Erişilebilirlik

NATO: `Rusya Hala Ukrayna Sınırında`


NATO, Rusya'dan gelen Ukrayna sınırındaki Rus birliklerinin çekildiği ya da çekileceği yönündeki açıklamaları inandırıcı bulmuyor

NATO, Rusya'dan gelen Ukrayna sınırındaki Rus birliklerinin çekildiği ya da çekileceği yönündeki açıklamaları inandırıcı bulmuyor

NATO, Rusya’nın adımlarının Avrupa’daki güvenlik durumunda tamamen yeni bir boyut yarattığı görüşünde. Genel Sekreter Rasmussen’e göre durum daha az öngörülebilir ve daha tehlikeli

Ukrayna krizinin ardından Rusya’nın attığı adımlar ve izlediği politika nedeniyle hem üye ülkelerine hem de Moskova’ya karşı NATO’dan yapılan uyarı içerikli mesajlara bir yenisi eklendi.

NATO Genel Sekreteri Anders Fogh Rasmussen, Avrupa’da tamamen değişen bir güvenlik durumu olduğunun altını çizerek, mevcut durumu daha az öngörülebilir ve daha tehlikeli olarak tanımladı. Rasmussen, yeni durumun NATO üzerindeki etkilerinin ise kısa ve uzun vadeli olacağını vurguladı.

Aslında Rasmussen’in bu mesajı, büyük ölçüde, Avrupa’daki “sakin” durumun yarattığı iyimserlik havasıyla savunma harcamalarını kelimenin tam anlamıyla rafa kaldıran bazı NATO üyelerini harekete geçirme amacı taşıyor.

Rasmussen, Moskova’nın son dönemde savunma harcamalarını yüzde 10 artırdığını buna karşılık bazı NATO üyelerinin savunma harcamalarını yüzde 40 oranında azalttığını belirterek, “güvenliğin bedava olmadığı” vurgusunu yineledi. Rasmussen’in ana beklentisini, NATO üyelerinin İttifak içinde belirlenen yüzde 2’lik savunma harcaması hedefine sadık kalması oluşturuyor.

Rusya Çekilmedi

Rusya’nın, özellikle de Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in, Ukrayna sınırındaki Rus askerlerinin çekildiğine yönelik açıklamaları da artık NATO karargahında “rutin haber” etkisi yaratmaya başladı. Rasmussen, “Sanırım bu Putin’in Rus askerlerinin çekilmesi konusunda yaptığı üçüncü açıklama ancak şu ana kadar hiçbir çekilme görmüş değiliz” dedi.

Olası bir çekilmenin kriz bağlantılı gerginliği azaltma yönünde bir adım olarak görüleceğini ve memnuniyetle karşılanacağını belirten Rasmussen, NATO’nun “tamamı savunma amaçlı ve NATO’nun taahhütlerine uygun” önelmleri almayı sürdürdüğünü söyledi.

NATO, hava, deniz ve kara unsurlarıyla krize yakın bölgelerdeki görünürlüğünü artırmış durumda. Her ne kadar önceden planlanmış olsa da Estonya’da sürmekte olan ve 6 bin askerin katıldığı tatbikat da Rasmussen’e göre ortak savunmanın kapasitesini gösterme açısından iyi bir örnek niteliğinde.

NATO’nun bir adım ileri giderek Rusya’yla mevcut anlaşmalarını “zorlayıcı” adımlar atma niyetinin olduğunu söylemek ise şimdilik mümkün değil. Örneğin, Doğu Avrupa’ya yeni muharip güçler ya da nükleer silah konuşlandırmak NATO’nun “telaffuz edilen” planları arasında yer almıyor.

Rasmussen, Brüksel’de düzenlediği basın toplantısında, NATO-Rusya ilişkilerine temel oluşturan belgeler arasında yer alan 1997 anlaşmasında herhangi bir değişikliğe gidilmesi yönünde talep bulunmadığının altını çizdi.

Ukrayna’daki gelişmeler, 3-4 Haziran’da Brüksel’de bir araya gelecek olan NATO savunma bakanlarının da öncelikli gündem maddesini oluşturacak. NATO kaynakları, alandaki gelişmeler de dikkate alınarak savunma bakanlarının ortak savunmayı daha da güçlendirici ek adımlar üzerinde duracaklarına işaret ediyor.
XS
SM
MD
LG