Erişilebilirlik

Mehmet Şimşek Mali Piyasalarda İstikrarı Koruyacak mı?


Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek

Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek

Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun görevden ayrılmasıyla birlikte çalkantı yaşayan mali piyasalar, yeni hükümetin açıklanmasıyla durulmaya başladı. Ancak ekonomiye hakim olan iyimser hava, kısa vadeli olabilir.

Mali piyasalar, başbakan yardımcılığı görevine Mehmet Şimşek’in getirilmesiyle toparlanmaya başladı.

Eski uluslararası bankacı Mehmet Şimşek’e yeni kabinede görev verilmesi, Ahmet Davutoğlu’nun istifasından sonra çalkantılı bir döneme giren ekonominin verdiği kayıpların bir kısmının geri kazanılmasını sağladı.

Finansbank’tan iktisatçı İnan Demir’e göre Cumhurbaşkanı Erdoğan, Şimşek’in yeni hükümette yer almasını uluslararası pazarlara yönelik olumlu bir jest olarak görüyor.

Demir, ”Mehmet Şimşek’in kabinede olması en azından uluslararası pazarları memnun etme girişimi olarak algılanabilir. Ancak Mehmet Şimşek’in büyük etki yaratacağını, yeterli manevra alanına sahip olacağını sanmıyorum” diye konuşuyor.

Şimşek, Türkiye’nin mali piyasalarını yönetme rolünü kaybetmiş görünüyor. Mali krizden sonra Dünya Bankası ve Uluslararası Para Fonu IMF’yle işbirliği içinde getirilen sıkı mali denetimlerin geleceğinin ne olacağı ise ayrı bir kaygı kaynağı.

Mali danışmanlık firması Global Source Partners’dan siyasi danışman Atilla Yeşilada, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ekonomi politikalarında dizginleri elinde tutmasının sorunları daha da derinleştireceği görüşünde:

”Erdoğan şimdiden mali politikalara damgasını vurmaya başladı. Cumhurbaşkanı etkisini gösteriyor ve politikaları şekillendiriyor. Düşük faiz oranlarının daha da düşürülmesini isteyen Erdoğan, ülkeyi yönetmeye devam ettikçe mega projelerin çoğaldığını göreceğiz.”

Uzmanlar, faiz oranlarının düşürülmesinin Türk lirasını tehdit edeceği uyarısında bulunuyor. Türkiye, dış ticaret açığını kapatmak için yabancı sermayeyi çekmeye çalışıyor.

Hükümet ayrıca dünyanın en büyük havalimanı, dünyanın ikinci uzun asma köprüsü gibi mega projelerin finansmanı için yabancı sermayeye muhtaç.

Erdoğan’ın başkanlık sistemine geçilip geçilmeyeceğini belirleyecek referandumdan önce ekonomiyi körüklemek için yeni mega projeler ortaya atması bekleniyor.

İnan Demir’e göre Erdoğan’ın bu planlarının geleceği, Amerika Merkez Bankası’nın faiz oranlarını yükseltip yükseltmeyeceğine bağlı. Demir bu konuda şunları söylüyor:

”Ucuz para, Türk ekonomisi için son derece önemli bir etken. Ülkede ekonominin lokomotifi olmayan bölgelerdeki karmaşa ve siyasi belirsizliklerin üzerini örtebilen bir faktör. Ancak eğer Amerikan Merkez Bankası faizleri yükseltirse Türkiye, en ciddi kemer sıkma politikalarıyla bile toparlanmakta güçlük çeker. Ekonomi tarihinde Türkiye gibi büyük cari açığı olan ve inşaat gibi sektörleri ayakta tutmak için yabancı sermayeye güvenen birçok ülke var. Bu politikalar sonsuza dek sürdürülemez.”

Kimi iktisatçılara göre Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın mega projelerinin maliyeti 50 milyar doları aşabilir.

XS
SM
MD
LG