Erişilebilirlik

Başkan Obama Kahire'de Verdiği Sözü Tutmalı


Başkan Obama’nın Endonezya’ya yapmayı planladığı ve sağlık reformunu Kongre’den geçirebilmek için iki kez ertelediği ziyaret, İslam dünyasıyla yakınlaşma çabalarının bir parçası. Başkan Obama’nın geçen yıl Kahire’de İslam ve Batı arasında köprü kurmak amacıyla yaptığı konuşma, bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor. Ancak çok sayıda Müslüman, Başkan Obama’nın Müslüman ülkelerle yakınlaşmak için daha fazla çaba harcaması gerektiği görüşünde.

Irak ve Afganistan savaşları yüzünden Amerika’nın İslam dünyasıyla olan ilişkileri gergin. Başkan Obama’nın Kahire ziyaretinin ilişkileri düzeltmesi bekleniyordu. Obama, kendisi Hıristiyan olsa da babasının ailesinde nesillerdir Müslümanlar olduğunu söyleyerek sempati toplamıştı. Başkan konuşmasına şu söylerle başlamıştı:

“Kahire’ye Amerika ve Müslümanlar arasında yeni bir başlangıç yapmak için geldim.”

Amerika’nın İslam’la savaşmadığını söyleyen Obama, İslam ve Batı arasındaki gerginliği körükleyen şiddet yanlısı fanatiklere karşı olduğunu kaydetmişti.

Kahire’deki El Ezher Üniversitesi’nden Profesör Ahmet El Tayib, Başkanın konuşmasını bir dönüm noktası olarak niteliyor:

“Obama’nın konuşmasını çok takdir ettim. Ancak hala bazı sonuçlar görmek için bekliyoruz.”

Profesör El Tayib’e göre Amerika İsrail’i desteklememeli ve Müslüman ülkelerde savaşmamalı.

Fuat Ajami, Washington’daki Johns Hopkins Üniversitesi’nin Ortadoğu Programı Başkanı. Ajami şöyle konuşuyor:

“Başkan Obama, önemli bazı sorunları dile getirdi, çok fazla vaatte bulundu. Ancak sonunda ayaklarının yere basması gerekiyordu.”

Ajami, bir başkanın elinden gelenin de kısıtlı olduğunu, asıl sorunun İslam’ın içinde yattığını söylüyor:

“İslam dininin bazı unsurlarının Müslüman dünyasındaki aşırı görüşlüler tarafından çarpıtıldığını görüyoruz. Yemen’de, Güney Asya’da, Pakistan’da çok sayıda şiddet yanlısı din adamı, vaazlar veriyor. Müslümanlar en sonunda inançlarının tehlikede olduğunun, İslam dininin aşırı dinci teröristlerle özdeşleştirildiğinin farkına vardı.”

Başkan Obama’nın işi çok zor. Amerika’daki karşıtları, Başkan’ı Amerika adına özür dilemekle suçluyor. Ancak Obama yine de Amerika’da her dinden insanın birlikte yaşayabileceğine inanıyor ve sık sık bu konudaki inancını gündeme getiriyor:

“Ülkemizde Amerika ortalamasının üzerinde gelir ve eğitim düzeyine sahip 7 milyon Müslüman Amerikalı diğer dinlere inanan Amerikalılarla huzur içinde yaşayabilir.”

Washington’daki İslam Kültür Merkezi’ndeki Cuma namazına her hafta yüzlerce Müslüman katılıyor. Yıllardır Amerika’da yaşayan Müslüman Amerikalılar'ın oluşturduğu ve aralarında merkezin yakınındaki büyükelçiliklerde görevli diplomatların da bulunduğu cemaat, Obama’nın verdiği mesaja inanıyor. Muhammed Adje şunları söylüyor:

“Herkes Obama’nın bir anda herşeyi değiştireceğine inanıyor. Bunu yapamaz. Bu süreci hızlandırmak kimsenin elinde değil. Kolay olmayacak ancak herşey yoluna girecek.”

Başkan Obama Endonezya ziyaretiyle İslam dünyasına bir kez daha el uzatma fırsatı bulacak. Çocukluğunu Endonezya’da geçiren Obama için bu ülke özel önem taşıyor. Başkan bu ziyaretle en azından İslam dünyasıyla Batı arasında uzlaşma umudunun sembolü haline geldiğini bir kez daha göstermek istiyor.

XS
SM
MD
LG