Erişilebilirlik

Ortadoğu'ya " Model" Türkiye'nin Tutuklu Öğrencileri


Özgürlük rüzgarlarının estiği Arap ülkelerine "model" olmak isteyen Türkiye'de en az 500 öğrenci tutuklu yargılanıyor

Özgürlük rüzgarlarının estiği Arap ülkelerine "model" olmak isteyen Türkiye'de en az 500 öğrenci tutuklu yargılanıyor

Örgüt üyesi olmakla suçlanan İlke Başak Baydar iki aydır cezaevinde. Hakkında ne bir delil var, ne de üye olmakla suçlandığı örgüt belli

İlke Başak Baydar, Türkiye'deki 500'ü aşkın tutuklu öğrenciden biri. Örgüt üyesi olmakla suçlanan İlke iki aydır cezaevinde. Hakkında ne bir delil var, ne de üye olmakla suçlandığı örgüt belli.

İstanbul - BİA Haber Merkezi
02 Şubat 2012, Perşembe

Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi öğrencisi İlke Başak Baydar, Türkiye'deki 500'ü aşkın tutuklu öğrenciden biri.

22 Kasım'da düzenlenen bir operasyon kapsamında, kendisi gibi Kocaeli Üniversitesi öğrencisi olan 20'ye yakın arkadaşıyla birlikte gözaltına alındı.

O zamandan beri Kocaeli Kandıra T Tipi Cezaevinde.

Hakkındaki iddialara dayanak olarak Kocaeli'de katıldığı basın açıklamalarına ait görüntüler var. Henüz iddianame yok. Örgüt üyesi olmakla suçlanıyor ama hangi örgütün üyesi olmakla suçlandığı belirtilmiyor.

Gözaltına alındıktan sonra mahkemeye çıkarıldıklarında, ifadelerin ardından hakim hepsine derslerinde başarılar dilemiş. Ama bu cümlenin yarattığı umudun ardından tutuklama kararı çıkmış.

İlke, cezaevinden yazdığı bir mektupta nasıl gözaltına alındığını anlatıyor:

"Sabah 5'te başlayan aramada polisler evden 'işlerine yarayacağını' düşündükleri eşyaları aldılar: çeşitli gazete ve dergiler, Komünist Manifesto, üzerinde Deniz Gezmiş, Mahir Çayan, İbrahim Kaypakkaya resimleri ve şiirler bulunan kitap ayraçları...

"Hatta polislerden bir tanesi günlük gazeteleri, ders notlarımı, kasetlerimi almaya kalkışıp benden poşet isterken, bir diğeri 'Bu kadarı bize yeter. Hem acıktım, gidelim de yemek yiyelim' diye onu durdurduğunda saat 10'u geçiyordu."

Bilinmeyen bir örgüte üye olmakla suçlanan İlke 20 yaşında bir tıp öğrencisi.

Mektubu şöyle devam ediyor:

"Savcının ilk sorusu çok ilginçti;

"Daha önce gözaltına alındınız mı? Ailenizde cezaevinde bulunan hükümlü/tutuklu var mı?

"Sanki bir hastaydım ve anamnez alınıyordu! Eğer bu 'hastalığı' daha önce geçirmişsem veya ailemde bu 'hastalıktan' taşıyan varsa risk grubundaydım."

Eğitim hakları ellerinden alınıyor

Babası Cevdet Baydar, İlke'nin derslerine gidemediği için devamsızlıktan kalacağını anlatıyor. Üniversitede devam zorunluluğun yanısıra, tıp derslerinin çoğu uygulamalı dersler ve konu tıp olduğundan hayati önem taşıyor.

Antalya'da yaşayan Baydar, her perşembe Kocaeli'ne cezaevindeki kızını ziyarete geliyor, ders notlarını getiriyor. Kızının biran önce serbest kalması ve cezaevinde olduğu süre boyunca da derslerini aksatmaması için elinden geleni yapıyor.

İlke sınavlarına cezaevinden giriyor. Ama son sınavda babasının günler öncesinden getirdiği ders notları, İlke sınavdan çıktıktan sonra kendisine teslim edilmiş.

Ev baskınında el koydukları kitapları cezaevine yolladıklarını söyleyen Cevdet Baydar, "içeride serbest, dışarıda yasak. Bu nasıl iş?" diye soruyor.

Tutuklu öğrenciler paneli

İlke mektubunun sonunda "dosyalardaki gizlilik kararları ve uzun tutukluluk sürelerinin öğrenciler için tam bir eğitim hakkı gaspına dönüştüğünü" anlatıyor ve herkesi tutsak öğrencilerin sorunlarına duyarlı olmaya, davalarını takip etmeye çağırıyor.

Bir üniversite şehri olan Kocaeli'de birçok tutuklu öğrenci var. Bu süreç boyunca birbiriyle tanışan aileler birbirlerine destek olmaya çalışıyor.

21 Şubat'ta da Kocaeli'de, "tutuklu öğrenciler" paneli düzenlenecek. Panele öğrencilerin anne babaları ve Çağdaş Hukukçular Derneği'nden avukatlar katılacak. Hukuki ve insani boyutlarıyla Türkiye'nin "tutuklu öğrenciler" gerçeğini konuşacaklar.

Haberin kaynağı

XS
SM
MD
LG