Erişilebilirlik

Berlinale'ye Mülteci Krizi Damgası


'Fuocomare' filmiyle Altın Ayı ödülünü kazanan İtalyan yönetmen Gianfranco Rosi

'Fuocomare' filmiyle Altın Ayı ödülünü kazanan İtalyan yönetmen Gianfranco Rosi

Cannes ve Venedik ile birlikte sinema festivallerinin üç büyüklerini oluşturan Berlin Film Festivali'nin Altın ve Gümüş Ayı ödülleri sahiplerini buldu. Başkanlığını ABD’li oyuncu Meryl Streep’in yaptığı jüri en iyi filme verilen ‘Altın Ayı’ ödülü için, ‘Fuocoammare’ adlı belgesel filmi seçti.

İtalyan yönetmen Gianfranco Rosi, yıllardır sığınmacıların Akdeniz’i aşarak Avrupa topraklarına ilk ayak bastığı yerlerden olan Lampedusa Adası sakinlerinin hayatlarından bir kesit sunuyor.

2013 Berlin Film Festivali'nde ‘Bir Hurdacının Hayatı’ ile Jüri Büyük Ödülü'nü kazanan Bosna Hersekli yönetmen Danis Tanović ‘Death in Sarajevo’ adlı filmi ile yine aynı ödülü kazandı. Film 1914'te Birinci Dünya Savaşı'nın patlak vermesine neden olan suikastın 100. yıldönümünde Saraybosna'da geçiyor ve Avrupalılığı sorguluyor.

Berlinale’nin iyi yönetmen dalındaki ‘Gümüş Ayı’ ödülünü ise Fransız kadın yönetmen Mia Hansen-Løve kazandı. Genç yönetmen ‘L’Avenir’ adlı yapıtında Paris'teki bir üniversitede felsefe dersleri veren Nathalie'nin kocasının kendisini terk edeceğini açıklamasıyla değişmesini ve kendi ayakları üzerinde durma mücadelesini işliyor.

En iyi oyunculuk dalında ‘Gümüş Ayı’ ödülleri Danimarkalı yönetmen Thomas Vinterberg’in yeni filmi ‘The Commune’ daki rolü için Danimarkalı oyuncu Trine Dyrholm ve Tunuslu yönetmen Mohamed Ben Attia'nın ‘Inhebbek Hedi’ adlı filmdeki performansı için Majd Mastoura’ya layık görüldü.

Arap Baharı’nın işlendiği bu filmin yanı sıra Berlinale’de birçok filme sığınmacılar ve göç konuları damga vurdu. O yüzden ‘Fuocoammare’nın başarısı pek şaşırtıcı olmadı.

Filmin yönetmeni Rosi, gösterimden önce düzenlenen basın toplantısında, herkesin gözü önünde gerçekleşen bir trajediyi anlatmak istediğini belirterek, “Hepimiz, sığınmacılar konusunda sorumluluk taşıyoruz. Akdeniz’de yaşananlar, Nazi döneminde Yahudilerin yok edilişinden sonra insanlığın en büyük trajedilerinden biridir” dedi.

Festivalde 77 ülkeden 434 film sinemaseverlerle buluşurken, halka açık gösterimleri 300 bine yakın sinemaseverin izlediği açıklandı.

Mete Gümürhan'ın filmine Jüri Özel Mansiyon ödülü

Bu yılki ‘Altın Ayı’ yarışında Türkiye’den film yoktu. Ama Türk Sineması'ndan yeni ve iddialı eserler gösterildi ve eleştirmenler tarafından çok beğenildi, ‘Genç Pehlivanlar’ belgeseli, GenerationK bölümünde Jüri Özel Mansiyon Ödülü kazandı.

Yönetmen Aslı Özge’nin Almanya’da ve Almanca çektiği ‘Ansızın’ adlı filmi, tesadüfi bir olayın insanı kendi zayıflıkları ve korkularıyla karşı karşıya bırakması sonucunda hayatını ve içinde bulunduğu çevreyi sorgulamasını konu alıyor. Eşi iş seyahatinde olan Karsten’in evinde bir partinin ardından, son kalan misafir Anna aniden ölüyor. Bu olay ile şüpheli duruma düşen Karsten’in ufak bir şehirde sürdüğü düzenli hayatı alt üst oluyor. Çevresindeki insanlar da birer birer etrafından uzaklaşıyor. İlk filmi ‘Köprüdekiler’le İstanbul, Adana ve Ankara Film Festivalleri’nde en iyi film ödülleri alan Özge’nin filminde başrolleri Quentin Tarantino’nun ‘Soysuzlar Çetesi’ filminde rol alan Sebastian Hülk ve şu anda en çok beğenilen Alman kadın oyuncuların başında gelen Julia Jentsch paylaşıyor.

Festivalin Forum bölümünde gösterilen Ahu Öztürk’ün ‘Toz Bezi’ adlı filmi de sinemaseverelerin büyük ilgisini topladı. İstanbul’un farklı yaşamları arasında sıkışıp kendilerine bir çıkış arayan iki gündelikçinin mücadelesini anlatan film, Türkiye’de kadınların yaşadığı zorlukları ele alıyor. Ahu Öztürk’ün ilk uzun metrajlı filminde başrolleriNazan Kesal ve Asiye Dinçsoy paylaşıyor.

Festivalin çocuk ve gençlik filmlerinin gösterildiği Generation Kplus bölümünde gösterilen bir diğer Türk filmi ise belgesel 'Genç Pehlivanlar’ oldu. Jüri Özel Mansiyon Ödülü’nü kazanan filmde, yönetmen Mete Gümürhan ailelerinden ayrılıp Amasya'daki yatılı Güreş Eğitim Merkezi'ne yerleşen ve bir gün güreş dalında dünya şampiyonu olmayı hedefleyen çocukların hikayesini işliyor. Belgeselin yönetmeni Mete Gümürhan, 'Genç Pehlivanlar'ı “Bu bir spor belgeseli değil, çocukların mücadelelerini anlatan, hayatlarından kesitler aktaran bir belgesel” şeklinde tanımlıyor.

Generation KPlus bölümünde gösterilen bir diğer Türk filmi Barış Kaya ve Sonar Caner'in yönettiği 'Rauf’. Film, Kars’ın bir köyünde yaşayan küçük Rauf’un kendi kapalı dünyasında aşkın sınırsızlığıyla tanışmasının hikayesini anlatıyor. Rauf’un şiddet ve çatışmalar tarafından sınırlanan gri dünyasında tek hedefi onun için aşkın sembolü haline gelen ‘Pembe’yi bulmak ve Zana’ya sunmak.

Türk sineması Berlin Film Festivali'ndeki en önemli çıkışlarını 1964 ve 2010 yıllarında yaptı. Yönetmenliğini Metin Erksan'ın yaptığı ‘Susuz Yaz’ 1964 yılında, Semih Kaplanoğlu'nun ‘Bal’ adlı filmi ise 2010 yılında Berlinale'nın en büyük ödülü olan ‘Altın Ayı’yı kazandı.

XS
SM
MD
LG