Erişilebilirlik

Küresel Piyasalar FED’i Bekliyor

  • Mil Arcega

FED 2008 mali krizi sonrasında başlattığı varlık alım programını Ekim ayında sona erdirdi. Merkez Bankası şimdi de 2015’te, uzun yıllardır rekor düzeyde düşük tuttuğu faizleri yükseltebileceğinin işaretini verdi. Bu olasılık ise küresel piyasalarda kaygılı bir bekleyişe yol açtı

2008 yılından bu yana Amerika Merkez Bankası (FED) , küresel piyasalara yaklaşık 4 trilyon dolar pompaladı. Gevşek para politikasıyla birlikte Amerika’daki faiz oranları rekor seviyede düşük tutuldu. Düşük faiz oranları nedeniyle para faizin daha yüksek olduğu gelişmekte olan ülkelere aktığından Amerika’da enflasyon da korkulduğu gibi yükselmedi. Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü OECD ekonomistlerinden Catherine Mann, “Yüksek getiri arayışında olan yatırımcılar sayesinde gelişmekte olan piyasalar karlı çıktı” diyerek bu politikaların yükselen piyasalardaki etkisini özetliyor.

Brezilya, Rusya, Hindistan ve Çin, FED politikalarından en fazla yarar sağlayan ülkeler oldu. Skype üzerinden konuşan ekonomist Brad McMillan, 2015 yılında Amerika’da faizlerin yeniden yükselmesiyle paranın yönünün yeniden Amerika’ya çevrileceğini söylüyor: “Faizler yükselince yatırımcılar için Amerika yeniden bir cazibe merkezi olacak. Bu yüzden de yükselen piyasalardan sermaye çıkışına tanık olacağız.”

Ancak Catherine Mann bunun çok da kötü olmadığı görüşünde: “Merkez Bankası varlık alımlarını Amerikan ekonomisi hızlanmaya başlayınca aşamalı olarak azalttı. Bu yüzden de, yükselen piyasalar özellikle ihracat bakımından avantaj kazandı.”

Güçlü bir dolar, ihraç mallarının fiyatının düşmesine neden oluyor. Ancak FED’in yeni politikasıyla küresel piyasalarda dalgalanma da olabilir. Ünlü yatırım uzmanı Muhammed El-Erian da aynı görüşte:“Döviz piyasalarında hareketlenme var, çünkü merkez bankalarının farklı tempodaki politikalarına tanık oluyoruz. Eskiden herkes aynı politikayı izlerdi, sadece ölçek farklı olurdu. Ama şimdi örneğin İngiltere Merkez Bankası ve FED gaz pedalından ayaklarını çekerken, Japon Merkez Bankası ile Avrupa Merkez Bankası tam tersini yapıyor.”

Uzmanlar, fiyatlardaki dalgalanmanın normalleşmenin parçası olduğu görüşünde. Skype üzerinden konuşan uluslararası finans danışmanı James Berkeley bunun küresel bir dönüm noktası olduğunu söylüyor: “Hükümetler, uluslararası ticareti azami ölçüde yükseltme yolları bulmalı. Bence artık sürdürülebilir kalkınma dönemine girdik ve bu dönemden en iyi şekilde yararlanmak gerekir.”

Bazı ülkelerdeki ekonomik yavaşlamaya rağmen, düşük petrol fiyatları ve hızlı büyüyen Amerikan ekonomisinin tüketimi yeniden canlandırması bekleniyor. Tüketiciler daha çok satın aldıkça, tüm dünyadaki malların %35’ini üreten yükselen piyasalar da 2015’den kazançlı çıkabilir..

XS
SM
MD
LG