Erişilebilirlik

Merkel’in ‘Sadakat’ Açıklamasına Türkler Tepkili


Merkel dün bir gazeteye verdiği röportajda, ‘Almanya’da uzun süredir yaşamakta olan Türklerden ülkemize karşı büyük ölçüde bir sadakat geliştirmelerini bekliyoruz’ diyerek, bu sadakatın hayata geçmesi için devlet olarak Almanyalı Türklerin arzularına kulak kabarttıklarını ve Türkleri temsil eden kuruluşlarla sıkı irtibat içinde olmaya devam edeceğini açıklamıştı. Merkel ayrıca Türk kökenlileri Türkiye’deki politik tartışmaları Almanya’ya taşımamaları konusunda uyararak, ‘Fikir ve gösteri özgürlüğü, Almanya’da yaşayan herkes için geçerli, ancak herkes görüş farklılıklarını barışçıl bir yolla dile getirmeli’ diye konuştu.

‘3 milyon insan töhmet altında bırakılıyor’

Merkel’in Türk toplumuna yönelik eleştirel sözleri Alman basınındaki yorumlarda ülkedeki Türklerin Alman toplumuna uyum gösteremediklerinin işareti olarak tanımlanırken, Federal Hükümetin Göçmenlerden Sorumlu Devlet Bakanı Aydan Özoğuz kabine şefi Merkel’i eleştirdi. Özoğuz, Almanya’daki Türklerin ezici çoğunluğun kendini Almanya’nın bir parçası olarak algıladığını ve devlete güvendiğini savundu ve başbakanın sözleriyle 3 milyon insanı genelleştirerek, töhmet altında bıraktığını ifade etti.

‘Gereksiz yere toplum bölünüyor’

Yeşiller Partisi Parlamento Grup Başkanı Katrin Göring-Eckardt da, Merkel’in ‘gereksiz yere toplumu bölerek, dostlar ve düşmanlar diye bir ayrıma gittiğini’ öne sürerek, bu tutumun Almanya’da toplumsal barışa zarar verecek bir boyutu olduğunu söyledi. Türklere yönelik ‘Almanya’ya sadakat talebinin birkaç yıllık aralarla özellikle muhafazakar Alman siyasilerin gündemine geldiğini belirten Almanya Türk Toplumu Başkanı Gökay Sofuoğlu da Merkel’in sözlerini yanlış olarak tanımladı.

15 Temmuz darbe girişiminden sonra Köln’de gerçekleşen ve onbinlerce kişinin katıldığı darbe karşıtı miting Alman politikacılar arasında ülkedeki Türklerin sorgulanmasına yol açan bir süreç başlattı. Konuyla ilgili tartışmaları başlatan CDU’lu politikacı Jens Spahn, ‘Kimin kalbi Erdoğan için çarpıyorsa, en iyisi bunu Türkiye’de yapsın’ dedi ve Türklerden sadakatlerının hangi ülke için geçerli olduğuna karar vermelerini isteyerek, mitinge katılan ya da destek veren Türkleri adeta Türkiye’ye geri dönmeye davet etti. Son olarak da koalisyon ortağı Hristiyan Sosyal BirlikCSU Genel Sekreteri Andreas Scheuer, ‘Alman pasaportu, herkesin ikinci pasaport olarak alabileceği değersiz bir pasaport değil’ dedi. İstisnai durumlar için geçerli olan çifte vatandaşlığın Almanya’da normal bir hal almaya başladığını kaydeden Scheuer, yeniden tek vatandaşlığa dönülmesini talep etti.

Öte yandan son günlerde Almanya’da özellikle Türklere yönelik dini hizmetleri koordine eden en büyük kuruluş olan Diyanet İşleri Türk İslam Birliği DİTİP de eleştirilerin hedefi oldu. Basında çıkan yazılarda bu kurumun Türkiye’den yönlendirildiği ve AK Parti’nin çıkarlarına hizmet verdiği iddia edilirken, şimdiye dek Alman tarafıyla süren ortak çalışmaların durdurulması talebi dillendirildi. Almanya Türk Toplumu Başkanı Gökay Sofuoğlu, Türklere yönelik tartışmaların yıllar içinde elde edilen kazanımları sorgulanır hale soktuğu ve birçok konuda tekrar başa dönme riskini beraberinde getirdiği görüşünde.

Berlin’deki siyasi analistler Almanyalı Türklerin sadık kalması gereken ülke tartışmasına Merkel’in de dahil olmasını, konunun önümüzdeki aylarda gündemden inmeyeceği şeklinde okuyorlar ve özellikle çifte vatandaşlığın önümüzdeki Eylül ayında ve ardından gelecek yıl gerçekleşecek eyalet ve genel seçimlerde seçim kampanyası malzemesi olarak kullanacağından yola çıkıyorlar. 4 Eylül’de Merkel’in seçim bölgesi Mecklenburg Vorpommern eyaletinde başlayacak eyalet seçimleri 18 Eylül’de Berlin ve gelecek yıl Saarland, Schleswig Holstein ve Kuzey Ren Vestfalya ile devam edecek. 2017 sonbaharında ise genel seçimler yapılacak.

XS
SM
MD
LG