Erişilebilirlik

Merkel'in Geleceği Mülteci Politikasına Bağlı


Angela Merkel

Angela Merkel

Almanya işsizlik ve ihracat gibi ekonomik veriler açısından en parlak dönemlerinden birini yaşıyor. Euro Bölgesi'nin lokomotif ülkesinde istatistik rakamlarına göre geçen yıl iş sahibi insanların sayısı 43 milyon 418 binle son 25 yılın rekor seviyesine ulaştı. İşsizlerin sayısı ise ortalama 2 milyon 633 binle Almanya'nın birleşmesinden bu yana ölçülen en düşük seviyeye geriledi.

Bu pembe tablonun diğer yanında ise son altı aya damgasını vuran ve muhtemelen 2016’yı da belirleyecek olan mülteci politikaları var. Ülkede beş eyalet önümüzdeki aylarda parlamentolarını şekillendirmek için sandık başına gidecek. Uzmanlar eyalet seçimlerinin, 2017 genel seçimleri öncesi siyasi tabloyu ortaya koyacağı ve Başbakan Merkel için bir nevi test olacağı görüşünde.

Seçim maratonu yaklaşık iki ay sonra 13 Mart’ta Baden-Württemberg, Rheinland-Pfalz ve Saksonya-Anhalt eyaletlerinde yapılacak oylamlarla başlayacak. 18 Eylül’de ise Berlin ve Mecklenburg-Vorpommern sandığa gidecek. 2015 Eylül’ün ilk günlerinde Macaristan’da bekleyen onbinlerce mülteciye Almanya’nın kapıları açan ve gelen tüm eleştirelere rağmen şu ana kadar bu politikasından ‘Almanya bunu başarabilir’ diyerek vazgeçmeyen Merkel’in genel seçimlerden önce iktidarını kaybetmesi olasılığı bile gündemde.

Bunu belirleyecek parti mülteci ve İslam karşıtlığı ile bilinen Almanya için Alternatif AfD olacak. AfD’nin 13 Mart’daki seçimlerde alacağı oy oranı Merkel’in mülteci politikalarının seçmenden nasıl karşılık bulduğu olarak değerlendirilecek. Yapılan tahminler ve kamuoyu araştırmaları Merkel’in üzerindeki baskının bu tarihten sonra çok daha artacağını gösteriyor. İki yıl önce siyaset sahnesine giren AfD’nin Saksonya-Anhalt’de yüzde 15’e yakın oy alacağından yola çıkılıyor. CDU’nun geleneksel olarak çok güçlü olduğu Baden-Württemberg ve Rheinland-Pfalz’da Aralık ayında yapılan son kamuoyu yoklamaları sağ popülist AfD partisinin oy oranının yüzde 7 olduğundan yola çıkıyordu.

Ancak yılbaşı gecesi birçok kentte yaşanan ve Müslüman mültecilerin adının karıştığı cinsel saldırı ya da gasp olayları sonrasında AfD’nin oy oranının yüzde 10’u aşabileceği tahmin ediliyor. AfD’nin seçimlerde alacağı oy oranı eyaletlerdeki koalisyon olasılıklarını doğrudan etkileyecek. CDU ve sosyal demokrat SPD, AfD ile koalisyon yapmayacaklarını açıkladılar.

Ancak seçimler sonrası oluşacak siyasi havanın özellikle CDU’yu AfD ile koalisyona zorlayabileceği tahmin ediliyor. Seçmenin AfD’ye kayması telaşı yaşayan Baden-Württemberg CDU örgütünün, Merkel’in mülteci politikasının oy kaybını arttıracağı endişesi nedeniyle parti liderini mitinglere çağırmayı planlamaması dikkat çekiyor. AfD’nin eyalet seçimlerinde güçlenerek çıkması durumunda parti 2017 yılında yapılacak Federal Meclis seçimleri için de iddialı bir konuma gelecek.

Öte yandan sosyal demokrat SPD’de ise ‘başbakan adayı kim olacak’ tartışması ana gündem arasında yer alacak konu olacak. SPD kamuoyu yoklamalarında oylarını artırmaya başaramıyor. Yapılan tüm anketlerde partinin oyları yüzde 24 civarında gözüküyor. Aralık ayında yapılan kurultayda yüzde 74,3 gibi çok düşük bir oranla yeniden genel başkanlığa seçilen SPD Başkanı Sigmar Gabriel, bu sonucun gereği olarak başbakan adaylığı konusunda temkinli davranıyor. Koalisyonda Başbakan Yardımcılığı ve Ekonomi Bakanlığı yapan Sigmar Gabriel, geçen ekim ayında parti başkanı olarak Angela Merkel’e karşı başbakan adayı olma niyetini, ‘SPD beni aday gösterirse elbette federal başbakan olmak istiyorum, bu konuda bir tereddütüm yok’ sözleriyle açıklamıştı. Anketler, muhalefetteki Sol Parti ve Yeşiller’in 2013’e oranla 1 ila 2 puana kadar yükselişte olduğunu da gösteriyor.

XS
SM
MD
LG