Erişilebilirlik

Margaret Thatcher'dan Önemli Miras

  • Selah Hennessy

Margaret Thatcher 1979 yılında yumuşak bir tavırla iktidara geldi. Ancak sonraki 11 yıl içinde İngiltere büyük bir değişim geçirdi.

Thatcher ülkenin verimsiz sanayi sektörü ve gereğinden güçlü devlet geleneği yüzünden geri kaldığını savundu.

Tarihçi Rodney Barker Muhafazakar Parti’nin ülkede muhafazakarlığı yeniden şekillendirdiğini söylüyor: “Eğer muhafazakar derken aklınıza her şey olduğu gibi kalsın, değişiklik yapılmasın, kaideler, değerler değişmesin diyen biri geliyorsa o zaman Margaret Thatcher muhafazakar değildi. O bir radikaldi. Alışılmışın dışında çok farklı bir şeyler yapmak istiyordu.”

Thatcher’ın hedefi, ekonomiyi baştan aşağı değiştirmekti.

“Devletin sınırlarını daraltan” özelleştirme ve denetimleri azaltma politikaları ona hem birçok hayran, hem de çok düşman kazandırdı. Thatcher zenginlerden alınan vergileri azalttı ve birçok kişinin hatırlayacağı gibi güçlü işçi sendikalarına karşı açtığı savaşı kazandı.

Londra Üniversitesi Kings College’dan Eliza Filby’ye göre, bu politikalar Thatcher’i solun düşmanı haline getirdi: “Thatcher’ın izlediği sosyal politikalar, sağlık sistemi dahil refah devletinden yaptığı kesintiler, işsizlikteki artış ve yerel yönetimlerden desteği çekmesi gibi kararları ülkeyi böldü. Özellikle sol onu bir şeytan olarak görüyordu.”

Thatcher’ın politikaları bölücüydü ve sonunda çöküşünü getirdi. Thatcher en önemli siyasi hamleyi dış ilişkilerde yaptı.

1982 yılında Arjantin bir İngiliz kolonisi olan Falkland Adaları’nı işgal etti. Bunun üzerine Thatcher’ın yolladığı donanma Arjantin’i yendi ve adaların kontrolunu geri aldı.

Askeri güç kullanımı İngiltere’de vatansever bir dalgalanma yarattı. Filby bunun ülkeyi yeniden canlandırdığını söylüyor: “Margaret Thatcher 1979’da iktidara geldiğinde, ülkedeki genel kanı, millet olarak gerileme yaşandığıydı. Falkland Savaşı İngiltere’nin milli canlanmasında bir dönüm noktası oldu. Ve Thatcher da 1982’de zaferden sonra artık İngiltere’nin gerileyen bir ülke olmadığını söyledi.”

Margaret Thatcher Amerika Başkanı Ronald Reagan’la yaptığı ittifak sayesinde ülkenin görünürlüğünü arttırdı. İki lider birçok konu hakkında ortak fikirlere sahipti. İkisi de antikomünistti ve serbest pazara inanıyordu. Aralarındaki bağ Mihail Gorbaçov’un başında olduğu Sovyetler Birliği dağılırken Batı’yı birleştiren bir etmen oldu.

Eliza Filby, “Kişilik olarak birbirlerinin tam zıttıydılar. Ama komünizm karşıtlığına gelince tamamen aynı düşünüyorlardı. Thatcher’ın Soğuk Savaş’ın bitimindeki asıl rolü Gorbaçov’la Reagan’ın arasını yapması oldu,” şeklinde konuştu.

Ancak Thatcher’ın mirası, tartışmalı politikaları kadar kişiliği ile de ilgili. “Demir Leydi” olarak tanınmasının nedeni sert ve uzlaşmaya yanaşmayan siyasi tarzı ve konuşma biçimiydi. Daha da önemlisi bir kadın olarak çok güçlüydü.

Rodney Barker, “Yalnızca İngiltere’nin ilk kadın başbakanı değildi. O günden beri hala tek kadın başbakanı. Bir kadının bir erkeğin iki katı zeki, çalışkan ve iözenli olması gerekiyordu. Elde ettiklerini savaşarak alması gerekiyordu. Önemli olan buydu,” diyor.

11 yıllık iktidardan sonra 1990’da Margaret Thatcher kendi parti üyeleri tarafından görevden alındı. Ama o, bu süre içinde çoktan İngiltere’nin siyasi ve ekonomik yüzünü değiştirmişti.
XS
SM
MD
LG