Erişilebilirlik

Obama’nın 2. Döneminde ABD-Almanya İlişkileri


Almanya’da uzmanlar ve yetkililer, ikinci Obama dönemini ikili ilişkiler için ‘çok büyük bir şans’ olarak değerlendiriyor

Geçen yıl 6 Kasım’da yeniden seçilen Barack Obama, 20 Ocak’taki yemin töreni sonrasında da ikinci kez ABD başkanı olarak göreve başlayacak. Senato’nun ardından Temsilciler Meclisi'nin de ülkeyi mali uçurumdan kurtaracak uzlaşma planını onaylamasıyla rahat nefes alabilen Obama’nın yemin töreni öncesinde önümüzdeki günlerde yeni kabinesini oluşturmaya yoğunlaşması bekleniyor.


Amerika’nın ‘mali uçurum’un kıyısından döndüğü anlamına gelen anlaşmayla dünya genelinde piyasalar rahat nefes alırken, haberle en çok rahatlayan ülkelerden biri Euro Bölgesi'ndeki krizin daha da derinleşmesinden korkan AB’nin motoru Almanya oldu. Nitekim Frankfurt Borsası Ağustos 2011’den bu yana en yüksek kapanışına yöneldi, DAX Endeksi yüzde 1,4 artarak 7.721 puana çıktı.

Berlin’de olumlu yankı bulan bir diğer haber ise Obama’nın ikinci dönem kabinesinde Dışişleri Bakanlığı için aday olarak John Kerry’yi göstermesi oldu. Alman Dışişleri Bakanlığı’na yakın isimler Kerry’yi tecrübeli ve uluslararası konuları yakından takip eden bir isim olarak tanımlarken, Federal Hükümet’in Transatlantik İlişkiler Sorumlusu Harald Leibrecht, Avrupa’yı yakından tanıyan ve gençliğinde Almanya’da yaşadığı için Almanca bilen Kerry’nin seçimini memnuniyetle karşıladıklarını söyledi. Leibrecht, hükümetin ikinci Obama dönemine yönelik beklentileri konusunda da görüş belirtti. Başbakan Merkel ve Dışişleri Bakanı Westerwelle’ye ABD politikalarında danışmanlık yapan Leibrecht Washington’un Berlin’in özellikle güvenlik konularında bir numaralı partneri kalacağını, hatta bu alandaki işbirliğinin genişleyeceğini belirtti. Başkan Obama’nın uluslararası sorunları tek başına çözemeyeceğini ve güçlü ortaklara ihtiyacı olduğunu iyi bildiğini savunan Leibrecht, buna örnek olarak Suriye ve Ortadoğu’daki gelişmeleri gösterdi. Rusya ve Çin’in Suriye’ye yaptırımlara karşı çıktığını hatırlatan Transatlantik İlişkiler Sorumlusu Leibrecht, Almanya’nın başını çektiği AB ile ABD’nin ortak tavır alarak ağırlıklarını koyabileceklerini göstereceklerini açıkladı.

Sosyal Demokrat Parti SPD’li eski Dışişleri Bakanı Frank Walter Steinmeier ise, ikinci Obama dönemini ikili ilişkiler için ‘çok büyük bir şans’ olarak değerlendirdi. Geride kalan yıllarda ‘Berlin’in Washington’a anlamsız bir şekilde darıldığını’ öne süren Steinmeier, AB’nin uluslararası alanda güçlü kalabilmesi için Almanya’nın ABD ile olan ortaklığını yoğunlaştırmasına alternatif olmadığını belirtti.

Başbakan Angela Merkel ABD’deki seçim sonrasında Obama’yı en kısa zamanda Berlin'e davet etmek istediğini söylemişti. Obama'nın geride kalan birinci dört yıllık döneminde Berlin'e resmi ziyaret yapmaması iki lider arasında anlaşmazlık olduğu şeklinde yorumlanmıştı.
XS
SM
MD
LG