Erişilebilirlik

Kürt Sorununda Erdoğan mı Görüş Değiştirdi?


Selahattin Demirtaş, HDP'nin Meclis Grubu'ndaki konuşmasında

Selahattin Demirtaş, HDP'nin Meclis Grubu'ndaki konuşmasında

Güneydoğu'daki çatışma ortamında AKP’den HDP’ye yönelik tepkiler sertleşirken; HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Başkanlık Sistemi ısrarından dolayı Kürt Sorunu’nun çözümüne ilişkin görüş değiştirdiğini savundu.

Son günlerde güvenlik güçleri PKK operasyonlarını, Cizre ve Sur’da yoğunlaştırdı. Ancak siyaset cephesinde AKP Hükümeti’nin hedefinde HDP’li milletvekilleri bulunuyor. Şırnak Milletvekili Faysal Sarıyıldız başta olmak üzere vekillere ‘terörist’ suçlaması yapılıyor. HDP ise, anayasa değişikliğinin konuşulduğu Türkiye’de, AKP’nin talep ettiği Başkanlık sistemi gibi, özerklik konusunu da tartışmanın hem ifade özgürlüğü hem de siyasi bir hak olduğu görüşünü dile getiriyor.

Erdoğan, ‘dokunulmazlıklar kalkacak’ sinyali mi verdi?

Bu arada Cumhurbaşkanı Erdoğan da, resmi ziyaret amacıyla gittiği Şili’de basın mensuplarına açıklamalarda bulundu ve HDP’li milletvekillerine yönelik tepkisini sürdürdü. Erdoğan, “Ben parti kapatılmasına karşıyım. Ancak, partinin yöneticileri, milletvekilleri, belediye başkanları, belediye meclis üyeleri, kim olursa olsun, suç irtikap eden bunun bedelini ödemelidir. İşlenen suçlar ortada. Savcılar şimdi bunların dosyasını tutuyor. Yargı gereğini yapacaktır. Neticede de fezlekeler parlamentoya gelecek. Parlamentoya geldiği zaman partilerimizin gereğini yapması lazım. Suç irtikap edenin dokunulmazlığının kalkması, ardından da yargılanması gerekir” dedi.

Erdoğan’ın TBMM’deki partilere yönelik dokunulmazlıkların kaldırılması yönünde mesajı dikkat çekti. Oysa TBMM’nin teamülleri uyarınca milletvekilleri hakkında savcılıklardan iletilen fezleke dosyaları değerlendirmesi yasama dönemi sonuna bırakılıyor. Adalet Komisyonu ile Anayasa Komisyonu’nun oluşturduğu Karma Komisyon’un görev yetkisi altındaki fezleke dosyaları, eğer herhangi bir adi suç tanımı kapsamında değilse TBMM Genel Kurulu’na sevk edilmiyor. Anımsanacağı üzere, bunun istisnai örneği Kürt siyasi hareketi için geçmişte uygulanmıştı. Mart 1994’te Kürt siyasi hareketinde o dönemki siyasi parti DEP (Demokrasi Partisi) mensubu milletvekilleri Hatip Dicle, Orhan Doğan, Leyla Zana, Ahmet Türk, Sırrı Sakık ile Bağımsız Şırnak Milletvekili Mahmut Alınak’ın dokunulmazlıkları kaldırılmış ve vekiller tutuklanmıştı.

Demirtaş, Erdoğan’ın kendi sesiyle yanıt verdi

HDP Eş Genel Başkanı Demirtaş ise, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın geçmişte yaptığı bir konuşmasını kürsüden tablet ile dinleterek, Kürdistan ifadesini bizzat Erdoğan’ın kullandığını anımsattı.

Şili’de Erdoğan’ın aynı zamanda Başkanlık Sistemi talebini yinelediğini de hatırlatan Demirtaş, “‘Ben milletim için en iyisini bilirim’ diyor. ‘Gereksiz parlamentoyu aradan çıkaralım’ diyor. ‘Bunu yapmazsanız savaş büyüyecek’ diyor. Hiçbir şeyin tartışılmasına başkanlık dışında izin vermiyor. Herhangi bir fikir ortaya atanı terörist ilan ediyor. Bunların dokunulmazlıkları neden kalkmadı diyor. Biz de kaldıralım, sizin de bizim de kalksın. Hırsızlık yaptınız, her türlü ahlaksızlık yaptınız, size de dokunanı da içeri attınız. Canlı yayınlarda birlikte tartışalım. Neymiş bu başkanlık biz de duyalım. Sadece yaptıklarına bakarak anlıyoruz ki bir diktatörlük rejimi. Bunun sınırları nedir bilen yok. Ama biz özerkliği anlatıyoruz. Başkanlık dışında herhangi bir şeyi anlatan ise vatan haini ilan ediliyor” dedi. Bu sözleri ardından Erdoğan’ın ülke tarihinden örnekler vererek Kürdistan’ın var olduğunu belirttiği konuşmasını dinletti. O konuşmada Erdoğan’ın, Mustafa Kemal Atatürk’ün de Kürdistan ifadesini kullandığını kaydederek, “Mustafa Kemal de mi bölücü?” diye sözlerini tamamladığı duyuldu.

Erdoğan’ın Kürdistan ifadesini öyle uzak geçmişte dile getirmediğini de belirten Demirtaş, çözüm konuşulduğu günlerde Kürdistan diyen Erdoğan’ın şimdi sadece Başkanlık Sistemi’nden söz ettiğini dile getirdi.

Faysal Sarıyıldız hedefteki isim

Adalet Bakanı Bekir Bozdağ ise, A Haber’deki açıklamasında, “Tuzaklama mayınlama var, ambulanslar giremiyor. Kurtarmak için gelen ambulansa ateş ediliyor. Ondan sonrada devlete 'katil devlet' deniyor. Burada katil kimdir, bunu herkesin iyi görmesi lazım. HDP'li vekil Faysal Sarıyıldız, resmen teröristlere yardım ve yataklık yapıyor” diye konuştu.

Hedefteki HDP’li vekil Faysal Sarıyıldız ise, Bozdağ’ın sözlerine karşılık, “En yakın örneğini Tahir Elçi suikastında yaşadığımız bu algı operasyonu ve şeytanlaştırma çabası şahsım için de yürütülmektedir. Seçilmiş bir milletvekili, 9 gündür Cizre’de bir apartmanın bodrumunda yaşam mücadelesi veren yaralılar için ambulans çağrısı yapmayacaksa, devletin kendi yurttaşlarını kurtarmasını istemeyecekse o halkın yüzüne nasıl bakabilir? Bir düşünün bu olay Kütahya ya da Rize’de olmuş olsaydı ne olurdu? Bölünme paranoyasıyla hareket eden devlet, fiilen memleketi bölmekten geri durmamaktadır. Bundan sonra Cizre’nin herhangi bir ara sokağında, köşesinde başıma gelecek her tür saldırıdan siyasi iktidar sorumludur” açıklaması yaptı.

Ala: ‘Cizre’de birkaç gün, Sur’da birkaç haftada bitebilir’

İçişleri Bakanı Efkan Ala ise, bugünkü açıklamasında, “Milletten oy alıp teröristlerin arkasında duran, onlara manevra kazandıranlara ‘Neden teröre karşı durmuyorsunuz’ diye soru sormak lazım. İnsanların çocuklarının alınıp terörist yapılmasını teşvik ediyorsunuz. O çocuklar Meclis’te vekil olsun, kaymakam, vali olsun. Türkiye’de konuşulamayacak hiçbir şey yok. Cizre’de birkaç gün içerisinde (operasyonlar) bitebilir, Sur’da bir iki hafta alabilir. Cizre’de durum yüzde 99’a geldi. Sur’da yüzde 85-90’a geldi” dedi.

XS
SM
MD
LG