Erişilebilirlik

Nedim Gürsel’in 'Acı Hayatlar' Kitabı Fransızca Çıktı


Nedim Gürsel (2009)

Nedim Gürsel (2009)

Fransa’da yaşayan yazar Nedim Gürsel’in Türkiye’de “Acı Hayatlar” olarak yayınlanan kitabı Fransa’da piyasaya çıktı. Yaşadıkları kentlere damgasını vuran yazarların, dev eserlerinde sözünü ettiği kentlerde, bu büyük yazarlarla kendi izlerini birleştiren Gürsel, Fransız, Alman, İrlandalı, İngiliz, Rus yazarların anlattığı kentleri, onlara da gönderme yaparak anlatıyor. Lawrence Durrell’den Kavafis’e, Gogol’dan Dostoyevski’ye, Camus’den James Joyce, Goethe, Flaubert’e dünyanın dev yazarlarının gezdiği kentleri gezerek çoğu ölüm ve intiharla sonuçlanan yazarların ve kahramanlarının hayatını anlatıyor. Gürsel’in kitabının Fransızca baskısının çıkışı onuruna Paris Büyükelçiliği Kültür Müşavirliği’nin Champs Elysee’deki merkezinde düzenlenen okuma akşamında Arzu Çakır, Nedim Gürsel’le konuştu:

VOA: “Kentleri ve yazarları edebi bir tatla buluşturuyor kitabınız. Ama en çok Venedik göze çarpıyor.”

NEDİM GÜRSEL: “Evet Venedik üzerine beş bölüm yazdım. Burada Venedik kentinin yapıtlarında derin etkisi olan yazarlar var. Aragon, sevgilisi aldattığı için orada bir intihar girişiminde bulunuyor. Ya da Thomas Mann kendisinin aşık olduğu, ama kendi kahramanı Eisenbach’a atfettiği bir eşcinsel aşkı anlatıyor. Marcel Proust annesiyle gidiyor Venedik’e. Hemingway, Torcelli adasına yaban ördeği avlamaya gidiyor ama ava giden avlanır, kendisi 19 yaşında genç bir Venedikli kadın tarafından avlanıyor. Irmağın Ötesinde adlı romanında bu aşkı anlatır. Hemingway hayatımın bir döneminde beni etkileyen bir yazar. Beşinci bölüm ise “Narsist kentler” başlıklı bir bölüm. İstanbul ve Venedik’i anlattım. Her ikisi de sularla çevrili nefis kentler. Suda kendi aksine hayran olan Narsist kentler bunlar.”

VOA: “Moskova ve Rus yazarlara, özellikle Gogol ve Dostoyevski’ye pek çok gönderme var”

NG: “Moskova intihar eden ya da öldürülen şairlerine anıtlar dikmiş bir kent. Mayakovski var, Yesenin var, Puşkin de genç ve güzel karısı nedeniyle girdiği düelloda ölüyor. Sonra Gogol’un ‘Ölü Canla’da yarattığı kahramanları yazdım tabii.”

VOA: “Kitapta Doğu’ya da yolculuk var. İskenderiye, Oran”

NG: “Evet İskenderiye de yazınsal efsanesi olan bir kent. Çünkü İstanbul kökenli ve Yunanlı şair Kavafis’in kenti. Ve tabi İskenderiye Dörtlüsü’nün yazarı Lawrence Durell. Durell’ın ‘Justine’ adlı romanından yola çıkarak İskenderiye’yi yazdım. Justine beni bir dönem çok etkileyen bir kadın kahraman. Cezayir’in ikinci büyük kenti Oran var. Albert Camus, 2. Dünya Savaşı yıllarında ‘Veba’yı yazmış burada.”

VOA: “Yazarlar birbirinden çok etkileniyor anlaşılan?”

NG: “E tabi, hepimiz birbirimizden etkileniyoruz. Yazarlar Rus bebekleri gibi birbirinin içinden çıkar. Mesela ben Gogol’u anlatırken Dostoyevski’nin çok ünlü bir sözünü de hatırlatıyorum kitapta. Gogol’u anlatırken, Dostoyevski’nin “Biz hepimiz Gogol’un paltosundan çıktık” sözünü yazıyorum. Dostoyesvki’nin ‘palto’ adlı öyküsüne gönderme yapar. Bence Gogol’ün Ölü Canlar’ı, Kafka’yı haber veren bir eserdir. Gogol’ün eserleri çok benzersiz. Eşsiz bir üslubu var. Bana göre Ölü Canlar Kafka’yı haber veren bir kitap.”

VOA: “İstanbul hakkında çok yazdınız ama bu kitapta çok söz etmemişsiniz?”

NG: “Evet çünkü İstanbul’dan çok söz ettim. Biraz da başka kentleri paylaşmak istedim.”

VOA: “Bugün kadar kaç kitabınız yabancı dillere çevirildi?”

NG: “Toplam 30 kitap yazdım. 20’si Fransızca’ya çevirildi. 25 değişik ülkede farklı dillerde yayınlandılar.”

XS
SM
MD
LG