Erişilebilirlik

Amerika'yla Mısır Arasındaki İlişkiler Sorgulanıyor


Amerika'yla Mısır Arasındaki İlişkiler Sorgulanıyor

Amerika'yla Mısır Arasındaki İlişkiler Sorgulanıyor

30 yıllık Mübarek iktidarına son vermeyi hedefleyen gösteriler tüm hızıyla sürüyor. Mısır’la Amerika’nın 1973 Arap-İsrail savaşından bu yana yakın ilişkileri var. Çoğu uzman – özellikle İsrail’le barış anlaşması imzalayarak - Mısır hükümetinin Amerika’nın bölgedeki çıkarlarını gözettiğini hatırlatıyor. Yorumcular Amerika’nın doğrudan Mübarek’in çekilmesi çağrısında bulunmamasının altında bu yakın ilişkinin yattığını belirtiyor. Ancak Mısırlılar devrimin başladığını ve Amerika’nın gelişmeleri etkileyemeyeceğini söylüyor.

Mısır’da protestolar birinci haftasını doldurdu, yavaşlaması beklenmiyor. Sokaklarda tanklar var, ancak ayaklanma güçleniyor. Cumhurbaşkanı Hüsnü Mübarek, iktidara geldiği 1981 yılından bu yana ilk kez başkan yardımcısı atadı. İçişleri Bakanı’nı değiştirdi. Ancak göstericiler, Mübarek’ten tamamen çekilmesini istiyor.

Nobel Barış Ödülü sahibi Muhammed el Baradey, Mısır’da demokrasi hareketinin yüzü. El Baradey, değişimin Mısır’a köktendinciliğin hakim olacağı anlamına gelmediğini söylüyor: “Bu batılıları korkutmak için hükümetin kullandığı bahaneydi. Ya biz, ya el Kaide türü İslamcılar diyorlardı. Ama Mısır böyle bir ülke değil.”

Amerika’da da Mübarek karşıtı gösteriler yapılıyor. Mısırlı öğrenci Meryem Aziz, Obama’nın kimi desteklediğini soruyor: “30 yıl Mübarek iktidarı; 30 milyar dolarlık Amerikan yardımı eşittir 30 yıllık Amerikan zulmü.”

Mısırlı muhalif Saad Eddin İbrahim de aynı şeyi söylüyor:

"Amerikan hükümetinin kendi geleneklerine ve prensiplerine sadık davranmasını ve Mısır halkını desteklemesini istiyoruz."

Obama yönetimi Mısır’da düzenli bir değişim sağlanması çağrısında bulundu, ancak doğrudan Mübarek’in çekilmesine değinmedi. Uzmanlar rejim değişikliğinin Amerika açısından risk oluşturduğu görüşünde. Bu uzmanlar, en büyük muhalefet grubu olan Müslüman Kardeşler’e dikkati çekiyor.

Beyaz Saray sözcüsü Robert Gibbs, Müslüman Kardeşler’in hükümete katılmasından kaygı duyduklarını açıkça söyledi: “Demokratik sürece katılmak, sadece demokrasinin kendilerini iktidara taşıyacak bir yol olarak kullanılması anlamına gelmiyor.”

Carnegie Uluslararası Barış Vakfı uzmanı Marina Ottaway, Amerika’nın korkması gereken bir şey olmadığını söylüyor:“Mısır’da İslamcıların kontrolu ele geçireceği bir senaryo göreceğimizi sanmıyorum.”

Uzmanlar Amerika’nın gelişmeleri fazlasıyla etkileyemeyeceğini de söylüyor. Marwan Muaşir eski Ürdün Dışişleri Bakanı: “Yıllarca gelişmeleri geriden izledikten sonra birkaç açıklama yaparak halkın sizi dinlemesini bekleyemezsiniz. Mısır halkının Amerika’nın ne dediğine baktığını hiç zannetmiyorum.”

Michele Dunn, Arap Reform Bülteni'nin editörü ve şunları söylüyor: "Amerika çok zor bir durumda. Gösterilerin hafiflemesi ve göstericilerin isteklerinden vazgeçmesi olası görünmüyor."

Bu yüzden Amerika Mısır tarihinin en büyük ayaklanması devam ederken politikalarını dikkatle değerlendirmesi gerekiyor, çünkü uzmanlara göre Washington'un önünde fazla bir seçenek bulunmuyor.



XS
SM
MD
LG