Erişilebilirlik

New Hampshire'da Türkler Kimi Destekliyor?


New Hampshire seçmeni, partilerinin başkan adaylarını belirlemek için bugün sandık başına giderken, eyalette rastladığımız iki Türk’ten de görüşlerini aldık. Bunlardan biri, özel işyeri sahibi. Amerikan siyasetini şimdilik dışarıdan izliyor, ama diğeri aktif olarak siyasetin içinde, hatta geçmiş programlarımızda Amerika’nın Sesi’ne konuk olan biri:

30 yaşındaki İbrahim Bilgin, Hillsborough, New Hampshire’da restoran işletmecisi. On yıl önce Amerika’ya yerleşen ve üç yıldır bu restoranın işletmeciliğini yürüten Bilgin, seçim sürecini, özellikle Amerikan seçiminin önemli ayaklarından biri olan New Hampshire önseçimlerini heyecanla izliyor: ​"New Hampshire çok küçük bir eyalet. Demokratlar tarafında zaten Hillary Clinton ve Bernie Sanders yarışıyor. İnanılmaz derecede bir Bernie Sanders hayranlığı mevcut New Hampshire’da. Burada yaşayan insanlar Bernie Sanders destekçisi diyebilirim.”

İbrahim Bilgin, Amerikan vatandaşı olmadığı için henüz oy kullanamıyor ama vatandaş olması durumunda bu önseçimlerde tercihinin Hillary Clinton olacağını söylüyor:​ “Ben Hillary Clinton’ı tercih ederdim. Hem deneyim olarak, dış siyaset olsun, bilgi olarak, hem de eşi Bill Clinton’dan. Dışişleri Bakanlığı da yapmıştı. Dolayısıyla tecrübeli ben kendimi ona daha yakın buluyorum. Diğer taraftan Bernie Sanders’ın da desteklediğim tarafları var. Ancak bazen de gerçekçi olmak gerekli diye düşünüyorum. Bernie Sanders her ne kadar konuşma yeteneği çok iyi bir politikacı olsa da, 4 yaşında olması ve dolayısıyla Hillary Clinton’u desteklememin nedenlerinden biri de bu.”

Bilgin, kendini ‘sosyalist’ aday olarak tanıtan Sanders’ın görüşlerinin Amerika’yı değiştirebileceğinden şüpheli, ama eyaletteki Demokrat seçmenler arasında, Vermont Senatörü Bernie Sanders’a ilginin nedenini şöyle açıklıyor: “Burada insanlar arasındaki orta sınıf, zengin sınıf, eski zamanlara kıyasla, son zamanlarda bir uçurum olduğunun siz de artık farkına varabiliyorsunuz. Ancak, özellikle Bernie Sanders bu yolda ilerlerken, kaçırmamamız gereken bir nokta, birçok gencin de desteğini alıyor. Öğrenciler olsun, genç yaştaki insanlar. Bu da tabii ki geleceği açısından, çünkü bu insanlar da 19-20 yaşındaki kişiler, ellerinde pankartlar, rozetlerle ‘Bernie, Bernie’ onun düşünceleri etrafında toplanmış, büyük bir coşkuyla onu destekliyorlar. Bu bir değişim sağlayabilir mi bilemeyiz, ama hani Amerika’nın da yapısına baktığımız zaman, biraz zor bir süreç olabilir. Dolayısıyla ben Amerika’nın çok sosyalizm yönüne kayacağını düşünmüyorum açıkçası.”

Murat Güzel ve Hillary Clinton

Murat Güzel ve Hillary Clinton

Hillary Clinton kampanyasında bir Türk

Bernie Sanders’ın aynı partili rakibi Hillary Clinton’u eleştirdiği noktalardan biri, büyük sermaye unsurlarından yüklü miktarlarda bağışlar alarak onlara bağımlı hale gelmesi. Kampanya bağışları, Amerikan siyasetinin olmazsa olmaz unsurlarından biri olmaya devam ediyor. Murat Güzel Pennsylvania eyaletinden bir işadamı: ​“Şu an biliyorsunuz, Hillary Clinton epey bir mühlet önce açıkladı ve önseçimler için hazırlanıyorlar. Bu önseçimler içerisinde şu anda partilerin yaptığı şey bu ‘fundraising’ dedikleri bağış toplama faaliyetleri. Burada devletin verdiği bir para yok. Adaylar kendileri topladıkları şeylerle yapıyorlar. Dolayısıyla ben bu konuda, hem fundraisingde hem de zaman zaman düşüncelerimizi paylaşarak onlarla çalışıyorum. Son birkaç gündür de buradayız. Kapı kapı dolaşarak, seçmenini nabzını yakalayarak yardımcı olmaya çalışıyoruz.”

2012 Başkanlık seçimlerinde Charlotte’taki Demokrat Parti Kurultayı’nda Amerika’nın Sesi televizyonuna o dönem Demokrat Parti delegesi olarak konuk ettiğimiz Güzel, halen aktif siyaset faaliyetlerine devam ediyor. Kendisi hem Hillary Clinton kampanyası bağışçılarından biri, hem de eski Dışişleri Bakanı’nın kampanya faaliyetlerinde oldukça faal: “Bana göre Amerika’daki Cumhuriyetçiler’in çivisi çıkmış durumda. Amerika’daki Türkler ve Müslümanlar genellikle Cumhuriyetçilerle birlikte hareket ederken, biliyorsunuz Donald Trump’ın söylemlerini. Artık Cumhuriyetçi Parti’nin temellerini sarsacak şeyler söylüyor. Bu anlamda bakınca Cumhuriyetçiler’in Amerika’ya çok verecekleri bir şey görünmüyor. İkincisi, muhakkak Hillary Clinton’un katılmadığımız fikirleri de vardır, eksiklikleri de vardır. Ama bütün olarak daha dengeli. Amerika’daki politika çok polarize oldu Cumhuriyetçilerle Demokratlar arasındaki. İki taraf da Obama döneminde özellikle Obama’ya göz açtırmadılar. Ama bu yeni dönemde belki Hillary Clinton, ülkedeki gerginliği azaltacak, iki tarafla da diyaloğa geçecek diye düşünüyorum. Yani ülkeye faydası olacak. Ayrıca Hillary Clinton’ın kendi tecrübesi var. Arkasında bir başkan var ona yardımcı olacak. Dolayısıyla koltuğa ilk oturduğu günden itibaren ülkeyi yönetmeye başlayabilecek eksikliklerine rağmen. Birçok açıdan HC’n Hillary Clinton’ın in daha denge getireceği söylenebilir. Dünya barışı için daha önemli olacağını düşünüyorum.”

Murat Güzel Clinton çiftiyle

Murat Güzel Clinton çiftiyle

Murat Güzel Hillary Clinton’un Başkan olması durumunda bunun Türkiye’yle ilişkilerini nasıl etkileyeceğini sorduğumuzda şu yanıtı veriyor:​ “Şimdiki ABD başkanları politikalarını belirlerken Türkiye’ye göre belirlemiyorlar tabii. Daha büyük ölçekte bakıyorlar. Ortadoğu’ya bakıyorlar. Dünyaya bakıyorlar. O sırada ülkenin gereği neyse onu yapacaklardır. Ama Hillary Clinton ile daha yakın ilişkiler kurup Türkiye’nin kendi meselelerini daha rahat anlatabileceğini düşünüyorum Cumhuriyetçilere göre. Onların bazıları ne kadar Türkiye’ye yakın gözükse de ben öyle düşünmüyorum şahsen. Hillary bütün olaraktan dünya barışına, Ortadoğu barışına daha mesafeler kat edeceğini sanıyorum.”

Amerika’da yaşayan Türk toplumunun önemli bir azınlık grup haline geldiğini savunan işadamı Murat Güzel, bu ülkede yaşayan Türkler’den Amerikan siyasetine dışarıdan izleyici olarak değil, aktif katılımcı olarak etki etmeleri çağrısında bulunuyor.

XS
SM
MD
LG