Erişilebilirlik

Kürt Sorunu'na Karşı Başkanlık Sorunu


Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Kürt sorunu yoktur” sözüne karşılık HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın “Seni başkan yaptırmayacağız” çıkışı günün tartışması olurken çözüm sürecinde kritik günler yaşanmaya başlandı

Türkiye’de Çumnurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile HDP lideri Selahattin Demirtaş arasındaki atışma Twitter’da #SeniBaşkanYapmayacağız etiketine karşı #İlkDevletBaşkanıRTE etiketi oluşturmasıyla halka da yansıdı.

AKP Hükümeti, İmralı’da tutuklu PKK Lideri Abdullah Öcalan ile yürüttüğü müzakere süreci çerçevesinde, Kürt Sorunu’nun çözümünde adımlar atıldığı yönünde mesajlar veriyordu. Kamuoyunda süreç, HDP Heyeti’nin Öcalan ile ve AKP ile görüşme trafiği ve karşılıklı açıklamalarda sıkça yalanlamalar yapılması dolayısıyla “gel-git süreci” olarak da yorumlanıyordu. AKP’nin “Çözüm Süreci” olarak başlıklandırdığı ancak kamoyunda “Kürt Sorunu Çözümü” olarak tanımlanan süreçte, kritik günler yaşanmaya başladı.

21 Mart’ta Nevruz Bayramı’nda Diyarbakır’da halka açıklanacak Abdullah Öcalan’ın vereceği mesaj merak konusuydu. Ama Öcalan’ın mesajını görüntülü olarak iletmesi konusunda, AKP Hükümeti’nin sıcak yaklaşmaması kısmen gerilim ortaya çıkardı. Nevruz’a sayılı günler kalmasına karşın Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan veya Adalet Bakanlığı’ndan görüntülü mesaj yanı sıra Öcalan’ın İmralı’da sekretaryasını oluşturmak üzere adaya PKK’lı tutuklular nakledileceği iddiasıyla ilgili ise açıklama gelmedi.

Gözler Nevruz’da iken Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıklamaları süreçte gündemi değiştirdi. Erdoğan, 15 Mart Pazar günü Balıkesir’deki konuşmasında, “Hala bakıyorsunuz varsa, yoksa Kürt sorunu. Kardeşim ne Kürt sorunu? Artık böyle bir şey yok. Türk'ün de sorunu var, Laz'ın da sorunu var, Abaza'nın da sorunu var. Boşnak'ın da sorunu var. Hepsinin sorunu var. Ama bu sorunları gidermek kimin görevi, şüphesiz ki hükümetlerin, yönetimlerin görevi. Bunları yapıyor muyuz? Yapıyoruz. Kardeşim neyin eksik senin?” demişti.

Bunun üzerine HDP Eş Genel Başkanı Demirtaş ise, dünkü yanıtında, “Şunu da merak ediyorum doğrusu; Kürt sorunu yoksa, hangi adımları niye atıyor, bu süreci niye yürütüyor? Onları da Başbakan’ın da Cumhurbaşkanı’na sorması lazım. Kendi aralarında nasıl bir rol dağılımı yaptılarsa artık... Birisi ‘Kürt sorunu yoktur’ diyor, diğeri ‘Kürt sorununu çözmek için adım atacağız’ diyor. Bunların tamamı seçim öncesi atraksiyonlardır" dedi.

Tarihi ve en kısa konuşma

Bugün ise, HDP Eş Genel Başkanı Demirtaş, doğrudan Erdoğan’ı hedef aldı. HDP’ye yönelik AKP ile 7 Haziran’daki genel seçimler için anayasa değişikliği çerçevesinde pazarlık yapıldığı iddialarını yeniden ama sert ifadelerle reddetti. Demirtaş, HDP Grubu’ndaki üç dakikalık bu en kısa grup konuşmasında şunları dile getirdi:

“Bu kürsüye bir cümle söylemek için çıktım. Tarihimizin belki de en kısa toplantısını yapacağız. Halklarımıza verdiğimiz demokrasi barış ve özgürlük ilkelerinden asla vazgeçmeyeceğimiz sözümüzü burada hatırlatmak, tekrarlamak istiyorum. Biz bir pazarlık hareketi, pazarlık partisi değiliz. AKP ile aramızda kirli bir pazarlık olmadı, asla olmayacak. Kirli bir alışveriş, işbirliği asla olmadı, asla olmayacak. Bugün grup toplantımızda konular çok fazla. Konuşacağımız çok şey var. Ama tek bir cümle ile ben bütün Türkiye’ye bütün bu sorunların çözümünün anahtarını hatırlatmak ve bunun sözünü vermek istiyorum. Sayın Recep Tayyip Erdoğan, HDP var oldukça HDP’liler bu topraklarda nefes aldığı müddetçe sen başkan olamayacaksın. Sayın Recep Tayyip Erdoğan, seni başkan yaptırmayacağız. Seni başkan yaptırmayacağız. Seni başkan yaptırmayacağız.”

Demirtaş’ın bu açıklaması, Twitter’da #SeniBaşkanYapmayacağız etiketiyle sosyal medyada en çok konuşulan konuya dönüştü. Bunun üzerine AKP destekçileri ise, #İlkDevletBaşkanıRTE oluşturdu.

MHP Lideri Bahçeli sert konuştu

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli de, Erdoğan’ın “Kürt Sorunu yoktur” sözlerine yanıt verdi:

“Bizzat mucidi olduğu sözde Kürt sorununu inkar etmiştir. ‘Kürt sorunu bu milletin bir parçasının değil, hepsinin sorunudur’ diyen Erdoğan’dır. ‘Kürt sorunu herkesten önce benim sorunumdur’ diyen yalancı Erdoğan’dır. ‘Kürt sorunu çerçevesinde çalışma başlattık’ diyen vicdanı donmuş kişi yine Erdoğan’dır. Diyarbakır’a gidince Kürt sorunu diyen, Balıkesir’i görünce bunu inkar eden Recep Tayyip Erdoğan’ın artık yalan makinesi, çark ustası, kıvırma uzmanı olduğu net olarak bellidir.”

“Şirket gibi yönetilmeli” sözleri de karıştırdı

Bu arada Cumhurbaşkanı Erdoğan, Balıkesir’de ayrıca “Yeni Anayasa ve Başkanlık sistemini geçmişten bu yana söyledim yine söylüyorum. Bu sistemde ısrar etmek milletimize haksızlıktır. Yeni Türkiye sizlerin Sivil toplum örgütlerinin işadamlarımızın ellerinde yükselecek. Sizden istirhamım Yeni Türkiye, Başkanlık Sistemi ve yeni anayasayı her fırsatta millete anlatın. Bir anonim şirket nasıl yönetiliyorsa Türkiye de öyle yönetilmelidir. Yoksa bileklerine bağlıyorlar prangayı yürü yürüyebilirsen. 400 milletvekili verdiğiniz zaman, yeni anayasa yapılacak ve başkanlık sistemi gelecek” demişti.

Sadece Demirtaş’ın “Seni başkan yaptırmayacağız” çıkışı değil CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu ve MHP Lideri Bahçeli de başkanlık sistemine karşı olduklarını vurguladıkları konuşmaları da dikkat çekti.

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, “’Devleti şirket gibi yöneteceğiz’ diyorlar. Çünkü hukuk nedir bilmiyorlar, devlet tecrübesi nedir bilmiyorlar. 'Ben devleti şirket gibi yöneteceğim, istediğim gibi yönetirim' diyor. Türkiye Cumhuriyeti sizin babanızın çiftliği mi siz şirket gibi yöneteceksiniz? Türkiye Cumhuriyeti'nin vatandaşları senin müşterin mi sen oturup burayı çiftlik gibi yöneteceksin? Türkiye Cumhuriyeti'ni şirket gibi yönettikleri için fabrikaları, tarlaları, arazileri, hepsini yandaşlarına haraç mezat peşkeş çektiler” dedi.

Devlet Bahçeli ise, “Erdoğan haddini aşmış, kırmızı çizgiyi geçmiştir. Çok tehlikeli bir kumar oynamaktadır. Türkiye’yi uçuruma sürüklemektedir. Öyle kontrolden çıkmış, öyle gözünü hırs bürümüştür ki, artık her şeyi kendisi için hak ve meşru görmektedir. Türkiye Cumhuriyeti’ni‘Tek taraflı feshettim’ dese neredeyse kimseden ses çıkmayacaktır. ‘Anayasa’yı kaldırdım’ dese sanıyorum kimseden etkili ve caydırıcı tepki gelmeyecektir. Erdoğan musibeti Türkiye’yi mahvın eşiğine getirmiştir. Türk milleti buna dur demeli, mani olmalı, set çekmelidir; aksi takdirde son ve sonuç felakettir. Erdoğan’ın despot ve diktatör tavırları toplumsal dip dalgayı tahrik edebilecek; ülkemiz çok tehlikeli çatlak ve çalkalanmanın ortasına hapsolabilecektir” diye konuştu.

XS
SM
MD
LG