Erişilebilirlik

41’inci New Orleans Caz Festivali Çok Renkli Geçti


41’inci New Orleans Caz Festivali, cazın doğum yerinde birbirinden güzel konserler ve renkli etkinliklerle büyük ilgi gördü. Festivali gerek Amerika’dan gerekse dünyanın dört bir yanından New Orleans’a akın eden 400 bin müziksever izledi. New Orleans’a has müzik, kültür ve geleneklerin harmanlandığı festivalden elde edilecek gelir, eğitim ve kültür programlarına aktarılacak.

New Orleans Caz Festivali'nde, hayata veda eden müzisyenler de anıldı. Önce neşe, sonra hüzün, ardından yine neşe birbirini izledi. Cazlı cenaze töreni, kentin eski bir geleneği.

Caz tarihine büyük katkıları olan müzisyenlerin ölümsüzleştirilmesi, büyük bir onur. Yaşayanlar içinse New Orleans Caz Festivali’ne davet edilmek, büyük bir gurur kaynağı. Müzisyen David Egan şöyle konuşuyor:

“Bu festivalin benim için anlam ve önemi çok büyük. En sevdiğim festival. Davet edilmek büyük şeref.”

12 sahnede caz müziğinin en güzel örnekleri ve kökleri New Orleans cazına dayanan diğer müzik türleri sergilendi.

40 yıldır caz müziği yapan Leroy Jones, caza ilk kez 12 yaşında aşık olduğunu söylüyor:

“Popüler müzik olarak tanımladığımız diğer türlerin kökeni hep caz. Farklı müzik türleri birleştirilerek değişik sesler elde edildi. Ancak temelde hepsi, New Orleans’ta doğan caza dayanıyor.”

Genç müzisyenlerden oluşan Roddie Romero and the Hub City All-Stars adlı grup, caz müziğinden ilham alınarak yaratılan farklı müzik türlerinin yerel seslerle nasıl kaynaştırıldığının en iyi örneklerinden biri.

Roddie Romero, “Birçok müzik türünü karıştırıyoruz. Cajun, Zydeco, Funk, Rhythm and Blues’u harmanlıyoruz.” diyor.

1970 yılında düzenlenen ilk New Orleans Caz Festivali’ne sadece 350 cazsever katılmıştı. Bu yıl festivali 400 bin kiş izledi. Etkinliğin ilk gününde sağanak yağmur, ikinci günündeyse çamur, cazseverlerin iyi vakit geçirmesini engelleyemedi. Bu çapta bir etkinlik, binlerce kişinin çabalarıyla gerçekleştiriliyor. Ancak sadece işi yapmak, yeterli değil. Louis Edwards, son 25 yıldır organizasyon komitesinde çalışıyor:

“Festival bu yıl 41 yaşında. Etkinliği bu düzeye getirmek yılların deneyimiyle mümkün oldu. New Orleans kültürünü anlamak, bu işe gönül vermek gerekir.”

New Orleans, festival düzenlemek için ideal bir kent. Müzisyen Joe Krown, kentin müzik soluduğunu söylüyor:

“New Orleans çok hareketli. Herkes herşeyi müzikle yapmak istiyor. Müzik olmadan yemek yemiyorlar. İçinde müzik olmayan bir etkinlik düzenlemiyorlar. Müzik, bu kentte yaşamın tam ortasında yer alıyor.”

New Orleans, dünyanın dört bir yanından caz sanatçılarını da çekiyor. Finlandiyalı Katja Toiyola, 15 yıl önce Caz Festivali sırasında New Orleans’a turist olarak gelmiş. Son 10 yıldır New Orleans’ta yaşıyor.

Müzisyen Katja Toivola, “Geleneksel caz müziği yapacağınız en iyi kent, New Orleans. İnanılmaz bir deneyim.” diyor.

New Orleans Caz Festivali, dünyanın en büyük ve en eski müzik festivali değil, ancak caz müziğinin beşiği sayılan kentte düzenlenen bu festivalin kendine özgü bir havası var. Caz, son zamanlarda bünyesinden doğan başka müzik türlerinin gölgesinde kalmış olsa da Amerikan sanatının en özel örneği olarak keyifle dinleniyor.

XS
SM
MD
LG