Erişilebilirlik

Megakentlerde Karbon Projesi

  • Elizabeth Lee

Bilimadamları yıllardır hava kalitesini ölçüp kirliliğin insan sağlığı üzerindeki etkilerini inceliyor. Araştırmalar şimdi de iklim değişikliğine yol açan gazların ölçümü için yeni yöntemler üzerinde yoğunlaşıyor. ‘Megakentler Karbon Projesi’ adlı çalışmaya, Amerika’nın en büyük kentlerinden biri olan Los Angeles da katılıyor.

18 milyonluk nüfusuyla Los Angeles sadece sinema sektörünün merkezi Hollywood nedeniyle değil, aynı zamanda havayı kaplayan duman tabakasıyla da ünlü bir megakent.

Hava kirliliğinin nedenleri arasında karbondioksit ve metan gibi gazlar var. Uzay ve Havacılık Dairesi NASA laboratuvarından Riley Duren, bu gazların sadece kent üzerinde kalmadığını söylüyor: “Bu gazların karışması birkaç hafta, hatta birkaç ay sürüyor ve hepsi atmosferde birikiyor. Bu da sadece üzerinde oluştukları kenti değil, her yeri etkiliyor.”

Duren, Los Angeles’ın yanısıra Paris’in de projeye dahil olduğunu söylüyor. Megakentler Karbon Projesi’nin hedefi, bu gazları ve uzun dönemde verdikleri zararı izleyerek, bunları azaltacak çevre politikaları geliştirmek.

Güney California’da çatılara ve anten kulelerinin tepelerine 16 son derece hassas ölçüm cihazı yerleştirildi.

Bu cihazlar havadaki maddeleri sürekli toplayıp analiz ediyor.

Bilimadamları ayrıca hava kirliliğini ölçmek için uzak bölgelere yerleştirilen hassas cihazlar kullanıyor. Uçaklara ve dünya yörüngesindeki uydulara ölçüm aletleri yerleştiriliyor. Bunda da amaç, atmosferdeki karbondioksit ve metan gazı oranını belirlemek.

Hassas cihazlardan biri de Albert Einstein’la Edwin Hubble’ın bir zamanlar gökyüzünü incelemek için çıktığı Wilson Tepesi üzerinde.

NASA uzmanı Stan Sander, bu hassas cihazın Los Angeles yöresindeki havanın kalitesini ölçtüğünü söylüyor: “Wilson Tepesi’ndeki ölçüm sayesinde başka kentlerde de havadaki zehirli gaz oranının en iyi nasıl belirlenebileceğini gösteren bir yöntem belirlemeye çalışıyoruz.”

NASA uzmanı Riley Duren’e göre, havadaki zehirli gaz oranını belirlemek çok acil bir iş.

Dünyadaki 40 büyük kent, Çin ve Amerika’dan sonra en yüksek oranda karbondioksit salıyor.

Gelişmiş ülkelerse salım oranlarını azaltmaya çalışıyor.

Riley Duren, “Özellikle Güney Amerika, Afrika ve Asya’da giderek büyüyen şehirlerde hızlı kentleşme ve ekonomik büyüme sonucu, hava kirliliğinin arttığını görüyoruz,” diyor.

Duren, hızla büyüyen kentlerin çoğunun bu yüzden iklim değişikliği riskiyle karşı karşıya olduğunu söylüyor.
XS
SM
MD
LG