Erişilebilirlik

Obama’nın Umudu: Dış Siyasette Yeni Sayfa

  • Luis Ramirez

2014 yılı, Başkan Obama’nın dış siyasette büyük zorluklarla karşılaştığı bir yıl oldu. Ukrayna krizi, IŞİD’in yükselişi, Batı Afrika’daki Ebola salgını ve Amerika’nın ezeli düşmanlarından Küba’yla ilişkilerin normalleştirileceği yolundaki sürpriz açıklama, bu gelişmelerden bazılarıydı

Rusya’nın Ukrayna’ya ait Kırım Yarımadası’nı işgal etmesi, 2014 yılında Obama Yönetimi’nin yaşadığı ilk dış politika krizi oldu. Beyaz Saray kınama mesajları gönderse de stratejik öneme sahip olmadığı gerekçesiyle bölgeye Amerikan askeri sevkedilmedi. Yıl ortasında Irak ve Suriye’de patlak veren çatışmalara acil yanıt verilmemesi nedeniyle Obama yönetiminin dış politikası, zayıf olduğu gerekçesiyle eleştirilere hedef oldu.

Obama ise politikalarını şu sözlerle savundu: “Dış politikamız genellikle askeri güç kullanılmaması durumunda eleştiri alır. Benim soracağım soru şu: ‘Birliklerimiz ve bütçemiz için çok pahalıya malolan onlarca yıllık savaşlardan sonra neden hala herkes askeri güç kullanma konusunda bu kadar istekli? Bizi eleştirenler tam olarak ne başarmamızı bekliyorlar?’”

Eleştiriler Ağustos ayında iyice yoğunlaştı. IŞİD militanları Suriye’de güçlenirken Başkan Obama, IŞİD’e karşı plan hazırladığını söyledi ancak “Henüz bir stratejimiz yok” demesi büyük eleştirilere hedef oldu.

Başkan Obama haftalar sonra oldukça zayıf olarak nitelendirilen planını açıkladı. Irak’a yüzlerce asker gönderildi, havadan müdahale Suriye’yi de kapsar hale getirildi. Amerika, Obama’nın ‘zafer kazanması yıllar sürer’ dediği bir savaşa isteksiz de olsa girmiş oldu.

Uzman Michael Rubin, Obama’nın savaşa girme konusunda gösterdiği isteksizlik yüzünden ulusal güvenlik ekibiyle ters düştüğünü söylüyor: “Kendi siyasi inanç ve ilkeleri nedeniyle kara harekatından kaçınan bir başkan ve başkanın bu görüşünün yanlış olduğunu savunan askeri yetkililer karşı karşıya geldi.”

Irak’ta IŞİD’e karşı bazı kazanımlar elde edilse de örgüt hala bir tehdit unsuru olmaya devam ediyor. Suriye ve Ukrayna’daki krizler de henüz çözümden çok uzak. Rusya’yla ilişkilerse Soğuk Savaş’tan bu yana hiç bu kadar kötü olmamıştı.

Başkan Obama Uzakdoğu ve Pasifik’teyse askeri güç ve diplomasi çabalarını dengelemeye çalışıyor. Amerika, Çin’in yükselişini ve bölgede giderek daha fazla söz sahibi olmasını dikkatle izliyor. Uzman Robert Daly’ye göre, bu politikanın bazı riskleri var: “Asya-Pasifik bölgesinde yeniden denge kurmaya çalışırken Mısır, Libya, Ukrayna, Suriye, IŞİD, Ebola gibi sorunlarla dikkatimiz dağıldı. Uzakdoğu’da denge sağlayabildik mi bu da sorgulanabilir.”

Başkan Obama, bu yılki başarılarından birinin Ebola’yla mücadele için Batı Afrika’ya yüzlerce asker göndermek olduğunu söylüyor.

Öte yandan Obama yılsonu yaklaşırken tarihi bir açıklama yaptı ve 50 yıldır devam eden düşmanlığa son vermek için Küba’yla ilişkilerin normalleşeceğini bildirdi: “Bu 50 yıl gösterdi ki tecrit politikası işe yaramıyor. Yeni bir yaklaşımın zamanı çoktan geldi.”

Başkan Obama, giderek daha da karmaşık hale gelen bir dünyayla ilişkilerde Amerikan dış siyasetinde 2015’te yeni bir sayfa açmayı umuyor.

XS
SM
MD
LG