Erişilebilirlik

11 Bin 500 Öğretmen Açığa Alındı


Başbakan Binali Yıldırım’ın haftasonu Diyarbakır’a yaptığı ziyaret sırasında gündeme getirdiği, PKK’ya yakın öğretmenlerin açığa alınmasıyla ilgili ilk adım atıldı.

Milli Eğitim Bakanlığı illere gönderdiği yazıda, 11 bin 500 öğretmenin açığa alındığını duyurdu. Yazıda söz konusu öğretmenlerin görevden alınma gerekçeleri, “Bakanlığa bağlı okul ve kurumlarda görevli personelin, güvenlik kuvvetlerince bölücü terör örgütüne karşı yürütülen iç güvenlik operasyonları ile güvenlik amacıyla alınan diğer tedbirleri ve bazı illerde ilan edilen sokağa çıkma yasağını akamete uğratmak ve eğitim öğretim hakkını engelleyici nitelikte eylemlere katılarak terör örgütüne destek verici nitelikte faaliyetlerde bulunduğu tespit edilmiştir,” şeklinde açıklandı.

Bakanlık ayrıca, açığa alınan öğretmenlere kararın acilen tebliğ edilmesi istendi.

Bu açıklamanın yapıldığı saatlerde Diyarbakır’da da karara tepki vardı. Demokratik Toplum Kongresi’ni ziyaret eden sendika yöneticileri, kararla ilgili eylem kararı aldı. Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu dönem sözcüsü Selahattin Alp, öğretmenlerin katıldığı bütün eylemlerin soruşturma konusu olduğunu söyledi. Alp, birçok Eğitim-Sen üyesinin de açığa alındığına vurgu yaparak, “Bütün eylem ve etkinliklerimiz soruşturma konusu oldu. Saldırıya uğradı, yasaklandı. Fiili olarak sendikalar kapatıldı. Son geldiğimiz süreçte işin renginin değiştiğini görüyoruz. Son geldiğimiz süreçte toplumun dokusunun değiştirilmesine yönelik bir çaba olduğunu görüyoruz. Toplumumuzu burada yalnız bırakarak, başka yere gitmeyiz. Asimilasyon sürecine ortak olmayız. Bizi ihraç ederlerse, işyerlerimizi bırakmayız. Demokratik çerçevede kentin her yerini direniş noktalarına çeviririz. KHK ile 50 bini üzerinde emekçi açığa alındı. Bunlardan büyük kısmı açığa alınmıştı ama bu açığa alınanların içinde olmayan KESK ve Eğitim-Sen üyeleri vardı. Bir hükümet, darbeyle hesaplaşıyorsa, hukuk süreçlerini demokratik yollarla işletir. Kamuoyuyla paylaşarak, şeffaf bir şekilde işletir ama açığa alınan listede ismi olmayan arkadaşlarımız bir gecede işten atılması niyeti net ortaya koyuyor,” dedi.

Daha sonra söz alan DTK Eş Genel Başkanı Hatip Dicle ise Kürtler’in devlet kademelerinden temizlenmek istendiğini söyledi. Türkiye’de demokrasi güçlerinin tasfiye edildiğini savunan Dicle, “Başbakan Diyarbakır’a geldiğinde 14 bin öğretmenin ihraç edileceği ya da açığa alınacağını açıklamaları bu tasfiye sürecinin bir parçası olarak algılıyoruz. Kamuoyundan yükselen tepkiler, bizzat emekçiler cephesinden gelen tepkiler nedeniyle belirli bir gözden geçirme olsa bile sonuç ta kendi programlarını bir şekilde uygulayacakları yönündeki kanaatimiz güçlüdür. Biz daha testi kırılmadan, DTK olarak bu girişimin nasıl sonuçlar doğuracağı konusundaki düşüncelerimizi 4 noktada somutlaştırıyoruz. Birincisi; aslında öğretmenlerimizin Eğitim-Sen’in bu saldırıya uğraması bir bütün olarak KESK’in en güçlü bileşeni olarak öğretmen aydınlarımızın hedef alınması, direk KESK’in tasfiye edilmesi sürecini başlatılması anlamındadır. Bütün KESK üyeleri, sıraların kendilerine gelebileceğini düşünerek, bu konuda duyarlı olmalıdır. İkincisi, böyle bir projenin gerçekleşmesi durumunda emekçilerin açlıkla terbiyesi anlamında hukuk dışı insanlık dışı ancak Hitler Almanya’sında olabilecek bir uygulama anlamına geliyor. Üçüncü boyut TMMOB, TTB, DİSK ve KESK bileşenleri Emek ve Demokrasi için Güç birliğini ilan ettiler. Bileşenleri giderek arttı. İşte bunu çökertmenin bir parçası olarak bu proje gündeme getirildi. Bunun şu anda gündeme getirilmesi rastlantı değil. Bir diğer önemli boyut şudur; 14 bin öğretmenin ağırlıklı olarak Kürt olduğunu biliyoruz. Aynı zamanda etnik temizlik anlamına gelen, insanlık suçu kapsamında olacağının da altını çizmek istiyoruz. Başbakan da açıklamasında bizzat Kürtler ya da PKK ile işbirliği yapanlar olduğunu açıklarken, bunun devlet bünyesinde Kürt etnik temizliğine yol açabileceği konusunda öngörümüzü vurgulamak isteriz,” diye konuştu.

XS
SM
MD
LG