Erişilebilirlik

Leyla Zana: "Ölüm Orucuna Başlayacağım"


(Arşiv)

(Arşiv)

“Elinde silah olan bütün taraflara sesleniyorum; kimseye sözümü dinletemezsem de kendime sözüm geçer. Ölümleri seyretmektense ölmeyi tercih ederim. Eğer ölümler durmazsa ölüm orucuna başlayacağım. Beni tanıyanlar bilir. Ağzımdan söz bir kere çıkar. Kellem gitse, geri dönmem. Artık yeter. Gençler öleceğine biz ölelim.” Bu sözler uzun süredir sessizliğini koruyan Kürt siyasi hareketinin en önemli aktörlerinden Leyla Zana’ya ait.

Halkların Demokratik Partisi Ağrı Milletvekili, Şırnak’ın Cizre ilçesindeki çatışmalara müdahale etmek için gitmek istedikleri halde güvenlik güçleri tarafından İdil’de durdurulan HDP heyetinin düzenlediği açık hava toplantısında konuştu.

Zana: “Artık yeter, ölerek öldürerek toplumu, geleceğimizi çürüteceğiz”

Türkiye kamuoyunda büyük ses getiren konuşmasında Zana, devlet ve hükümetin Kürtler'i eşit görmediğini savundu.

HDP Ağrı Milletvekili, “Kandil’i muhatap alıp görüşen, Parlamento'daki arkadaşlarımızı muhatap alan zihniyet hala Kürtleri eşit görmüyor. O psikolojik eşiği aşamıyorlar. Bursa’daki kardeşlerimizin ne hakkı varsa buradaki insanların da o hakkı olsun istiyoruz. Şimdi yaklaşık bir aydır kendi nefsinde çok düşünerek bir karar aldık. Yüzyıldır çarpışarak ölüyoruz. Nefsi müdafaa yapıyoruz. Ama artık yeter. Ölerek ve öldürerek toplumu, vicdanımızı, geleceğimizi çürüteceğiz. 35 günlük bebeğin Cizre’de kurşunlanarak öldüğünü duyduğum andan itibaren ruhumun öldüğünü hissediyorum,” dedi.

Prof. Taşkın: “Hükümet frene basmak istiyorsa kayıtsız kalamayacağı en doğru isim Zana”

Marmara Üniversitesi Siyaset Bilimler Fakültesi’nden Profesör Yüksel Taşkın, Zana’nın hükümet nezdinde en itibarlı Kürt siyasetçi olduğuna dikkat çekiyor. Bunda elbette HDP’nin selefi BDP ile hükümet arasında soğuk rüzgarların estiği 2012 yılında Leyla Zana’nın Kürt sorununu kast ederek “Bu işi Erdoğan çözer” şeklindeki açıklamasının rolü büyük.

Amerika’nın Sesi’nin sorularını yanıtlayan Profesör Taşkın, “Eskiden Ahmet Türk ağır top rolünü üstleniyordu. Hükümetin bu süreçte frene basayım diye bir düşüncesi varsa bigane kalamayacağı en doğru isim Leyla Zana. Şehit cenazelerinin hem PKK’ya hem AKP’ye yönelik bir tepki doğurduğu görülüyor. İki taraf da aslında sıkışmış durumda. Bu bir fırsat olabilir,” diyor.

Taşkın’a göre, hükümetin bölgedeki egemen kaybını geriletmek ve eski statükoya geri dönmek için adım atması bunun üzerine PKK’nın da özyönetim çağrısıyla yanıt vermesi üzerine gerilim tırmandı.

Kürt siyasi hareketini yakından izleyen gazeteci Banu Güven ise çok saygı duyduğunu söylediği Leyla Zana için, “Bu memleketin demokratikleşmesi için bugüne kadar çok bedel ödemiş birinin bu sözlerinin gayet hakiki ve samimi buluyorum” diyor.

Banu Güven: “Devlet Zana’ya sağır kalacak, durum kötüye gidiyor”

Amerika’nın Sesi’nin sorularını yanıtlayan Güven, bu sözlerin devlet nezdinde karşılık bulmayacağı endişesi taşıyor. Bir yılı aşkın süredir İMC TV’de program yapan gazeteci, özellikle Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Burhan Kuzu’nun “gebertilen teröristlerin muayenesi yapılmalı. Görülecektir önemli bir bölümü sünnetsiz”, “HDPKK bu ikizleri ayıramadım” gibi sözlerinin kendisini karamsarlığa ittiğini söylüyor.

Güven, “Bu gibi gerekçelerle devletin bugün, yarın, ya da orta vadede Leyla Zana’yı dinleyeceğini düşünemiyorum. Ok yaydan çıkmış durumda. AKP’nin eğer iptal edilmezse 1 Kasım’da yapılacak seçim öncesinde bileği bükülmüş gibi bir algı yaratacak durumu istemeyecektir. O nedenle de barışı bu kadar kuvvetli isteyen bir çağrıya, barış için de kendini feda etmek isteyen bir çağrıya kısa vadeli politik çıkar nedeniyle sağır kalabileceklerini düşünüyorum. Bu iş kötü yerlere gidebilir,” dedi.

Örgütün bir yere kadar Zana’nın çağrısına saygı gösterebileceğini düşünen Banu Güven, HDP binalarına ve Kürtlere saldırı yapan (faşist) grupların değil ama bölgede öfkeyle hareket eden isyankar olan bu şekilde şiddete de başvuran gençlerin Zana’nın çığlığını duymasını umut ediyor.

Zana 10 yıl hapis yattı

Sosyal Demokrat Halkçı Parti’den 1991 yılında Diyarbakır milletvekili seçilen Leyla Zana, milletvekili yeminini Kürtçe “Bu yemini Kürt ve Türk halklarının kardeşliği için ediyorum” demesi Kürt siyasi hareketinin legal alandaki önemli kilometre taşlarından biri olarak kabul ediliyor.

2 Mart 1994’te TBMM tarafından dokunulmazlığı kaldırılan Zana, iki hafta sonra milletvekilleri Orhan Doğan, Ahmet Türk, Mahmut Alınak, Hatip Dicle ve Sırrı Sakık’la birlikte tutuklanarak cezaevine gönderildi. 10 yıl cezaevinde kalan Zana, 2011 yılında Diyarbakır milletvekili olarak ikinci kez Meclis’e girdi. 7 Haziran seçimlerinde Ağrı’dan vekil seçilen Kürt siyasetçi, 2012 yılında Kürt sorunu için “Bu işi Erdoğan çözer” dedikten sonra o dönem başbakan olan Cumhurbaşkanı Erdoğan’la görüşmüş ve bu nedenle de Kürt siyasi hareketinin bir bölümünün tepkisini çekmişti.

XS
SM
MD
LG