Erişilebilirlik

Hıristiyan Demokrat Birlik Partisi’nin (CDU) Essen’de başlayan kurultayında Başbakan Angela Merkel, dokuzuncu kez genel başkanlığa seçildi. 2 yıl önce yapılan parti kongresinde oyların yüzde 97’sini alan Merkel bu kez yüzde 89,5 oy alabildi. Bundan tam 17 yıl önce CDU Genel Başkanlığı’na gelen Merkel’in, parti başkanlığına en az yüzde 90 oyla seçilerek, parti içindeki olası bir muhalefetin önünü kesmeyi hedeflediği tahmin ediliyordu. 11 yıldır başbakanlık görevini de yürüten ve 2017 federal seçimlerinde dördüncü defa başbakan adayı olan Merkel’in bugün aldığı düşük oy oranı, mülteci krizi sonrası parti içinden gelen eleştirilerle ilişiklendirildi.

Merkel’in konuşmasından satırbaşları

Merkel seçim öncesi yaptığı ve 80 dakika süren konuşmasında 2015 yaz sonunda yaşanan mülteci akımı ile ilgili durumu ‘tarihi bir insanlık dramı’ olarak tanımladı ve o dönemde Almanya’nın kapılarını açarak siyasi olarak doğru tavır koyduğunu, ancak bundan sonrası için benzer bir durumun tekrarlanmamasını hedeflediğini açıkladı. Mülteci akınının önüne geçilmesinde Türkiye ile AB arasındaki anlaşmanın tartışmasız belirleyici olduğunu savunan Merkel, “Anlaşma sayesinde her gün onlarca insanın canının kurtulduğunu unutmayın“ dedi ve anlaşmanın benzerinin Kuzey Afrika ülkeleri ile de imzalanması icin çaba göstereceğini bildirdi. Savaş ve şiddeten kaçan onbinlerce insanın Almanya’ya sığınmasını ve burada güvenli bir ortamda yeni bir yaşama baslayabilmelerinin gurur duyulması gereken bir durum olarak tanımlayan Başbakan, konuşmasında Suriye’deki içsavaşa da uzun bir yer ayırdı. “Halep’e yardım koridoru açmayı başaramamız utanç vericidir“ diyen Merkel, kamuoyunun bu konudaki sessizliğini de eleştirerek, “Serbest ticaret anlaşması TTIP konusunda yüz binler sokağa dökülüyor, ancak Suriye bu etkiyi oluşturmuyorsa doğru olmayan birşeyler var“ şeklinde görüş belirtti. Dünyanın ve özellikle Avrupa ülkelerinin asimetrik terör tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu ve ülkelerin bununla birlikte mücadele etmek zorunda kaldığını savunan Merkel, Rusya’nın Suriye Devlet Başkanı Esat’a verdiği desteği de sert sözlerle eleştirdi. Ükede yaşayan göçmenlere seslenen Almaya Başbakanı, uyuma alternatif olmadığını savunarak, anayasanın herkes için geçerli olduğunu ve ülkede yaşayan herkes tarafından da koşulsuz kabul edilmesi gerektiğini açıkladı. Merkel “Hukukumuz şeriattan üstündür“ diyerek, burka ve peçe usulü örtünmeye karşı olduğunu ve yasaklanması gerektiğini söyledi.

İslam ve mültecilerle ilgili pasajlar dikkat çekiyor

Kurultay için 2017 seçimleri öncesinde hazırlanan seçim önergesinde en çok tartışılan konuların başında, mülteciler ve İslam’la ilgili pasajlar geliyor. Önergede mülteci akınına ve Başbakan Merkel’in sınırları açmasına atfen “Geçen yıl yaşanan mülteci akını ve buna verilen tepki bir daha tekrar edilmemeli“ deniliyor ve Almanya sınırında transit bölgelerin oluşturulması isteniyor. Buna göre iltica başvurları reddedilen mültecilerin islemleri sınırlarda kurulacak kamplarda hızla yazılarak, sınırdışı edilebilecek. Önergede Akdeniz’de kaçak mülteci taşıyan gemilerin İtalya’ya varmadan durdurulması halinde, mültecilerin Kuzey Afrika ülkelerine geri gönderilmeleri de isteniyor. Önergede Almanya’da dinlerle bağlantılı inanç özgürlüğü vurgulanırken, kadınları tümüyle kapatan burkanın ve ayrıca çocuk evliliklerin de yasaklanması isteniyor. Tartışılan bir diğer önergede Milli Görüş ve benzeri İslamcı örgüt ve siyasi oluşumlara üye olanların CDU’ya üye olmalarının engellenmesi teklifi.

‘Öncü Kültür’ yeniden gündemde

Bu arada Almanya’da 1990’lı yılların sonunda büyük tartışmalara yol açan ve özellikle Türklerle Alman toplumunun arasını açan ‘öncü kültür’ kavramı CDU kurultayında oylanacak seçim bildirisinde yeniden yer alacak. Almanya’da yaşayan göçmenlerin Alman kültürünü benimsemeleri gerektiği tartışması konusu ilk kez gündeme geldiği dönemde çok sert tepkilere yol açmıştı. Çok kültürlü toplum yerine öncü kültür önerisinin uyumu değil, asimilasyonu hedeflediği, bunun özellikle Müslüman göçmenleri toplumdan uzaklaştıracağı uyarıları yapılmıştı. Siyasi yorumcular geçen yılki mülteci akını ve yabancı karşıtı Almanya için Alternatif Partisi AfD’nin güçlenmesi sonrasında CDU’nun öncü kültür kavramını yeniden gündeme getirdiğini belirtiyorlar. CDU kurultayında oylanacak önergeye göre öncü kültür, Almanların kültürel değerlerine saygının yanısıra, insan onuruna, demokratik hukuk devletine, sosyal pazar ekonomisine, AB üyeliğine ve İsrail’in varlığına saygı olarak tarif ediliyor.

CDU yükselişte

CDU kurultayında, genel başkanlık yarışının dışında 19 kişilik parti yönetim kurulu ve 62 kişilik parti meclisi de iki yıllık bir süre için yeniden belirlenecek. Öte yandan kamuoyu anketlerine göre CDU yükselişte. CDU yüzde 32,5 oy oranına ulaşırken altı aydır en yüksek desteği yakalamış oldu. Yeşiller ve Sol Partiyi geride bırakarak Alman siyasetinde üçüncü parti konumuna gelen ırkçı AfD yüzde 13,5, Sol Parti yüzde 11,5, Yeşiller yüzde 10 ve liberal FDP ise yüzde 5,5 oy oranı sahip. Almanların yarısından fazlası Merkel’in 4.kez başbakan olmasını arzuluyor. Merkel’in yeniden başbakan olmasını isteyenlerin oranı yüzde 55 düzeyinde. Almanların yüzde 39’u Merkel’i yeniden başbakan olarak görmek istemezken, CDU seçmenlerinin yüzde 92’si Merkel’i 2017 sonrasında da başbakanlık koltuğunda görmek istiyor.

XS
SM
MD
LG