Erişilebilirlik

Merkel: Önce İngiltere 50. Maddeyi Devreye Soksun


Almanya Başbakanı Angela Merkel başkent Berlin'de AB Konseyi Başkanı Donald Tusk, Fransa Cumhurbaşkanı Francois Hollande ve İtalya Başbakanı Matteo Renzi ile bir araya geldi. Liderler Salı günü Brüksel'de düzenlenecek AB liderler zirvesi öncesinde, İngitere’deki referandumun ardından nasıl bir tutum izleneceği konusunda ortak bir strateji belirlemeye çalıştı.

Zirve sonrasında basına bir açıklama yapan Merkel, İngiliz hükümetinin AB'den çıkış için gerekli 50. maddeyi devreye sokmadan, yani resmi bir niyet beyanı olmadan gayri resmi ve resmi müzakerelere başlanmaması konusunda hemfikir olduklarını duyurdu.

Üyelikten çıkış sürecinin uzatılmamasını arzuladıklarını belirten Merkel, aynı zamanda bundan sonraki adımın Londra’dan gelmesi gerektiğini ve zaman baskısı yapılmayacağını belirtti. Çıkış sürecinin sürüncemede bırakılmamasını isteyen Merkel, aksi takdirde hem AB hem de İngiltere ekonomisinin zarar göreceğini vurguladı. İngiltere’nin ayrılması sonrasında geriye kalan diğer 27 üye ülkenin AB’ye yeni bir ivme ve bakış açısı kazandırması gerektiğini savunan Merkel, birliğin bütünleşmenin güçlenmesi için terörizme karşı mücadele, dış sınırların güvenliği, ortak mülteci politikası ve gençlere iş imkanları yaratılmasına odaklanılması gibi projelerin gerektiğinin altını çizdi.

Basın toplantısına katılan Hollande ve Renzi’nin İngiltere’nin bir an önce AB’den çıkışı konusunda israrcı oldukları dikkat çekerken, her iki lider Brexit sonrası AB’nin kendi geleceğine yönelik yeni bir strateji geliştirme şansına sahip olduğunu vurguladılar.

Merkel ile AB’nin diğer ülkeleri arasında ayrılık sürecinin nasıl belirleneceği ve hangi zaman sınırının öngörüldüğü konusundaki görüş ayrılığının şimdilik aşılamadığı anlaşılırken, Alman hükümetinde de bu konuda fikir ayrılığı gözlemleniyor. Koalisyon ortağı SPD’nin Genel Başkanı ve Başbakan Yardımcısı Sigmar Gabriel ve Dışişleri Bakanı Frank Walter Steinmeier, ayrılma süreciyle ilgili müzakerelerin derhal başlamasından yanalar. Sosyal demokrat politikacılar, ayrılma sürecinin uzamasının AB’ye daha fazla zarar vereceğini ve domino etkisi yaratarak, başka ülkelerde de üyelik konusunda referanduma gidilmesine yol açabileceğini düşünüyorlar.

Berlin’de üzerinde en çok konuşulan konuların başında, Merkel’in neden hem diğer AB liderlerine hem de koalisyon ortağı SPD’ye karşı bir tavır aldığı sorusu geliyor. Siyasi analistler, Başbakan Merkel’in AB içinde sahip olduğu ve esasında herkes tarafından bilinen gücüne rağmen, dengelere önem verdiğini ve Brexit sonrası şimdiye dek üzerinde titizlikle durduğu denge politikalarının alt üst olabileceğinden korktuğunu belirtiyorlar.

Alman başbakanın, Brexit sonrası güç dengelerinin Almanya’nın lehine dönüşecek olmasından mutlu olmadığı ve İngiltere'siz bir AB’nin Berlin’e yeni ve ağır mali külfetlere yol açacağını düşündüğü tahmin ediliyor. Almanya, İngitere’nin AB’den çıkması ile AB bütçesine daha fazla mali aktarım yapmak zorunda da kalacak. Gelecek yıl Almanya’da genel seçimler olduğunu hatırlatan yorumcular, Merkel’in Alman sanayi çevrelerinin ekonomik endişelerini paylaştığını ve Brexit’in Alman ekonomisinin yüzde 3 küçülmesine yol açacağından yola çıktığını vurguluyorlar.

XS
SM
MD
LG