Erişilebilirlik

New Hampshire Seçim Sürecinde Neden Önemli?


Amerika’da başkan seçimleri önseçimlerle resmen start alıyor. Tüm eyaletlerde yapılacak önseçimler partilerin başkan adaylarının belirlenmesinde önemli bir süreç. Bu eyaletlerin gönderdiği delegeler, Cumhuriyetçi ve Demokrat partilerin Temmuz ayında düzenleyeceği kurultaylarda başkan adaylarını belirlemesini sağlayacak.

Önseçimler geleneksel olarak ilk önce Iowa’da başlıyor, ardından da New Hampshire’da devam ediyor. Gerek Iowa, gerekse New Hampshire bu anlamda dikkatlerin toplandığı eyaletler. Aday adaylarının seçim yarışında yola devam edip etmeyeceğini bu eyaletler belirliyor. Bazen kamuoyu yoklamalarında önde giden, yüklü kampanya bağışları alan adaylar bu iki eyaletlte aldıkları kötü sonuçlarla yarışı bırakıyor; bazen de kimsenin önemsemediği küçük adayların birden bire yıldızı parlayabiliyor.

Önseçimlerin geleneksel olarak ikincisinin yapıldığı New Hampshire, 730 bin kayıtlı seçmeniyle küçük bir eyalet. Eyaletin demografik yapısı Amerika’yı yansıtır nitelikte değil. Beyaz ve yaşlı nüfus fazla ve azınlıklar, ülke geneline göre az. Kurultaya göndereceği delege sayısı da fazla değil, ama aday adaylarının “tamam mı, yoksa yarışa devam mı?” kararını vereceği kritik bir eyalet.

Bir hafta önce Iowa’da yapılan önseçimleri, Demokrat Parti’den eski Dışişleri Bakanı Hillary Clinton, Cumhuriyetçi Parti’den de dindar aday Ted Cruz kazandı.

Yarın (9 Şubat) New Hampshire’da yapılacak önseçimlerde kamuoyu yoklamalarından yola çıkılarak sonucun farklı olacağı tahmin ediliyor. Özellikle Cumhuriyetçi seçmen, New England denilen Amerika’nın kuzeybatısında daha ılımlı. Kamuoyu yoklamaları Cumhuriyetçi Parti’nin önde giden adayı Donald Trump’a şans veriliyor. Milyarder emlakçının 5 Şubat’ta yapılan son ankette en yakın rakibi Florida Senatörü Marco Rubio’ya attığı fark yüzde 13 oranında. Ted Cruz’un ise şansı bu eyalette daha az.

Demokrat Parti cephesinde de durum Bernie Sanders’dan yana. 1 Ocak’ta Iowa’daki önseçimde yalnızca yüzde 0,2 oyla Hillary Clinton’un ardından ikinci gelen Sanders, New Hampshire’da yapılan son kamuoyu yoklamasında Clinton’un yüzde 20 farkla önünde görünüyor. Bernie Sanders komşu Vermont eyaletinin senatörü.

New Hampshirelılar ABD Başkan seçimlerinin belirleyici bir eyaleti olduklarında ısrarlı

New Hampshirelılar ABD Başkan seçimlerinin belirleyici bir eyaleti olduklarında ısrarlı

Iowa ve New Hampshire belirleyici mi?

Peki Iowa ve New Hampshire’daki bu ilk önseçimler Cumhuriyetçi ve Demokrat partili seçmenlerin Temmuz ayındaki kurultayları öncesi aday tercihlerini doğru mu yansıtıyor? Bunu yakın tarihteki örneklerle açıklamak mümkün. Son 20 yılda Demokrat Parti’nin başkan adayları Iowa’da kazanırken, 1996 ve 2000 yılları dışında Cumhuriyetçi Parti’nin başkan adayları New Hampshire’da kazanmış.

Iowa ve New Hampshire önseçimleri teknik açıdan da birbirlerinden farklı. Bir hafta önce Iowa’da partili seçmenler adaylarını belli yerlerde toplanarak, el kaldırma yolu ve doğrudan delege atayarak seçerken, New Hampshire’daki önseçimler tam bir seçim havasında gidiyor. İnsanlar tüm gün boyunca seçim merkezlerine gidip oy kullanıyorlar.

New Hampshire’ı Iowa’dan ayıran bir diğer özellik de, “yarı açık” denilen bir sisteme izin vermesi. Iowa’da yalnızca partiye kayıtlı seçmenler gidip kendi partilerinin adaylarını seçerken, New Hampshire’da seçmenler önseçim günü bir partiye kayıt yaptırabiliyor ve oylarını verdikten sonra o partiden kaydını sildirebiliyor, ama önseçim günü yalnızca tek parti adına oy kullanmak koşuluyla.

New Hampshire seçmeninin yarıya yakını bu tür “partisiz” seçmenlerden oluşuyor. Burada seçmenlerin bir önceki önseçimde Demokrat Parti’ye oy verip, bir sonraki seçimde Cumhuriyetçi bir aday adına oy kullanması mümkün. Bundan dolayı da başkan aday adaylarının bu eyalette mekan mekan dolaşıp, seçmenlerle bire bir görüşüp destek istemeleri oldukça olağan bir durum.

Önseçim geleneğinde 100’üncü yıllarını kutlayan New Hampshirelılar, kendi önseçimlerinin Iowa’dan daha belirleyici olduğu konusunda ısrarlı. Öyle ki, eyaletin 1980’li yıllarda valiliğini yapmış eski Beyaz Saray Genel Sekreteri John Sununu, tarımla geçinen Iowa’yı alaya alarak, “Iowalılar mısır toplar, biz de başkanları” diye konuşmuştur. Ancak sonraki yıllarda Sununu’nun bu tanımlaması son üç başkan, Bill Clinton, George W. Bush ve Barack Obama için geçerli olmadı. Çünkü hepsi New Hampshire önseçimlerini kaybetti. Hatta Bill Clinton Amerika tarihinde New Hampshire’i kazanamayan ilk başkan oldu.

Bernie Sanders kampanyasına destek çekmeye çalışan Clay Mitchell

Bernie Sanders kampanyasına destek çekmeye çalışan Clay Mitchell

Baraj görevi

Demokrat Parti’den iki adayın Temmuz ayına kadar devam edecek önseçim sürecinde yollarına devam etmesi beklenirken, aday adayı sayısı fazla olan Cumhuriyetçi Parti’de yaprak dökümü oldukça hızlı oldu. Iowa önseçimlerinde ilk üç sırayı alan Cruz, Trump ve Rubio yarışı sürdürecek gibi görünürken, yüklü miktarlarda kampanya bağışı toplayan Florida eski valisi Jeb Bush, New Jersey Valisi Chris Christie ve Ohio Valisi John Kasich için New Hampshire kader seçimi olacağa benziyor. Iowa’da başarısız olan Kentucky Senatörü Rand Paul, eski Arkansas Valisi Mike Huckabee ve eski Pennsylvania Senatörü Rick Santorum yarıştan çekilmeye karar vermişti.

Bu anlamda New Hampshire, partilerin adaylarını doğru tahmin etmede iyi bir gösterge olmayabilir, ama parti adaylarının “iki-üç gibi makul rakamlara” çekilmesini sağlayan bir baraj görevini görüyor. Ülke kamuoyunun dikkatlerinin üzerine toplandığı bu eyalette “seçmenin gönlünü alamayan” aday adayı, yarıştan çekiliyor.

Yine de uzmanlar, parti bağlantısı olmayanların bu kadar fazla olduğu New Hampshire’da seçmenin kararını daima “son güne bıraktığı” konusunda uyarıyor. Bu da aday adaylarının oy verilecek son saate kadar kampanyalarını aralıksız sürdürmesini gerektiriyor.

Nihai adayın belirlenmesi Temmuz ayındaki kurultaylarda

Aday adayları, New Hampshire’dan sonra önseçim turlarına önümüzdeki günlerde Nevada ve Güney Carolina eyaletleriyle devam edecek. Tüm eyaletlerde yapılacak önseçim süreci Haziran’a kadar devam edecek. Ondan sonra Temmuz ayında Cumhuriyetçi Parti’nin Cleveland’da, Demokrat Parti’nin de Philadelphia’da yapacağı kurultaylarda başkan adayları belirlenecek. Adaylık yarışını kazanmak için Cumhuriyetçi Parti’de en az 1237, Demokrat Parti’de de 2 bin 383 delegenin kazanılması gerekiyor. Amerika’da başkanlık yarışı 8 Kasım’da yapılacak seçimlerle son bulacak. Beyaz Saray’da ikinci ve son dönemini tamamlayan Barack Obama, görevini gelecek yıl 20 Ocak’ta yeni başkana bırakacak.

Adayların öncelikleri neler?

Ted Cruz

Ted Cruz

New Hampshire’da Cumhuriyetçi seçmen daha az muhafazakar. Buna rağmen ulusal güvenlik, terörle mücadele gibi konulara öncelik veriyorlar. Ancak ekonomi ve istihdam da öncelikli konular arasında. Ayrıca partinin muhafazakar kanadı Çay Partisi destekçilerinde olduğu gibi, kürtaj ve eşcinsel evliliği gibi sosyal meselelere burada çok öncelik verilmiyor. Bundan dolayı Iowa önseçimlerini kazanan Ted Cruz gibi dindar bir adayın bu eyalette zemin bulmasına pek olasılık verilmiyor. Cruz devleti küçültmeyi, bakanlık sayısını azaltmayı, ulusal vergi dairesi IRS’i kapatıp gelir vergisini yüzde 10’la sabitlemeyi, İran’la nükleer anlaşmayı feshetmeyi ve Başkan Obama’nın gözbebeği olan ve kendi adıyla anılan sağlık reformunu lağvetmeyi amaçlıyor.

Donald Trump

Donald Trump

New Hampshire’daki kamuoyu yoklamalarında önde görünen emlak devi Donald Trump, “Müslümanları Amerika’ya almamak, Meksika sınırı boyunca koca bir duvar örerek ‘ülkeye suç ve kirlilik getiren’ kaçak göçmenleri sınır dışı etmek” gibi sansasyonel açıklamalarıyla öne çıksa da, önceliğini ülkeye kaçak yabancı girişini önlemeye, sınır güvenliğini arttırmaya ve Çin’le ticari ilişkilerine mesafe koymaya vermiş görünüyor. Daha önce bir göreve seçilmeyen Trump işadamlığı deneyimine güveniyor.

Marco Rubio

Marco Rubio

Cumhuriyetçiler’in genç aday adayı Marco Rubio, Amerika’da “establishment” olarak adlandırılan kurulu düzen temsilcilerinden. Daha önce karar verici bir mekanizma içinde rol almadığı için diğer partili rakiplerinin ağır eleştirilerine hedef olan Rubio, yalnızca bir dönemdir Florida senatörlüğü yapıyor. Öncelikleriyse, askeri harcamalara ağırlık vermek, eğitim sisteminin modernize edilmesi. Ayrıca Küba asıllı Cumhuriyetçi senatör, Demokrat Partili Başkan Obama’nın Küba’yla ilişkileri normalleştirme politikasına tamamen karşı.

Demokrat Partililer açısından New Hampshire’da komşu Vermont eyaleti senatörü Bernie Sanders’ın rüzgarının esmediğini söylemek yalan olmaz. Sanders kamuoyu yoklamalarında Hillary Clinton’un yüzde 20 önünde. Iowa’da yüzde 1’in altında sonuç alan Maryland eski Valisi Martin O’Malley ise, Demokrat Parti’nin adaylık yarışından çekildi.

Bernie Sanders

Bernie Sanders

Bernie Sanders, kendini “demokratik sosyalist” olarak tanımlıyor ve Avrupa’daki “sosyal demokrat” hükümetleri örnek gösteriyor. Önceliği Amerika’da gittikçe artan gelir eşitsizliğiyle mücadele. 74 yaşındaki aday adayı zenginlere vergileri arttırmak, büyük mali kuruluşları küçültmek, Wall Street bankacılarının Amerikan siyaseti üzerindeki egemenliğine son vermek, üniversite eğitimini ücretsiz hale getirmek ve evrensel sağlık sigortası uygulamasını yaygınlaştırmak istiyor. Büyük şirketlerden dev bağışlar almak yerine, bireylerin yaptığı küçük çaplı bağışlarla kampanyasını yürüttüğünü ifade eden Sanders’ın şanssızlığı, Demokrat Partili seçmenin önemli bir unsurunu oluşturan azınlık grupların desteğini yeterince alamaması. Ancak Sanders, genç nüfustan umutlu. Amerika’da eğitim masraflarını kredi alarak karşılayan üniversite öğrencileri, ortalama 35 bin dolar borçla mezun oluyor.

Hillary Clinton

Hillary Clinton

Barack Obama’ya karşı sekiz yıl önceki New Hampshire önseçimlerini kazanan Hillary Clinton, bu kez bu eyalette zorlanacağa benziyor. Bernie Sanders’ın “kurulu düzen bekçisi” olmakla, Wall Street bankacılarının yaptığı dev bağışları toplayarak onların tutsağı haline gelmekle suçladığı Clinton, ülke genelinde Demokrat seçmenin birinci tercihi durumunda. Geçmişte Başkan Bill Clinton’un eşi olarak Beyaz Saray’da bir sağlık reformu geçirmeye çalışan, ancak başarılı olamayan Hillary Clinton, Başkan Obama’nın sağlık reformuna destek veriyor. Öncelikleri, ceza sisteminin reformdan geçirilmesi, üniversite eğitim masraflarının düşürülmesi ve kapsamlı bir göçmenlik reformu. Obama kabinesinde dışişleri bakanlığı yapan Hillary Clinton’un dış politika öncelikleri büyük farklar içermese de, bakanlık döneminde dört büyükelçilik personelinin öldürüldüğü 2012 Bingazi saldırısı ve devlet sırları içeren resmi yazışmalarını özel e-posta sunucusundan yürüttüğünün ortaya çıkması gibi sorunlar, en büyük baş ağrısı olacak gibi görünüyor.

XS
SM
MD
LG