Erişilebilirlik

Orta Asya’da İslamcı Terör Tehdidi


Kırgızistan'ın başkenti Bişkek dışında güvenlik kuvvetlerinin radikal İslamcı militanları hedef aldığı iddia edilen Beş Kungey köyü baskınının ardından

Kırgızistan'ın başkenti Bişkek dışında güvenlik kuvvetlerinin radikal İslamcı militanları hedef aldığı iddia edilen Beş Kungey köyü baskınının ardından

Uluslararası Kriz Grubu (ICG) IŞİD’in üye kazandığı Orta Asya’da terör tehdidinin arttığını bildirdi. Örgüte göre, son üç yılda bölgede 2 ila 4 bin arasında kişi, ülkelerinin laik yönetimlerine sırtlarını döndü ve yaşamsal zorluklara çözüm olarak radikal alternatiflere yöneldi.

Uluslararası Kriz Grubu’nun proje sorumlusu Deirdre Tynan, Sovyet dönemi sonrasında bölgede oluşan boşluğu İslamcı hareketlerin doldurduğunu söylüyor. Bölgede yaşam standartlarının düştüğünü söyleyen uzman, siyasi sistemlerin halkı dışladığını ve birçoklarının mevcut sistemden bıktığını belirtiyor.

Kötü yönetim, yolsuzluk, suçların artması, sosyal hizmetlerin yetersizliği, siyasi ve dini özgürlüklerin kısıtlanması bölge ülkelerinin ortak sorunları arasında. Tynan, bu durumun kişileri alternatif aramaya yönelttiğini söylüyor.

Araştırmacı, bölge insanını IŞİD’e çekenin para olmadığını da ekliyor. Tynan, IŞİD’in erkek ve kadınları, eğitimli ve eğitimsizleri saflarına çekebildiğine dikkati çekiyor.

Endişeler Artıyor

Uluslararası Kriz Grubu’nun raporunda Orta Asya’daki IŞİD tehdidinin şu anda büyük olmasa da göz önünde bulundurulması gerektiği belirtiliyor. Tynan bölgede gün geçtikçe artan bir radikalleşme tablosu gördüklerini söylüyor ve IŞİD’in bu durumu kullanabileceği uyarısında bulunuyor.

Uzman daha da endişe verici olanın Suriye’deki savaşın Orta Asya’da zaten var olan terör gruplarını canlandırması olduğunu söylüyor ve örnek olarak yok edilmeyen ancak Suriye ile birlikte tekrar etkin hale gelen Özbekistan İslami Hareketi’ni veriyor.

Taleban’la işbirliği yapan Özbekistan İslami Hareketi Afganistan’da koalisyon güçleriyle savaşmış ve Pakistan’da saldırılar düzenlemişti. Hareket IŞİD’e bağlılık ilan etmese de hayranlığını dile getirdi.

Tynan Özbekistan, Kazakistan, Türkmenistan, Kırgızistan ve Tacikistan hükümetlerine bu konuda harekete geçme çağrısı yapıyor. Radikalleşme sorununun ülke içi bir mesele olduğunu söyleyen uzman Orta Asyalılar’ın suçu dış mihraklara atmayı sevdiğinin, ancak radikalleşmenin 20 yıllık kötü yönetimin bir sonucu olduğunun altını çiziyor.

Uluslararası Kriz Grubu’nun program direktörü Paul Quinn-Judge, Orta Asya’nın şansının Suriye’nin uzak olması olduğunu söylüyor. Uzman bu nedenle riskin henüz düşük olduğunu, ancak hükümetlerin uzun dönemde cihatçı hareketlere karşı şimdiden önlem alması gerektiğini belirtiyor. Quinn-Judge hükümetlerin tehdidi görmezden gelmesi kadar abartmasının da sorunu daha kötü hale getireceğini de vurguluyor.

Uluslararası Kriz Grubu, Rusya ve Çin’in radikalleşme konusunda endişeli olduğunu ve Orta Asya devletlerine IŞİD’in yükselişi nedeniyle konuya eğilme çağrısı yaptıklarına dikkati çekiyor. Kurum raporunda bölgenin diğer ortakları olan Amerika ve AB’nin de Orta Asya’nın yabancı militan kaynağına dönüşmesi nedeniyle, polis reformunun öncelikli hale getirilmesi konusunda bölgeye destek olabileceğini belirtiyor. Raporda ayrıca dine daha hoşgörülü bir yaklaşımın da yararlı olacağına dikkat çekiliyor.

Tynan, Orta Asyalılar’ın işbirliği olmadan dışardan gelen taleplerin başarısız olacağını söylüyor ve bölge ülkelerinin güvenlik kuvvetlerinin istihbarat paylaşımında bulunmasının önemini vurguluyor.

Güney ve Orta Asya’dan sorumlu ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Daniel Rosenblum, Amerika’nın Orta Asya’nın terör grupları için merkez olmasını istemediğini söylüyor. Rosenblum bu nedenle Amerika’nın tehditlere karşı bölge ülkeleriyle uluslararası tehditler, terörizm, narkotik kaçakçılığı ve IŞİD konularında güvenlik işbirliğini arttırmak istediğini belirtiyor.

Uluslararası Kriz Grubu Orta Asya hükümetlerinin harekete geçmemesi durumunda bu ülkelere dönen militanların yaratacakları tehdit konusunda uyarıda bulunuyor.

XS
SM
MD
LG