvenlikçi politikalar özgürlükçü politikalar dengesinin güvenlikçi yaklaşım lehinde bozulacağını söylüyor. Aktar’a göre, yalnız göçmenler değil tüm Avrupa yurttaşları bu durumdan etkilenecek:

“Yalnız Müslüman düşmanlığı değil, tüm yabancı düşmanlığı körüklenebilir. Örneğin mültecilerin toplandığı İngiltere’ye en kısa ulaşım kenti olan Calais’de mülteci çadırları yandı, bu tesadüf değil. Bölgesel seçimlerde aşırı sağ bu olup bitenden güç devşirmeye çalışacak. Tabii Türkiye’nin de yapması gerekenler var.

Öncelikle ‘IŞİD’e IŞİD demem’ ya da ‘PKK de terörist’ gibi iki arada bir derede söylemleri terk etmeli. Muğlak bir anti terör işbirliği olmayacağı, giderek Türkiye’nin bütün ülkeler tarafından baskı altına alınacağını görmek lazım. Yeni bir dönem başlıyor, Türkiye’nin yıllardır sürdürdüğü kolay geçiş politikasına artık imkan yok.”

Profesör Hilmi Demir

Profesör Hilmi Demir

Demir: ‘Türkiye, IŞİD’e kara harekatı düzenlemeye mecbur kalabilir’

TEPAV Uzmanı Hilmi Demir de bu saldırıların en ciddi yansımalarının görüleceği ülkeler arasında Türkiye’yi ön sıralarda sayıyor:

“Avrupa’da şöyle bir imaj öne çıkarılıyor. Türkiye’yle Suriye’deki radikal selefi örgütler arasında ilişki var. Bu tez bugünden sonra daha çok konuşularak Türkiye’yi zora sokacak. Bu da Türkiye’yi IŞİD’e karşı bir kara operasyonuna mecbur edebilir. G-20 Zirvesi’nde Türkiye, hem Esad’la hem IŞİD’le mücadele için tezler ortaya koyacaktı. Saldırı bu kozumuzu elimizden aldı. IŞİD meselesi masaya yatırılıp ‘somut önerilerde bulunun’ denecek. İşin faturasını Türkiye’nin üzerine yıkılacak gibi gözüküyor.”

‘IŞİD G-20’ye katılan ülkelere Fransa’ya yaptığımı size de yaparım diyerek meydan okuyor’

Prof. Demir, saldırının G-20 Zirvesi öncesi yapılmasının da tüm dünyaya güçlü bir meydan okuma olduğu iddiasında:

‘‘IŞİD, neden G-20 zirvesi öncesi yaptı? Çünkü bu bir gövde gösterisi dünyaya meydan okuyor. Meydan okumak IŞİD’in önemli özelliklerinden. Fransa’ya ağır bir zayiat vererek ne kadar güçlü olduğunu düşmanlarını göstermiş oldu. Fransa’nın 11 Eylül’ü ile yarın G-20’ye bütün ülkelere ‘istersem sizin ülkelerinizi hedef alırım’ gösterisi yaptı. ‘Bana saldırırsanız işte bunlar olur’ diyor. Büyük gözdağı!”

XS
SM
MD
LG