Erişilebilirlik

Operasyona Almanya'da Büyük Yankı


Zaman gazetesinin bürosuna asılan "Özgür Medya Susturulumaz" yazılı pankart

Zaman gazetesinin bürosuna asılan "Özgür Medya Susturulumaz" yazılı pankart

Hükümet sözcüsü ve parti liderleri gazetecilerin göz altına alınmasının basın özgürlüğüyle bağdaşmadığını vurgularken Alman medyası da operasyona ve sonrası gelişmelere geniş yer verdi

Gülen Cemaati'ne yakın çevrelere yönelik operasyon kapsamında aralarında medya çalışanlarının da bulunduğu çok sayıda insanın göz altına alınması Almanya’da da büyük yankı uyandırdı.

Konuyla ilgili görüş belirten siyasetçiler gazetecilerin gözaltına alınmasının basın özgürlüğüyle bağdaşmadığına vurgu yaparken, Alman medyası da operasyona ve sonrasındaki gelişmelere çok geniş verdi.

Alman hükümetinin sözcüsü Steffen Seibert haftalık basın toplantısında, operasyon kapsamında ‘gazetecilerin tutuklanmasının düşünce ve basın özgürlüğü temel ilkeleriyle nasıl bağdaştırılabileceği anlaşılamamaktadır’ şeklinde bir açıklama yaptı. ‘Demokratik temel kurallarla ilgili kuşkuların bertaraf edilmesi Türkiye'nin de çıkarınadır’ diyen Seibert, son gelişmelerin Türkiye'nin AB'ye yakınlaşma süreci ile doğrudan bağlantılı olduğunu da belirtti.

Operasyonu ‘Türkiye’nin demokratik gelişimi açısından endişe verici’ olarak niteleyen Sosyal Demokrat SPD’den Türk-Alman Parlamento Dostluk Grubu Başkanı Michelle Müntefering, Almanya’nın Türkiye’yi çağdaş ve demokratik bir devlet olarak görmek istediğini, Batılı anlamda hukuk devletlerinin muhalif gazetecilere ve düşünce özgürlüğüne açık olması gerektiğini ve eleştirsel habercilik yapan gazetecilerin baskı altına alınmasının kabul edilemeyecek bir durum olduğunu söyledi.

Yeşiller Eşbaşkanı Cem Özdemir ise, Türkiye’nin Avrupa’dan ve demokrasiden giderek uzaklaştığını öne sürerek, ‘Otoriter ve hoşgörüsüz rejimler bu yapılan baskınlarda görüldüğü gibi askeri üniformaları olmasa bile uzun vadede başarılı olamazlar. Otoriter rejimler değişmezler, daima otoriter olarak kalırlar’ şeklinde görüş belirtti.

Konuya en sert tepkilerden biri Alman liberal FDP Partisi’nden ve aynı zamanda Avrupa Parlamentosu Başkan Yardımcısı olan Alexander Graf Lambsdorff’dan geldi. Operayonun AKP’nin AB üyeliğinden vazgeçtiğini kanıtladığını savunan Lambsdorff, konuyu ‘Hem Avrupa’daki hem de dünyadaki Türkiye dostları için son derece üzücü haber’ olarak tanımladı. Lambsdorff, Türkiye’nin ülkedeki politikalar nedeniyle ‘en parlak beyinlerini Avrupa ve ABD’ye kaptırarak geleceğini kaybedeceğini’ öne sürdü.

Alman basınında baskınlar ve göz altıları ile ilgili çıkan haberlerde de tepkiler ağır basıyor. Nitekim haftalık haber dergisi Focus’un internet sayfasında yer alan haber yorumda, operasyonlar ‘Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın karşıtlarına yönelik darbesi’ olarak nitelendiriliyor.

Dergide basın açısından ‘Kara Pazar' olarak tanımlanan operasyonun, Türkiye’deki muhalefet partileri tarafından da darbe olarak değerlendirildiği de aktarılıyor.

Der Spiegel ise operasyonun 17-25 Aralık yolsuzluk iddialarının ortaya çıkışının yıl dönümünden hemen önce olmasına dikkat çekiyor ve göz altıları ‘geçikmiş bir intikam’ olarak tanımlıyor.

XS
SM
MD
LG