Erişilebilirlik

Merkel'e Kızgın Olmayan Yok


Başbakan Angela Merkel Euro krizi çıktığından bu yana izlediği politikalarla AB'de borçlu durumda olan, hatta Yunanistan ve Güney Kıbrıs gibi iflasın eşiğine gelen ülkelerde çok sert bir şekilde eleştiriliyor.

Avrupa Birliği'ne en fazla mali katkıda bulunan Almanya, aynı zamanda musluğun başında da oturuyor ve krizden etkilenen ülkelere kendi koşullarını ve kemer sıkma politikalarını kabul ettiriyor.

Yunanistan’a ‚tasarruf yoksa yardım da yok’ diyen Merkel, son olarak Güney Kıbrıs’da mali zararı banka sektörüne ve teminatsız mevduat sahiplerine yansıtma konusundaki ısrarıyla başarılı oldu.

Ada halkının eleştiri oklarının hedefinde Alman Başbakanı var. Yapılan protestolarda Merkel Nazi üniformalı, Hitler bıyıklı olarak gösterilirken, Alman medyası Güney Kıbrıs’da tatil yapan Alman turistlerin durumdan çok tedirgin olduğunu bildiren haberler yayınlıyor.

Merkel’e tepki sadece borç batağındaki üye ülkelerle sınırlı değil. Alman kamuoyunda da sorunlu ülkelere sunulan mali yardımlar giderek artan bir şekilde rahatsızlık yaratıyor ve beraberinde tepkileri getiriyor.

Borç krizinin ve AB'ye olan güvenin genel olarak azalmasının Almanya'daki politik yansımalarıyla ilgili gündemi ‚Alternative für Deutschland’, yani ‚Almanya İçin Alternatif’ adlı, kuruluşunu 14 Nisan’da resmen açıklayacak yeni bir parti belirliyor.

Kurucuları arasında başta Deutsche Bank’dan olmak üzere eski banka yöneticileri, neo-liberal gazeteciler ve muhafazakar akademisyenlerin bulunduğu parti, federal hükümetinin Euro politikalarının başarısız olduğunu ve Almanya’yı da borç bataklığına götüreceğini öne sürüyor. Partinin arkasındaki beyin ismin ise Alman Sanayiciler Birliği'nin eski başkanı Hans-Olaf Henkel olduğu biliniyor. Almanya’nın en başarılı işadamları arasında yer alan Henkel, yıllardır ülkenin eski para birimi Deutsche Mark'dan ayrılmış olmasını büyük bir hata olarak tanımlıyor ve bunu Euro Bölgesi’ne dahil ülkelerde birbiri ardına gelen borç krizlerinin nedeni olarak tanımlıyor.

“Alternative für Deutschland” Almanya’nın Euro para biriminde kalması durumunda Alman vatandaşlarının yoksullaşacağını, istihdam piyasasında görünümün kötüleşeceğini ve refahın azalacağını da öne sürüyor. Geçmişte Merkel liderliğindeki Hrıstiyan Demokrat Birlik CDU’da görev alan aşırı muhafazakar çok sayıda isim, sağda yeni bir parti ihtiyacını uzun bir süredir dile getiriyor.

Müslüman göçmenlere yönelik ırkçılığa varan ve aynı zamanda Euro karşıtı görüşleri içeren kitapları nedeniyle istifa etmek zorunda kalan Merkez Bankası Yönetim Kurulu eski yöneticisi Thilo Sarrazin’in tezleriyle alevlenen bu tartışma, son günlerde CDU’nun yenilenebilir enerjiye verdiği öncelik ve eşcinsel çiftlere vergi ayrıcalığı kanıyan liberal tavrı nedeniyle yeni bir ivme kazandı.

Rosa Lüksemburg Vakfı sözcüsü Murat Çakır, sosyal sorunlar temelinde sağcı politikalar ve aynı zamanda İslam karşıtlığı yapan bir partinin siyasi arenada başarılı olabileceği görüşünde.

Almanya’da parlamento seçimleri 22 Eylül’de yapılacak.

XS
SM
MD
LG