Erişilebilirlik

'Mısır'da Laiklik Yanlısı, Liberal Gençler Ön Planda'


'Mısır'da Laiklik Yanlısı, Liberal Gençler Ön Planda'

'Mısır'da Laiklik Yanlısı, Liberal Gençler Ön Planda'

Kahire Amerikan Üniversitesi öğretim üyesi Profesör Said Sadık, Mısır’daki ayaklanmanın başını laiklik yanlısı liberal gençlerin çektiğini söylüyor. Sadık, Mısır halkının sabrının taştığını, demokrasi hareketinin Tunus’taki ayaklanmadan ivme kazandığını belirtiyor.

“Son 30 yıl ve 30 yıl süreyle çözümlenmeyen sorunlar sonunda Mısırlıların sabrını taşırdı.” Çoğu yorumcu Mısır’daki ayaklanmayı bu ifadelerle değerlendiriyor. Kahire Amerikan Üniversitesi profesörü Said Sadık anlatıyor: “Başkan Mübarek son 30 yıldır Mısır’da iktidarda. Bu ülkenin çok sayıda kronik sorunu var. Ve verilen tüm sözlere rağmen bu sorunlar giderilmedi: Nüfus patlaması, yoksulluk, trafik, insan hakları ihlalleri gibi… Hükümetin de bu ekonomik ve sosyal sorunları çözmek için attığı tek adım güvenlik kurumlarını güçlendirmek oldu.”

Peki bu kadar ciddi sorunları olan bir ülkede halk tepkisini bu şekilde dile getirmek için neden 30 yıl bekledi? Ne değişti? Siyasal Sosyolog Sadık bilgi çağına, genç kuşaklara işaret ediyor: "Son 20 yıl için interneti etkili bir şekilde kullanabilen yeni bir kuşak gelişti. Bu genç kuşak mevcut siyasi oluşumlara itibar etmedi. Neticede internette siyasi oluşumların, sanal siyasal hareketlerin oluştuğunu gördük. Tunus’taki olaylar da Mısır’daki tepkiye ivme kazandırdı. Çünkü Arap ülkelerinde sistemi sandık yoluyla değiştirmenin yolu yok. Ya başkan ölüyor, ya darbe oluyor ama barışçı yollarla değişim sağlanamıyor."

Profesör Sadık, Mısır’da muhalefetin güçlenmesine izin verilmediğinin altını çiziyor. Muhalefeti değerlendiren Mısırlı akademisyen, Kahire sokaklarına taşan göstericilerin başını gençlerin çektiğini söylüyor: “Son 5 – 6 yıl içinde gelişen yeni siyasi protesto hareketinin başında gençler var. Hükümet, Müslüman Kardeşler gibi örgütleri batılıları korkutmak için kullanıyordu. Yani, ‘demokrasiye geçit verirseniz, köktendinciler gelir, Mısır İran’a döner’ diyorlardı. Oysa bu gerçekleri yansıtmıyor. Serbest bir seçim olsa Müslüman Kardeşlerin oy potansiyeli yüzde 15 – 20’dir. Yani bu tehdit konusunda bir abartma söz konusu. Muhammed el Baradey ise liberal, laiklik yanlısı bir siyasetçi. Uluslararası saygınlığını kullanmaya çalışıyor. Müslüman Kardeşler de bu hareketten yararlanmaya çalışıyor ama pek ilgileri yok. Mısır’da tanıklık ettiğimiz, demokratik laik bir gençlik hareketi…”

Sadık, mevcut rejimin iki dayanağının olduğunu söylüyor: uluslararası destek ve güvenlik güçlerinin etkisi: “Rejim, ‘benim alternatifim aşırı unsurlar olur’ diyerek uluslararası toplumun desteğini sağlamıştı. Rejimin ikinci dayanağı ordu ve güvenlik güçleridir. Güvenlik sistemi bozuluyor. Uluslararası topluma gelince, artık onlar da bu sistemin devam edemeyeceği görüşünde. Amerikalıların İran’da yaptıkları hatayı tekrarlayacağını – yani halkına karşı Şah’ı destekleyerek İran’da yaptıkları hatayı tekrarlayacağını sanmıyorum. Amerikalıların bu demokratik devrimden korkmalarına gerek yok. Hep demokrasiden söz ederler, değerlerinden söz ederler ama demokrasinin geldiğini görünce tedirgin olmaya başlarlar. Kimse Amerika’ya İsrail’e savaş açmaktan söz etmiyor. Böyle bir şey yok."

Profesör Sadık, Mübarek’in Irak’ın eski lideri Saddam Hüseyin’e iktidar koltuğu için kendi ülkeni yıkmamasını telkin ettiğini anlatıyor. “Keşke kendi telkinine kendi de uysa” diyor… Sadık, Mübarek’in mücadeleci bir siyasetçi olduğunu, ancak halkın artık onu istemediğini söylüyor: “Demokrasi istiyoruz. Yolsuzluklara son verilmesini istiyoruz. Sorumluluk sahibi bir hükümet, temsili bir parlamento istiyoruz. Bizim taleplerimiz bu…”

XS
SM
MD
LG