Erişilebilirlik

Marilyn Monroe Bu Kez Bir İlk Aşk Olarak Beyaz Perdede

  • Penelope Poulou

Marilyn Monroe Bu Kez Bir İlk Aşk Olarak Beyaz Perdede

Marilyn Monroe Bu Kez Bir İlk Aşk Olarak Beyaz Perdede

Simon Curtis’in yönettiği ‘My Week with Marilyn’ ‘Marilyn’le Bir Hafta’ adlı film, genç sinema asistanı Colin Clark ve film yıldızı Marilyn Monroe arasında, yıldızın yedi hafta boyunca ‘The Prince and the Showgirl’ filminin çekimleri için Londra’da bulunduğu sırada gelişen romantik ilişkiyi konu alıyor. Colin Clark’ın otobiyografik hikayesini temel alan film, aşkın gözünü kör ettiği Clark’ın bakış açısından Marilyn Monroe’yu anlatıyor.

1956 yazında ünlü oyuncu Monroe, kendisi kadar ünlü İngiliz aktör Lawrence Olivier’le komedi filmi ‘The Prince and the Showgirl’ün çekimleri için Londra’da biraraya gelir.

‘My Week With Marilyn,’ Colin Clark’ın çekimler ve yıldızla geçirdiği bir haftayla ilgili anılarına dayanıyor. Film, Marilyn’e, ilk kez bir film setinde çalışan bir İngiliz aristokratının oğlu olan Clark’ın penceresinden bakıyor.

Hiç kimse, hatta Clark bile genç bir asistanın yıldıza bu kadar yaklaşabileceğini düşünemezdi. Ancak çekimler sırasında Clark, Monroe’nun hem arkadaşı hem de sırdaşı oldu. Monroe, aynı zamanda Clark’ın ilk aşkıydı.

Filmdeki Monroe bir seks sembolü ama kırılgan ve sorunlu bir kadın.

Şöhret ve ünlü oyun yazarı Arthur Miller’la olan yeni evliliği Monroe’nun yalnızlığına ve kendine güvensizliğine çare olamıyor.

Marilyn Monroe rolünde izlediğimiz Michelle Williams yıldızın başına buyruk tavırlarını dinamizm ve duyarlılıkla canlandırıyor.Williams film hakkında şunları söylüyor:

“Umarım film, benim yorumumla ya da yıldızın kendi varlığıyla Marilyn Monroe’yla ilgili izlenimlere farklı bakış açıları kazandırır, onun kıvrak zekasını, duygularını, bir sanatçı olarak ciddiye alınma arzusu gibi daha önce bilmediğimiz yönlerinin açığa çıkarılmasına yardımcı olur.”

Clark’ın kitabına göre Monroe, ‘The Prince and the Showgirl’ filminde Lawrence Olivier’le başrolü paylaşarak saygınlık kazanmayı amaçlıyordu. Ancak enerjik ve coşkulu Monroe ile entellektüel Olivier’in arkadaşlık kurması zordu.

Çekimler sırasında iki ünlü bozuştu. Film de tam bir fiyasko oldu.

Filmde Kenneth Branagh, Sir Lawrence Olivier’yi sabırsız, önyargılı ve sıkıcı bir karakter olarak canlandırıyor.Branagh bu konuda şöyle konuşuyor:

“Marilyn Monroe’yla tanıştığında kendisi zaten o saygın Sir Lawrence Olivier. Onun sorunu da bu. Gençlik dolu, farklı, dinamik olmak istiyor, Marilyn’in kendisini yenilemesini arzu ediyor. Bu da çok zor. Hayal ettikleriyle olup bitenler çok farklı.”

İki oyuncunun ilişkisi kötüleştikçe Colin Clark, Marilyn’in imdadına yetişiyor. Clark ve Monroe arasındaki romantizm filmin ana teması. Bu ilişkinin yanısıra filmde Monroe’nun çöküşe geçen üçüncü evliliğini, sakinleştirici bağımlılığını, yaşadığı depresyonu da izliyoruz.

Film, şöhretin hem beslediği hem de harap ettiği Marilyn Monroe’nun yaşamına yeni bir açıdan bakıyor.


XS
SM
MD
LG