Erişilebilirlik

Obama Ulusa IŞİD ve Trump Gündemiyle Seslendi


Amerika’nın son yedi yıldır başkanlık koltuğunda oturan lideri, Amerikan toplumunun onu hatırlamasını istediği, ardında bırakmak istediği Obama mirasına yönelik mesajlar içeren güçlü bir konuşma metniyle çıktı halkın karşısına. ‘Birliğin Durumu’ konuşması, Obama’nın son kez ‘Ulusa Sesleniş’iydi aynı zamanda. Amerikan halkı bu kez karşısında, siyasi çözüm için reçeteler sunan değil, vizyonunu anlatan, ekonomiden terörle mücadeleye, Amerika’nın liderlik misyonundan, nasıl bir Amerika hayal ettiğine değinen Obama’yı izledi. Barack Obama, bu kez, değişim sloganıyla çıktığı başkanlık yolculuğunda geldiği noktayı, Amerika’da değişime olan inancını vurgulayan sözleriyle sonlandırdı.

‘Siyasilerin Müslümanlar'ı aşağılaması bizi daha güvenli kılmaz’

Obama, bir saat süren Ulusa Sesleniş konuşmasında, 'Müslümanlar'ın Amerika'ya girişi yasaklansın' gibi tepki çeken ifadeler kullanan Cumhuriyetçi Parti aday adayı Donald Trump’a isim vermeden yüklendi. 'İnsanların ırkı ya da dinini hedef alan siyasi yaklaşımlardan kaçınmalıyız' dedi Obama ve şöyle devam etti:

‘Siyasetçilerin, Müslümanlar'ı aşağılaması, bir camiye saldırılması, ya da bir çocukla dalga geçilmesi bizi daha güvende yapmaz. Dünya gözünde bizi daha da alçaltır. Hedeflerimize ulaşmamızı zorlaştırır ve ülke olarak duruşumuza ihanet etmiş oluruz.’

‘Usame Bin Ladin’e sorun’

IŞİD’le mücadelede izlediği yöntemlerle sıklıkla Cumhuriyetçi rakiplerinin sert eleştirilerine maruz kalan ABD Başkanı, yönetim olarak görevinin kalan süresinde de birinci önceliklerinin Amerika’yı terörle mücadele ederek korumaya devam etmek olduğunu kaydetti. IŞİD’i yok etmekteki kararlılığını şu sözlerle vurguladı:

‘Kongre, IŞİD’e karşı süren bu savaşı kazanma konusunda ciddiyse ve hem dünyaya hem de bölgedeki birliklerimize bir mesaj vermek istiyorsa, IŞİD’e karşı askeri güç kullanılmasına onay verir. Ancak Amerikan halkı bilmelidir ki Kongre’nin onayı olsun ya da olmasın, IŞİD’te kendilerinden önceki teröristlerle aynı dersi alacaktır. Eğer, ABD’nin adaleti yerine getirme konusundaki kararlılığından kuşku duyuyorsanız, Usame Bin Ladin’e sorun, ya da Yemen’deki El Kaide liderine.’

‘Krize düşen her ülkeyi kurtaramayız’

Amerika’nın dış politikasının IŞİD ve El Kaide tehditlerine odaklı olması gerektiğini savunan ABD Başkanı, Suriye’de yaşanan iç savaşın sona erdirilmesiyle ilgili Amerika’nın yaklaşımında herhangi bir değişiklik olmayacağı sinyallerini verdi. Liderliğin, askeri yaklaşımın akıllıca uygulanması anlamına geldiğini kaydeden Obama, Amerika’nın yabancı ülkelere yaptığı yardımın, kendi ulusal güvenliğinin bir parçası olarak görülmesi gerektiği, salt ‘yardım’ olarak algılanmaması gerektiğini söyledi ve devam etti:

‘Krize düşen her ülkeyi kurtarıp yeniden inşa etmeye çalışamayız. Bu liderlik değil, bataklığa saplanmanın reçetesidir. Amerikan kanı dökmenin en nihayetinde bizi zayıflattığını Vietnam’da da gördük, Irak’ta da. Şimdiye kadar buralarda yaşadıklarımızdan ders almış olmalıyız.’

ABD Başkanı her ne kadar görev süresinin dolmasına artık aylar kalsa da 2008’de ilk kez başkan seçilmeden önce verdiği vaatlerden biri olan Guantanamo Hapishanesi’nin kapatacağı yönünde verdiği sözü tutmaya kararlı olduğunu da vurguladı.

‘Gereksiz, pahalı ve düşmanlarımısın kendilerine yeni eleman sağlamak için adeta bir broşür olarak kullandıkları Guantanamo’daki hapishaneyi kapatmak için çalışmaya devam edeceğim.’

‘ABD kansere çare bulabilir’

Amerika’nın dünyanın en güçlü ülkesi, en güçlü ekonomisi olduğunu altını çizen Obama, bir saat süren konuşmasını sadece geride kalan bir yıllık görev süresi için değil, 5 yıl ve daha da ötesine adadığını söyledi. ‘Çocuklarımızı silah ve şiddetten korumak, asgari ücreti arttırmak, maaş eşitliği yaratmak, bozuk göçmenlik sistemini düzeltmek ve üniversite eğitimini herkesin ödeyebileceği fiyatlara indirmek gibi hedeflerinden bahsetti.

Amerika’nın Ay’a ilk ayak basan ülke olduğu vurgusunu yapan Obama, Ay’a çıkmak kadar imkansız görünen yeni bir ulusal hedef de belirlediğini ilan etti. Amerika’nın kansere çare bulabileceğini söyledi. Bu konuda, geçen yıl oğlunu kanserden kaybeden Başkan Yardımcısı Joe Biden’ı görevlendirdiğini, Ulusal Sağlık Enstitüsüne yeni kaynaklar yaratılması için kongreyle çalıştıklarını vurguladı.

‘Partizan çekişmelerden pişmanlık duydum’

‘Daha iyi bir siyaset istiyorsak kongre üyelerini, hatta başkanı değiştirmek yetmez, sistemin değiştirilmesi gerekiyor’ diye konuşan ABD Başkanı, göreve geldiği günden bu yana duyduğu en büyük pişmanlıklardan birinin partizan tartışmalar ve bölünmeler olduğunu ifade etti.

Bugüne dek yaptığı Ulusa Sesleniş konuşmalarından farkı, Obama’nın artık yapacaklarından değil, görev süresi boyunca kazandığı başarılardan söz etmesiydi. Küba’yla diplomatik bağların yeniden kazanılmasından, İran’la varılan anlaşmaya, ekonomik ilerlemeden, kendi adını verdiği sağlık reformuna, geride bıraktığı son yedi yıla imzasını atan adımları sıraladı. Değişim sloganıyla başladığı başkanlık yolculuğunun son konuşmasını, değişimin sürmesi gerektiğine olan inancını vurgulayarak noktaladı.

XS
SM
MD
LG