Erişilebilirlik

ABD Özel Temsilcisi Ankara'da


ABD'nin Suriye ve Irak özel temsilcisi emekli general John Allen

ABD'nin Suriye ve Irak özel temsilcisi emekli general John Allen

Başkan Barack Obama’nın IŞİD’le mücadele için kurulan uluslararası koalisyonun faaliyetlerini koordine etmekle görevlendirdiği özel temsilci John Allen ve ABD Dışişleri Bakanlığı’nın üst düzey yetkililerinden Büyükelçi Brett McGurk’ün Ankara temasları bugün başlıyor.

Bir haftadır Ortadoğu ülkelerinde temaslarda bulunan iki Amerikalı yetkilinin, Ankara’da yürütecekleri üst düzey temaslarda Türkiye’nin IŞİD’le mücadelede üstleneceği rol konusunda görüşmelerde bulunması bekleniyor. Beyaz Saray sözcüsü Josh Earnest’in de ifade ettiği gibi, Allen ve McGurk, Ankara temaslarında Türkiye’nin “kendine has yeteneklerinin genişletilmiş uluslararası koalisyonla bütünleştirilmesi” çabalarına ağırlık verecek.

Bununla birlikte Amerikalı yetkililer, Kobani krizinde olduğu gibi “IŞİD tehdidini hemen eşiğinde hisseden” Türkiye’nin koalisyona daha fazla katkı yapmasından memnunluk duyacaklarını ifade ediyor. Earnest da, “kendine has yetenekleri olan, Suriye’yle uzun bir sınır paylaşan, Suriye’deki kriz nedeniyle bir milyondan fazla mülteciye ev sahipliği yapmak zorunda kalan ve IŞİD’in doğrudan tehdidine maruz kalan” Türkiye’nin “genişletilmiş uluslararası koalisyona katılımından Amerika’nın memnuniyet duyacağını” söyledi ve TBMM’nin de tezkere kararıyla Türkiye’nin bu konuda “isteklilik ifade ettiğini” belirtti.

‘Anlaşmazlıklar üzerinde anlaşmak’

Amerikalı yetkililer, Ankara’dan beklentilerini kamuoyunda açıkça ifade etmese de, uzmanlar Türkiye’nin kara birliklerini devreye sokması, İncirlik Hava Üssü’nü bombardıman uçaklarının kullanımına açması gibi beklentiler olduğunu doğruluyor. Bununla birlikte Türkiye ise, IŞİD kadar Şam’daki Esat rejiminin de hedef alınması, Suriye sınırında bir tampon bölge kurulması gibi taleplere sahip. Ayrıca Türkiye, birçok bölge ülkesi gibi Amerika’nın doğrudan kara birlikleriyle müdahale etmesi beklentisi içindeyse de, “Irak’a yeniden muharip kara birlikleri sokmayacağını” açıklayan Obama yönetimi bu kararından geri adım atmaya niyetli görünmüyor.

Lehigh Üniversitesi uzmanlarından Henri Barkey, IŞİD’le mücadele stratejisinde Amerika ve Türkiye arasındaki görüş ayrılıklarının yeni olmadığını söylüyor. Amerika’nın Sesi’nin sorularını yanıtlayan Barkey, emekli Orgeneral Allen ve Büyükelçi McGurk’ün Ankara temaslarından beklentisini, tarafların “son derece nazik bir üslupla anlaşmazlıklar üzerinde anlaşmaya varmaları” şeklinde yorumluyor.

‘Amerika Kobani’nin önemini kavrayamadı’

Amerikalılar’ın uzun bir süredir Türkiye’nin cihatçı örgütlere sağladığı destekten, Türkler’in de Esat rejimini devirme konusunda sorumluluk almamasından şikayetçi olduğunu belirten Barkey, bir anlaşmazlığın da kara birliklerinin devreye sokulması konusunda olduğunu düşünüyor.

Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin Irak ve Suriye’deki terör örgütlerine yönelik hükümete asker kullanma yetkisi veren tezkereyi onaylamasına rağmen Ankara’nın bu konuda hiç istekli olmadığını savunan Barkey, Türkiye’nin sınırlarının yanı başında yaşanan Kobani krizine müdahale etmek istemediğini söylüyor. Bu anlamda Barkey, “tezkere kararıyla Türkiye’nin isteklilik sergilediğini” düşünen Beyaz Saray sözcüsü Josh Earnest’la aynı görüşte olmadığını ortaya koyuyor. Barkey, “Bana göre Türkiye kendi silahlı kuvvetlerini kullanmak istemiyor. Kobani’nin önünde dizilip beklemelerine, neler olup bittiğini izlemelerine rağmen müdahale etmedi, etmek de istemiyor” diyor. Henri Barkey ayrıca Türkiye’nin Kobani’de “Kürtler’in başarısını görmektense kentin düşmesini tercih ettiği” görüşünde.

Türkiye uzmanı Barkey, Kobani’deki tutumundan dolayı da Amerika’yı da eleştiriyor. Amerika’nın Suriye’ye, Irak kadar öncelik vermediğini vurgulayan Henri Barkey, düne kadar Amerika’nın Kobani’ye yönelik bombardımanının isteksiz ve ciddiyetsiz olduğunu savunuyor. Bunu kısmen istihbarat eksikliğine bağlayan Barkey, Amerika’nın nokta atışı yapmak için “yerde adamının bulunmadığını” kaydediyor. Amerika’yı stratejik anlamda “dağınık” bulduğunu söyleyen Henri Barkey, Washington’un Kobani’nin bölge için önemini kavrayamadığını, daha geniş stratejik bakış açısından yoksun olduğunu belirtiyor. Amerika’yı yavaş davranmakla suçlayan Barkey, yönetimin “küçük adımlar atarak sonuçlarını beklemeyi” tercih ettiğini söylüyor.

Bununla birlikte Barkey’e göre Türkiye’nin İncirlik’i bombardıman uçaklarının kullanımına açması, mesafe ve üssün sunduğu imkanlar açısından Amerika’nın işini ve Kobani’nin savunmasını kolaylaştırabilir.

Henri Barkey

Henri Barkey

Tampon bölge 'kuru gürültüden' ibaret

Beyaz Saray sözcüsü Josh Earnest’ın ısrarla “düşünmüyoruz” dediği, Türkiye’nin tampon bölge konusundaki talepleri hakkında Dışişleri Bakanı John Kerry’nin “iyice incelenmesi gerek” değerlendirmesi yapması, Obama yönetiminin bu talebe tutumunu yumuşatabileceği yönünde bir izlenim doğursa da, Henri Barkey’e göre tampon bölge konusu “kuru gürültüden” ibaret. Tampon bölgenin her anlamda askerle korunması gerektiğinin ve IŞİD ve Suriye saldırılarından muaf olmadığının altını çizen Barkey, Amerika’nın bölgeye asker göndermemekte kararlı olduğunu, bu durumda bu işin Türkiye’ye düşeceğini söylüyor. Gerçek anlamda kararlı olmadıkça tampon bölge konusunu tartışmanın yararsız olduğunu savunan Henri Barkey, bu konunun “dikkatleri dağıtma” amacıyla kullanıldığı görüşünde.

‘Esat şartı umutsuz girişim’

Amerika’nın Sesi’nin sorularını yanıtlayan Türkiye uzmanı Henri Barkey, Ankara’nın ‘Esat rejiminin hedef alınmasını’ IŞİD karşıtı koalisyona katılmaya şart koşmasını “umutsuz girişim” diye değerlendiriyor. “Türkiye, Amerika’nın kabul etmeyeceğini bildiği koşullar öne sürüyor” diyen Barkey, bu konuda Türkiye’yi “ciddi bulmadığını” söylüyor ve Ankara’nın Amerikan yönetimine kendini daha da “yabancılaştırdığını” savunuyor.

Amerikalı yetkililerin Türkiye’nin IŞİD’le mücadele stratejisindeki tutumuna yönelik hayal kırıklığı sık sık Amerikan basınına yansısa da, yetkili ağızlar bunu dışarı vurmamak için büyük özen gösteriyor. Nitekim, Başkan Yardımcısı Joe Biden’ın geçen hafta yaptığı bir konuşmada Türkiye’yi alenen eleştirmesinin ardından Beyaz Saray’dan iki kez özür gelmesi, yönetimin Türkiye’yle işbirliğini ne denli önemsediğinin bir göstergesi olarak yorumlanıyor.

Obama yönetimi başından bu yana “sorunun bölgesel olduğunu ve Amerika’nın sorunu olmadığını” vurgulamalıydı diyen Barkey, Esat rejimini devirme konusunda Amerikan kamuoyunda isteklilik olmadığını da hatırlatıyor.

‘Anlaşmazlık yaşansa da önemli işbirliği var’

Beyaz Saray sözcüsü Josh Earnest dünkü açıklamasında, Başkan Obama’nın koalisyon temsilcisi John Allen’in Ankara’daki temaslarda “lojistik ayrıntılara” yer vereceğini bildirdi.

Henri Barkey de, iki ülke arasında yaşanan görüş ayrılıklarına rağmen önemli miktarda işbirliği içinde olduklarının da altını çiziyor: “Bu kısmı göz ardı edemeyiz. Başkan Yardımcısı Biden bile, [IŞİD’e yönelik bombardımanda kullanılan] insansız hava araçları programının Türkiye’den yürütüldüğünü kamuoyuna ilan ederek ağzındaki baklayı çıkardı” diyen Barkey, Ankara’daki yüksek düzeyli temaslarda işbirliğinin “mekanik ayrıntılarının ele alınacağını” belirtiyor.

Barkey, “Anlaşmadıkları noktalar konusunda anlaşacaklar, ama bunu son derece nazikçe yapacaklar” diye konuşuyor.

XS
SM
MD
LG