Erişilebilirlik

Meclis'te Yemin Töreninde Neler Yaşandı?


Abdullah Öcalan'ın yeğeni Dilek Öcalan Meclis Geçici Başkanı Deniz Baykal'ın yanında milletvekili yemini ederken

Abdullah Öcalan'ın yeğeni Dilek Öcalan Meclis Geçici Başkanı Deniz Baykal'ın yanında milletvekili yemini ederken

TBMM'de 25.Dönem'in resmen başlandığı yemin töreni gününde birbirinden renkli dakikalar yaşanırken, HDP Grubu'nun 'Türklük' vurgusu nedeniyle rahatsız olduğu yemin metnini en kısa sürede anayasada değiştirme yaklaşımı güne damgasını vurdu.

Meclis'te saat 15.00'te başlayan yemin töreni maratonunda kulislerde, heyecanlı ailelerin bekleyişlerinin yanı sıra her köşede konuşmalarda olası hükümet senaryoları konuşuldu. Ancak liderler, TBMM Başkanı seçimi veya koalisyon üzerine basın mensuplarına yorumda bulunmaktan kaçındı.

Baykal: ‘Türkçesi sıkıntılı o yemini çok rahat ve güzel bir şekilde okudular’

Saat 20.15’te verdiği bir saatlik yemek molası dışında yemin töreni maratonunu aralıksız yöneten Meclis Geçici Başkanı Deniz Baykal ise, bugün saat 00.45’te töreni bitiminde Amerika’nın Sesi’nin sorularını yanıtladı.

Tören sürecini değerlendiren Baykal, “Eskiden yemin konusunda bazı sıkıntılar, sorunlar çıkardı. Herhangi bir sorun çıkmadı. Daha uyumlu, daha işbirliğine açık bir anlayış içerisinde çalışacağımız izlenimini aldım. Yemin töreni belli amaçlarla değerlendirmeye yönelik bir arayış olmadı. Türkiye’de milletvekilleri, o karmaşık, Türkçesi sıkıntılı o yemini çok rahat ve güzel bir şekilde okudular. Bu benim dikkatimi çekti. Bundan önceki yemin törenlerine göre, bu defa rahat şekilde ettiklerini gördüm” dedi.

1961 Anayasası’ndaki yemin metniyle de vekil olmuş bir isim olan Baykal, “Yemin metinlerini kıyaslamayalım. O anayasa problemi. Ama bu yeminin Türkçesi’nin çok akıcı olmadığı, okunması kolay olmayan karmaşık bir cümle yapısı olan bir yemin olduğu ortada. Sorun çıkardı, söylemezdi. Şimdi rahat şekilde bu söylendi” diye konuştu.

İlk dakikalarda yaşadığı dil sürçmesini de anımsattığımız Baykal, “Salondaki tepkiden fark ettim. Salondaki tebessümler hemen beni uyardı. Tabii yıllarca hep Meclis Başkanı lafına alışmamışım. Başka bir ifadeye alışmışım” yorumunda bulundu.

Açış konuşmasındaki uzlaşma çağrısıyla ilgili “Mesajınız algılandı mı?” diye sorduğumuz Baykal, “Sanıyorum. Her siyasi görüşten arkadaşlarımdan kutlamalar aldım. Önemli bir konuşma olduğunu söylediler. Parlamentonun şartları birbirimizi anlamaya ve uyum içinde çalışmaya götürüyor. Bu tabloyu işletmemiz gerekiyor” açıklaması yaptı.

Baykal, sonrasında TBMM Başkanlığı içinse yorum yapmaktan kaçınırken, salondan yemek molası dışında ayrılmadığını anımsattı.

HDP’li Filiz Kerestecioğlu yakasına feminizm simgesi rozetle yemin etti.

HDP’li Filiz Kerestecioğlu yakasına feminizm simgesi rozetle yemin etti.

Gözler HDP'deydi ama sıkıntı olmadı

Meclis'te 6 Kasım 1991'teki törende Leyla Zana'nın Türkçe yemininin ardından Kürtçe olarak, "Bu yemini Türk ve Kürt halklarının kardeşliği adına ediyorum" ifadesini kullanması krize neden olmuştu. Zana, yeniden Türkçe yemin etmiş ancak 'Türk milleti' yerine 'Türkiye milleti' ifadesini kullanmıştı.

24. Dönem başlangıcında ise, tutuklu milletvekilleri ile Hatip Dicle'nin vekilliğini düşürme kararı verilmesi ikinci yemin krizine neden olmuştu. O dönem CHP'den en yaşlı üye sıfatıyla Geçici Meclis Başkanlığı'nı üstlenmiş Oktay Ekşi dışında CHP'liler ile BDP-Bağımsız'lar, yemin törenini protesto etmişti. Sonrasında CHP'liler, 11 Temmuz 2011'de ''Egemenlik Milletin'' yazılı kokartlar takarak yemin ettiler. BDP'liler ise 1 Ekim 2011'de yemin etti. Ancak bu sefer yemin töreni maratonunda HDP cephesinden kaynaklı herhangi bir sıkıntı yaşanmadı.

Feleknas Uca

Feleknas Uca

Türkçe telaffuzda zorlandığını belirten Feleknas Uca da, yemin metnini okudu.

AKP’li Efkan Ala’nın yemininde kısa süreli gerginlik yaşandı. Geçmişte mevcut anayasayı tanımadığını ifade eden Ala’nın yemini sırasında, CHP’lilerden protesto oldu. Ala yemini yenilemek durumunda kaldı. Ayrıca AKP’li Osman Can da, ‘and içerim’ yerine ‘yemin ederim’ dediği için tekrar yemin etti.

HDP anayasada değiştirecek

Bu arada HDP cephesi, yemin metnindeki “Türklük” vurgusu nedeniyle değiştirilmesi gerektiği görüşünde. HDP'nin Ermeni kökenli İstanbul Milletvekili Garo Paylan, bu yöndeki görüşünü Twitter'dan da paylaştı. Paylan, “Anayasayı ve bu anayasanın parçası olan andı, demokratik ölçülere göre değiştirmek için milletvekili oldum. Umarım bu meclisle başarırız” dedi.

Geçmişte yemin böyle değildi

Günün tartışılan yemin metni ise, 12 Eylül 1980 darbesi ürünü 1982 anayasasında bu şeklini aldı. Bugünkü yemin metni şöyle: ''Devletin varlığı ve bağımsızlığını, vatanın ve milletin bölünmez bütünlüğünü, milletin kayıtsız ve şartsız egemenliğini koruyacağıma; hukukun üstünlüğüne, demokratik ve laik cumhuriyete ve Atatürk ilke ve inkılaplarına bağlı kalacağıma; toplumun huzur ve refahı, milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde herkesin insan haklarından ve temel hürriyetlerden yararlanması ülküsünden ve Anayasa'ya sadakatten ayrılmayacağıma; büyük Türk milleti önünde namusum ve şerefim üzerine ant içerim.''

Kulislerde aileler heyecanlı iken günün en minik ziyaretçilerinden birisi CHP’li Tuncay Özkan’ın minik bebeği Güneş oldu.

Kulislerde aileler heyecanlı iken günün en minik ziyaretçilerinden birisi CHP’li Tuncay Özkan’ın minik bebeği Güneş oldu.

1924 Anayasası'nda ise şöyleydi: "Vatan ve Milletin saadet ve selâmetine ve milletin bilâ kaydü şart hâkimiyetine mugayir bir gaye takip etmiyeceğime ve Cumhuriyet esaslarına sadakattan ayrılmayacağıma vallahi."

Anayasada 1928'te yapılan değişiklikle yemin metni şöyle oldu: "Vatan ve milletin saadet ve selâmetine ve milletin bilâ kaydüşart hâkimiyetine mugayir bir gaye takip etmiyeceğime ve cumhuriyet esaslarına sadakattan ayrılmıyacağıma namusum üzerine söz veririm."

1961 Anayasasında ise metin şu şekilde düzenlemişti: "Devletin bağımsızlığını, vatanın ve milletin bütünlüğünü koruyacağıma; Milletin kayıtsız şartsız egemenliğine, demokratik ve lâik Cumhuriyet ilkelerine bağlı kalacağıma ve halkın mutluluğu için çalışacağıma namusum üzerine söz veririm."

CHP'liler sol yumruk kaldırdı

Günün eylemci vekilleri ise CHP'liler idi. CHP'den Gamze Akkuş İlgezdi, Hilmi Yarayıcı ve Ali Haydar Hakverdi, sol yumruklarını kaldırarak yemin ettiler. Hakverdi, Meclis’teki odasından Youtube aracılığıyla paylaştığı kısa videoda mücadele sözü verdi.

Gamze Akkuş İlgezdi

Gamze Akkuş İlgezdi

Meclis'teki tören dakika dakika, sosyal paylaşım Twitter'dan da birbirinden farklı yorumlarla paylaşıldı.

Kulislerde aileler heyecanlı iken günün en minik ziyaretçilerinden birisi CHP’li Tuncay Özkan’ın minik bebeği Güneş oldu.

HDP’den Beyza Üstün, yakasına Gezi’de ve kadın cinayetlerinde kaybedilenler anısına kırmızı karanfil ve siyah kurdele takmıştı. Ezidi kökenli ilk kadın vekil Feleknas Uca da, Ezidiler için kutsal olan ‘Melek Tavus’ rozetiyle kürsüdeydi. HDP’li Filiz Kerestecioğlu ise, yakasına feminizm simgesi rozetle yemin etti.

21 başörtülü vekil yemin etti

Ayrıca geçtiğimiz dönem, kamuda başörtüsü yasağına son verilmesi ardından 4 AKP’li kadın vekil TBMM Genel Kurulu’na başörtüsüyle gelmişti. Bu sefer TBMM’de 21 başörtülü vekil vardı. 1999’da Fazilet Partisi’nden vekil seçilen Merve Kavakçı’nın yemini, başörtüsü nedeniyle engellenmişti. O dönem MHP’den seçilen Nesrin Ünal ise peruk ile toplantıya katılmıştı. Bugün ise Kavakçı’nın kardeşi, AKP İstanbul Milletvekili Ravza Kavakçı Kan kürsüde yemin etti. Öncesinde Kan, ablası Merve Kavakçı’nın 1999’da kriz yaşanan gün taktığı başörtüsünü taktığını açıkladı.

HDP’den seçilen Hüda Kaya ise 28 Şubat döneminde başörtüsü nedeniyle 20 ay cezaevinde kalmıştı. Kaya, bugün başörtüsüyle vekil yemini etti.

Bass: ‘Koalisyon demokrasinin sağlıklı göstergesi’

ABD'nin Ankara Büyükelçisi John Bass da, töreni kordiplomat locasından izleyenler arasındaydı. Törene ilişkin düşüncelerini Amerika'nın Sesi'ne aktaran Bass, yeni Meclis'teki tabloyu şöyle değerlendirdi: “Burada olmaktan çok memnunum. Yeni parlamentoyu görmekten çok memnunum. Türk milletinin iradesinin Meclis’teki bu törendeki yansımasını görmekten dolayı da memnunum. Türkiye'de yeni Hükümet'in kurulmasını ve onlarla çalışmayı dört gözle bekliyorum. Her ülkenin kendi geleneği ve yaklaşımı vardır. Asıl hoşuma giden şey, bütün politik partilerin burada yan yana durup, olası koalisyon seçenekleri araması, demokrasinin sağlıklı bir göstergesidir.”

Amerika’nın Sesi muhabirinin sorularını yanıtlayan Bass, Suriye sınırındaki mülteci kriziyle ilgili de şu değerlendirmede bulundu: “Sınırdaki durumu yakından izliyoruz. Türk millet ve hükümeti, sığınmacılara cömert ev sahipliğini takdir ediyoruz. Sığınmacılar ne zaman kendileri için güvenli hissedecekleri en yakın zamanda evlerine dönebilmesinin yollarını arıyoruz. Sınırın öteki tarafındaki insanların bu güvenli dönüş koşullarını yaratmasını da bekliyoruz.”

XS
SM
MD
LG