Erişilebilirlik

Kürtçe Kanallara Karartma


Dünyaca ünlü Şirinler’in ya da Sünger Bob’un Kürtçe versiyonu iki yıla yakındır Diyarbakır’dan Kürtçe yayın yapan Zarok TV’nin ekranlarındaydı. Son olarak dün akşam saat 20.00’ye kadar Kürt çocukları Zarok TV’yi izleyebiliyordu. Ancak dün akşam televizyonun ekranı aniden karardı. TÜRKSAT uydusu üzerinden yayın yapan televizyon, Radyo Televizyon Üst Kurulu kararıyla uydudan çıkarıldı.

Karar televizyon yönetimi ve çalışanlarını şaşkına uğrattı. Zarok TV Genel Yayın Yönetmeni Dilek Demiral, kararın KHK ile alındığını söyledi. Demiral, “Yayınımız durdurulur, durdurulmaz, ilgili mercilerle görüşmeye çalıştık. Özellikle TÜRKSAT ve RTÜK ile görüşmeye çalıştık. TÜRKSAT’a ulaştığımızda RTÜK’ten kendilerine verilen bir kararla bunu yaptıklarını söylediler. RTÜK’ten ulaşabildiğimiz üyeler ise dün olağan toplantılarının olduğunu ve böyle bir gündem maddeleri olmadığını belirttiler, hatta onlar da şaşırdı. Daha sonra RTÜK başkanıyla görüşen üyeler; RTÜK Başkanının KHK ile böyle bir kararın alındığını kendilerine ilettiğini, bu KHK’nın da önceden çıkarıldığını ve Numan Kurtulmuş başkanlığındaki komisyonca sakıncalı gördükleri yayınları durdurma konusunda bir yetki verildiğini ve bu yetki kapsamında böyle bir karar alındığını bize ilettiler” dedi.

Gerekli girişimleri başlatmak için resmi tebligatı beklediklerini söyleyen Demiral karara bir anlam veremediğini ifade etti. Şimdiye kadar uyarı cezası dahi almadıklarını ifade eden Demiral, ”Bize şu saate kadar resmi tebligat yapılmış değil. Gerekli girişimlerde bulunmak için bekliyoruz. Dün geç saate kadar KHK’yı inceledik ve hangi gerekçeyle böyle bir karar alındığını öğrenelim, ona göre hukuksal bir yola başvuralım dedik. Şöyle bir ibare geçiyor; ‘bölücü ve yıkıcı yayın yapanlar ya da FETÖ yanlısı yayın yapan kanallar’ diye. Biz yaklaşık 2 yıldır yayın yapan Kürtçe çocuk kanalıyız. Nasıl bir bölücü ve yıkıcı faaliyet içinde olduğumuzu anlamakta zorlanıyoruz. Bizim yayınladığımız çizgi filmler dünyaca ünlü kanalların yaptığı filmler. Kendi yaptığımız programlar ise defalarca üzerinde tartışılmış birçok pedagogdan görüş alınmış ve hazırlanmış programlar. İlk yayına başlarken şöyle bir söz verdik: ‘Belli bir yaşa gelmiş Kürtler olarak, çocukluğumuzda dil konusunda yaşadığımız sıkıntıları, bizden sonraki kuşakların yaşamaması için elimizden geleni yapacağız. Biz çocukların eğlenerek kendi dillerinden diğer yaşıtları ne yapıyorsa aynı şeyleri yapmaları için elimizden gelen tüm çabayı sergileyeceğiz’ ve bu sözümüzün arkasında durmaya çalıştık. Yayın kalitemizi belli bir noktaya getirdik. Tüm dünyadaki Kürtler’den oldukça duygusal mesajlar alıyoruz. Tek bir uyarı cezası bile almış değiliz. Biliyorsunuz tüm kanallar RTÜK denetimi altında. İki yıl boyunca herhangi bir uyarı cezası bile verilmemiş bir kanal nasıl bir gerekçe gösterilmeden kapatılabilir. Biz bunun yanlış bir karar olduğuna, yanlışlıkla verilmiş bir karar olduğuna inanmak istiyoruz. Bu hatadan biran önce dönülmesini bekliyoruz” diye konuştu.

Zarok TV Türkiye’nin ilk Kürtçe çocuk kanalıydı. Ekranı karartılan sadece Zarok TV değildi. İMC TV, Hayatın Sesi, Jiyan TV, Azadî TV, Van TV ve TV10 gibi kanallar da TÜRKSAT uydusundan çıkarıldı. Bazı radyo ve televizyonların binaları mühürlendi. Ekranı kararan televizyonlar yayınlarını internet üzerinden sürdürüyor.

Karara ilk tepki HDP’den geldi. HDP’den yapılan yazılı açıklamada, iktidarın muhalif seslere tahammül edemediği belirtildi. Açıklamada şöyle denildi: ”Kürt halkı başta olmak üzere bu toplumdaki bütün farklı halkların ve inançların, kimliklerin, kültürlerin sorunlarını ve taleplerini, yaşadıkları baskı ve zulmü gören ve aktaran bir habercilik ve programcılık anlayışı bu siyasi iktidarın tahammül edebildiği bir durum değildir. Özgür ve muhalif yayıncılık yapanların susturulmak istenmesi, tüm toplumsal kesimlere yönelik baskı ve sindirme politikalarının hız kazanacağının açık bir işaretidir. Erdoğan-AKP iktidarı milletvekillerimize, yerel yönetimlere, demokratik siyaset alanına, demokratik kurum ve kuruluşlara yönelik geliştireceği kapsamlı saldırılar öncesinde kendisi açısından mıntıka temizliği yapmaktadır. Bir ülkede ifade ve düşünce özgürlüğü, haber alma ve iletişim özgürlüğü yoksa ve engelleniyorsa, o ülkede her gün her şey yapılabilir demektir. ‘Bize dokunmadı, susalım’ anlayışı her gün yeni acılarla, hukuksuzluklarla, demokrasi ve insan hakkı tanımaz uygulamalarla karşı karşıya kalınması anlamına gelmektedir. Bu hukuksuz kararı ve uygulamayı kınıyoruz ve protesto ediyoruz. Başta Basın Konseyi ve Türkiye Gazeteciler Cemiyeti olmak üzere tüm basın-yayın kurumlarını bu haksız ve hukuksuz uygulamanın geri alınması için her türlü hukuki girişimde bulunmaya çağırıyoruz. Yaygın medyayı, televizyon, gazete ve web sitelerini bu hukuk dışı uygulamaya karşı seslerini yükseltmeye çağırıyoruz.”

Kapatılan kanalların yöneticileri yarın ortak bir açıklamayla karara tepki gösterecekler.

XS
SM
MD
LG