Erişilebilirlik

Lampesuda Faciası AB'yi Karıştırdı


İtalyan kıyı koruması tarafından kurtarılan bir Afrikalı kaçak göçmen

İtalyan kıyı koruması tarafından kurtarılan bir Afrikalı kaçak göçmen

İtalya’nın güneyindeki Lampedusa adası açıklarında mülteci taşıyan bir teknenin batmasının ardından yaşanan facia başta Almanya olmak üzere AB ülkelerinin mülteci politikalarının tartışılmasına yol açtı.

En az 500 kaçak göçmenin bulunduğu teknenin batması sonucu tahminlere göre 300'den fazla kişinin ölmesinin ardından AB’nin göçmenlere uyguladığı katı kuralları elden geçirmesi gerektiğine yönelik talepler yoğunlaşıyor.

Her yıl Afrika'dan onbinlerce sığınmacı Lampedusa Adası'na ulaşmaya çalışıyor. Zengin AB ülkelerinden birinde göçmen olarak yaşayabilmek umuduyla insan tacirlerine güvenen ve tıka basa dolu yetersiz teknelere binen ‘kaçakların’ bir bölümü karaya ayak basamadan ölüyor. AB yetkilileri 1990’dan bu yana 20 bin kaçak göçmenin Afrika ile Lampedusa arasında boğularak öldüğünü tahmin ediyor.

Son olarak Kuzey Afrika ülkelerinde yaşanan olaylar ve Mısır’daki askeri müdaheleden sonra, Lampedusa üzerinden Avrupa’ya ulaşmak isteyen göçmenlerin sayısında hızlı bir artış meydana geldi.

AB’nin’Mülteci Yasası’ olarak bilinen Dublin Anlaşması’na göre, mültecilerin sığınma işlemleri giriş yaptıkları ülkede yapılmak zorunda. İtalya bu yüzden iki yıla yakın bir süredir gelen sığınmacıları tek başına kaldıracak güçte olmadığını, bu yüzden de diğer AB ülkelerin de sığınmacıları almasını talep ediyor.

Almanya başta olmak üzere bir çok AB ülkesinin gelen sığınmacılara kapıları kapatmasını eleştirenlerin başında yer alan AB Parlamentosu Başkanı Martin Schulz, ‘AB’nin İtalya’yı bu kadar uzun süre Afrika’dan mülteci akınına karşı yalnız başına bırakması utanç verici’ şeklinde görüş belirtti ve ay sonunda Brüksel’de yapılacak AB Zirvesi’nde daha adil mülteci paylaşımı konusunun ele alınmasını talep etti.

Federal İçişleri Bakanı Hans-Peter Friedrich, insan tacirlerinin yanlış vaatlerde bulunarak kandırdığı göçmenleri taşıyanlara karşı daha iyi mücadele edilmesi gerektiğini savundu.

Yeni kurulacak Alman hükümetinde dışişleri bakanlığı için adı geçen Birlik Partileri Federal Meclis Grubu Dış Politikaları Sözcüsü Philipp Missfelder ise ‚Avrupa’yı bir kale gibi inşa etmek sonuç getirmez” diyerek, kalkınma ve gelişme alanındaki işbirliğine daha fazla ağırlık verilmesi gerektiğini vurguladı.

Yeşiller’den Federal Parlamento milletvekili Memet Kılıç da AB’nin kalkınma ve gelişme alanındaki desteğini yükseltmesi gerektiği görüşünde.

XS
SM
MD
LG