Erişilebilirlik

Merkel Yine Casusluk Skandalı Kıskacında


Alman Dış İstihbarat Servisi BND’nin Amerikan Ulusal Güvenlik Kurumu NSA’e, Fransız ve Avusturya hükümetleri, AB Komisyonu'na ve ve EADS adlı silah şirketi, helikopter ve uçak parçaları üreten Eurocopter gibi birçok Avrupalı şirket hakkında yaptığı casusluk faaliyetlerinde bilgi toplamada yardımcı olduğu iddiaları Berlin gündemindeki yerini koruyor.

Konuyla ilgili kamuoyuna yansıyan yeni detaylar sonrasında olay siyasi kulislerde ‘son yılların en büyük skandalı’ olarak tanımlanmaya başlanırken, özellikle Başbakan Merkel’e yönelik eleştiriler gün geçtikçe büyüyor. NSA'in BND aracılığıyla Avrupalı siyasetçileri ve firmaları izlediğinden başbakanlığın ne zamandan beri haberi vardı sorusunun hala cevapsız kalmasına paralel, Süddeutsche gazetesinin yayınladığı 2013 yılında Merkel ile Başkan Obama arasındaki e-mail görüşmelerinin ayrıntıları konuya yeni bir boyut getirdi.

Gazetedeki iddiaya göre, CIA’in eski sistem analisti Edward Snowden’ın ifşa ettiği belgelerle NSA’nın Almanya’da özel mailleri ve telefon görüşmelerini dinlediğinin ortaya çıktığı o dönemde, Merkel’in açıkladığının aksine Beyaz Saray ABD ile Almanya arasında casusluk faaliyetlerini sonlandırılmasını amaçlayan ‘No-Spy’ anlaşması önermedi. Merkel, Federal Parlamento seçimleri öncesinde, 'Karşılıklı gözetlememe anlaşması' olarak da bilinen ‘No-Spy’ın Washington tarafından arzulandığını ve BND ile NSA temsilcileri arasında anlaşmanın yaşama geçirilmesi için görüşmelerin yapıldığını açıklamıştı. Süddeutsche gazetesinin iddialarının doğru çıkması durumunda, Merkel’in ‘yalan söylediği’ şeklinde suçlamalarla karşı kalacağı, itibar ve inanırlığına gölge düşeceği belirtiliyor.

Merkel’in konuyla ilgili ‘o dönemde kendi bilgi ve inançlarım kapsamında en iyisini yaptım’ şeklindeki açıklaması medyada ‘yetersiz’ olarak yorumlanırken, gelişmeler koalisyon ortakları arasında da sorun yaratmaya başladı ve çatlağa sebep oldu. Merkel’in koalisyon ortağı SPD’nin Genel Başkanı ve Başbakan Yardımcısı Gabriel, yaşananlarla bağlantılı sorumluluğu Merkel’e yükledi. Gabriel, ‘Başbakana BND’nin NSA’ya casusluk konusunda yardımı oldu mu’ diye iki kez sordum. İkisinde de ‘Hayır’ cevabı aldım. Bu doğru çıkmazsa, devlet işlerinde bu ciddi bir güven kaybı anlamına gelir’ şeklinde bir açıklama yaptı.

Muhaleffeteki Sol Parti ve Yeşiller ise olayın casusluk, hatta ‘vatana ihanet’ olarak yorumlanabileceğini ve ceza yasasının devreye girmesi gerektiğini savunuyor. Muhalefetten Merkel’in istifası yönünde bir talep henüz yok. Ancak Alman Başbakanı göreve geldiğin 2005 yılından bugüne belki de en zor günlerini geçiriyor. Son olarak Federal Meclis’in NSA Araştırma Komisyonu’nun, BND’nin NSA’ya casusluk faaliyetlerinde bilgi verdiği isimlerin listesini istemesi, Merkel’i daha da zora soktu. Söz konusu listenin açıklanması NSA’in hangi kavramlara göre casusluk faaliyetleri yaptığının deşifre olması anlamına gelebileceğinden, Merkel’in Amerika ile olan işbirliğinin zarar görmemesi için listenin yayınlanmasına karşı tavır koyması bekleniyor. Nitekim Merkel, listenin açıklanmasına Amerika ile yapılacak görüşmeler sonrasında karar verilebileceğini ifade etti.

Muhalefet partileri listenin açıklanmasını Federal Anayasa Mahkemesi’ne taşıyacaklarını açıkladılar. NSA’nın BND’nin desteği ile Alman istihbarat sisteminde 40 bine yakın kavram ve kelime ile arama yaptığı iddia ediliyor. Merkel’in önümüzdeki günlerde nasıl bir yol izleyeceği merak edilirken, başbakanın kamuoyundaki imajını da olumsuz etkilenmiş görünüyor. Anketlere göre kamuoyunun yüzde 62’si, casusluk skandalıyla Merkel’in inandırıcılığının tehlikeye girdiğini düşünüyor.

XS
SM
MD
LG