Erişilebilirlik

Libya'da Petrol Kaynakları Paylaşılamıyor


Dünyanın en büyük petrol rezervlerine sahip olan Libya'da merkezi hükümetle milisler arasında petrol kaynaklarının kontrolu ve paylaşımı yüzünden devam eden anlaşmazlık ülkede istikrarın sağlanması çabalarına zarar veriyor

Libya’da petrol yataklarını kimin kontrol edeceğine ilişkin anlaşmazlık, merkezi hükümetle milisler arasında ciddi bir çatışma konusu. Milislerin hükümet yasağına rağmen petrolü dünya pazarlarında satacaklarını açıklamasından sonra anlaşmazlığın çatışmaya dönüşmesinden kaygı duyuluyor. Ülkenin doğu ve güneyindeki milislerin özerklik istemesi, Libya’nın istikrara kavuşma çabalarını da zora sokuyor.

Libya, dünyanın en büyük petrol rezervlerine sahip olmasına rağmen Trabluslular yakıt almak için saatlerce, hatta günlerce kuyrukta bekliyor.

Doğudaki milislerin liman ve rafinerileri abluka altına almasıyla ülkenin ana para kaynağı olan petrol ihracatı aksıyor. Kaddafi devrilmeden önce günde bir milyon 600 bin varil olan petrol üretimi bugün bu oranın beşte biri seviyesinde.

İbrahim El Jathran, Bingazi’de, petrol ablukasının başındaki milislerin lideri:“Ablukanın nedeni, petrol gelirinin Libya halkını bastırmak ve korkutmak için kullanılması.”

İbrahim El Jathran’ın milisleri, Libya donanmasıyla çatışma riski olsa da ülkenin doğusunda kendi özerk hükümetini kurarak küresel piyasalara doğrudan petrol satmaya çalışıyor. Başbakan Ali Zeydan ise milislere özerk statü vermeyi reddediyor.

Uzman John Hamilton’a göre Zeydan’ın önünde fazla seçenek yok: “Hükümetin milislerin üzerine askeri güçle gitme olasılığı yok, çünkü bu felaket olur. Hükümet milislere rüşvet vermeyi, ikna etmeyi denedi ancak siyasi talepleri karşılayamıyor. Bu nedenle iki taraf çıkmaza girmiş durumda.”

Amerikalı eski diplomat Ethan Chorin’e göre eğer Libya istikrarlı bir demokrasi sağlamak istiyorsa, bu çıkmazdan kurtulması gerekiyor: “Durum böyle devam ederse federasyon kaçınılmaz olacak. Bu, Libya için iyi bir çözüm olabilir.”

Tırmanan şiddet eylemleri Libya’nın siyasi ve ekonomik sorunlarını da arttırıyor. Bu ay bir İngiliz ve bir Yeni Zelandalı, Trablus yakınlarında öldürüldü.

Aralık ayındaysa Libya’da ilk kez düzenlenen intihar saldırısında Bingazi yakınlarında yedi asker öldürülmüştü. Ethan Chorin’e göre Libya’da güvenlik, 2012’de Bingazi’deki Amerikan Konsolosluğu’nda Büyükelçi Christopher Stevens dahil dört Amerikalı diplomatın öldürülmesinden beri daha da kötüye gidiyor: “O tarihten sonra ülkenin doğusu sadece Batılılar için değil, merkezi hükümet için de sahipsiz ülke haline geldi. Eski rejim yanlıları ve İslamcı örgütler, Libya’daki bu karmaşadan yararlanmaya çalışıyor.”

London School of Economics’ten Profesör Fawaz Gerges’e göre bu tür kanunsuzluklar nedeniyle Libya’nın bazı bölgeleri, İslamcı militanlar için adeta cennet.

Profesör Fawaz Gerges: “Libya, Kuzey ve Batı Afrika, hatta Suriye’ye silah ve militan akışı sağlayan bir merkez haline geldi.”

Libya’da silahlı milisleri ve hizipleri tek bayrak altında birleştirmek, hala çok zor. Uzmanlar, bu konuda başarı sağlanamamasının tüm bölgeyi etkileyeceği görüşünde.
XS
SM
MD
LG