Erişilebilirlik

Kürtler İran'la Neden Çatışmaya Başladı?


Beş yıl öncesine kadar PKK’nın kolu PJAK ile mücadele eden İran’dan yeniden silah sesleri yükselmeye başladı. İran, 1940’lardan beri mücadele ettiği İran Kürdistan Demokrat Partisi (İKDP) ile bir kez daha karşı karşıya geldi. 20 yıldır İran’la çatışmayan İKDP güçleri 15 Haziran’da Şino kentinde İran Devrim Muhafızları’yla çatıştı. Çatışmada iki taraftan toplam 12 kişi öldü.

İran daha bu çatışmanın şaşkınlığını üzerinden atamadan bir çatışma haberi de Piranşar’dan geldi. Sonraki günlerde, İran’ın değişik kentlerinden peş peşe çatışma haberleri gelmeye başladı. İran’ın saldırılara yanıtı sınır hattını ve İKDP kamplarının bulunduğu alanları bombalamak oldu.

İKDP, 1996 yılında Irak’ın kuzeyi Kürtler’in denetimine girince silahlı mücadeleyi, Irak Kürtleri zarar görmemesi için bıraktı. Kürt liderler Celal Talabani ve Mesut Barzani tarafından bölgeye davet edilen İKDP, silahlı gücünü alarak Irak Kürt bölgesine yerleşti. Yıllardır aileleriyle birlikte Kürt bölgesindeki kamplarda yaşayan İKDP’liler silahlı gücü de dağıtmadı.

İKDP önceki yıllarda silahlı gücünü yeniden İran’a gönderme kararı aldı. Peşmergeler hem yeniden kamp kuracak, hem de yerleşim birimlerine inerek, siyasi çalışma yapacaktı. Bu plan doğrultusunda peşmergeler gruplar halinde İran’a gitmeye başladı. Bölgeye yeniden yerleşen peşmergeler İran güçleriyle çatışmaya başladı. Peki yıllardır sessizliğini koruyan İKDP neden birden bire saldırıya geçti? Yaygın inanış bu saldırıların arkasında bölge ülkeleri ya da başka güçlerin olduğu yönünde.

Yıllarca İran’da siyasi faaliyetler yürüten ve cezaevinde kalan Kürt Siyasi Aktivist Hadi Azizi, çatışmaların yeniden başlamasını Amerikanın Sesi’ne değerlendirdi. İKDP İran’a karşı meşru müdafaa yaptığını savunan Azizi, saldırılarda dış güçlerin parmağı olduğuna inanmıyor. Azizi, “Şüphesiz Ortadoğu siyasetinde İran’ın eli zayıftır. Uluslararası lobiler, bölge ülkeleri İran’a her zaman destek vermiyor. İranlı Kürtler başkaldırıya hazırdır. Uluslararası güçlerin etkisi yoktur, olsa da normaldir. İran hükümetinin düşmanı çoktur, kirli siyasetteki rolü açıktır. Suudi ya da diğer devletlerle ortak çıkarlar üzerine çalışma yapılabilir. Ama başka bir destek yok sadece Kürt güçleridir” dedi.

İKDP Genel Sekreteri Mustafa Hicri

İKDP Genel Sekreteri Mustafa Hicri

Çatışmalar aralıklarla sürerken, İran Irak Kürt yönetimini, İKDP’yi barındırdığı için, sert şekilde uyardı. Taraflar arasında tansiyon yükseldi. Ancak Azizi, çatışmaların Kürt yönetimini etkilemeyeceğini savunarak, “(Irak’taki) Kürt hükümetinin Dünya lobileriyle ilişkisi var. Peşmergeler DAİŞ’le savaştı insanlığa büyük hizmet etti. Onların lobi ve desteği yüksektir. Artık onların çıkarları zarar göreceği için hiçbir zaman savaşmayız diye bir durum olmaz. Uluslararası ilişkileri olduğu için İran hükümeti etki edemez” diye konuştu.

Erbil'de yaşayan siyasi analist Sıddık Hassan Şükrü, yeni bir konseptin başlandığına inanıyor. Yaşananları Amerikanın Sesi’ne değerlendiren Şükrü, “İran’da Kürtlerin haklarını silah yoluyla alabilecek bir stratejileri görünmüyor. İdeolojik, silahlı, insan hakları açısında büyük varlıkları görünmüyor. Muhafazakar siyasetleri aynen devam ediyor. Savaşı yürütebileceklerini sanmıyorum. Ortadoğu konjonktürü bunları zorunlu kılıyor. Türkiye ve Suudi ile ilişkileri iyidi,r KDP ile ilişkileri iyidir. Bundan dolayı oradan bir varlık göstermek istiyorlar. Suudi Arabistan ve İran arasında tarihsel bir çekişme var. İran liderlik yapmak istiyor, Suudi Arabistan da istiyor. Özellikle İsrail’in gizli oyunları var. DAİŞ yoluyla Ortadoğu’yu yeniden dizayn etmeyi düşündüler. Özellikle Irak ve Suriye’yi dizayn etmek istediler ancak öngörüleri yanlış çıktı. DAİŞ yenildi, bir değeri kalmadı. Ne Ortadoğu’da, ne dünyada bir hareket olamadı. Terörist bir hareket olarak kaldı. Şimdi ona destek verenler de ondan kurtulmanın yollarını arıyor. Başka alternatif arıyorlar, ellerinde yeni bir kart olmasını istiyorlar. Sadece İ-KDP değil Kürt muhafazakar güçleri hatta Suriye, Türkiye, İran ve Irak Kürdistanı’ndakimuhafazakarları bir araya getirmeye çalışıyorlar. Kürtlük adına bir araya getirmeye çalıya çalışıyor ama geç kaldılar artık bu tutmaz. Bölgeyi dizayn projeleri vardı, arkasında Müslüman Kardeşler fikri vardı. Katar, Suudi ve bazı Avrupa ülkeleri destek veriyordu. Türkiye örnek gösteriliyordu. Proje bozuldu, İslami terörist hareketler ortaya çıkınca yürümedi. Şimdi Kürdistan’ın elden gitmesini istemiyorlar. Kürdistanı kendilerine alan yapmak istiyorlar. İsrail de, Suudi ve Türkiye işin içinde. Kürt devleti kurulması ihtimali var, biraz bunun kokusu çıkmaya başladı. İsrail, Erdoğan ve Suudi’den söz aldılar. Suriye ve Irak’ta ciddi bir planları vardı. Suriye ve Irak’ta, İran’a karşı IŞİD’le Selefi Vahabi bir devlet kurmaya çalıştılar. Türkiye, PKK ve diğer hareketlere karşı savaşmasını istiyordu, İsrail ve Suudi Arabistan da İran’a karşı savaşsın istiyordu. Bu proje yürümedi, şimdi Kürtler arasında böyle bir şey yapmak istiyorlar” şeklinde konuştu.

Çatışmalar sürerken İKDP, internet sayfasından bir açıklama yaparak, saldırılarını arttıracağını duyurdu. Ancak Şükrü bunun çok mümkün olacağını düşünmüyor. Şükrü ”Ben büyük eylemler yapacağını sanmıyorum. Bu eylemlerde askeri ve siyasi dengeler açısından anlamlı değil. İKDP’nin 80-90’larda İran’la ilişkileri var. İran’ın KDP üzerinde etkisi çoktur. Silahlı mücadeleyi isteseler dahi ileri götüremezler. Gençler içinde çok güçlü değil. Göçmen bir hareket. İki ay savaşıp sonra evlerine dönüyorlar. Bunlar gerilla hareketini yürütemezler. İranlı Kürt partileri her ne kadar Irak Kürdistan’ını kullanıp İran’a saldırsa da, İran kendi topraklarından yanıt vermiştir. Siyasi, ekonomik ve kültürel ilişkilerini bozmak istememiştir. 2000’lerde çok saldırıları oluyordu ama Kürt bölgesiyle ilişkileri bozmuyordu. Çok etkisi olacağını düşünmüyorum” dedi.

XS
SM
MD
LG