Erişilebilirlik

Gelecek Hala Fosil Yakıtların Tekelinde


Uluslararası Enerji Ajansı baş ekonomisti Fatih Birol

Uluslararası Enerji Ajansı baş ekonomisti Fatih Birol

Dünyada 1 milyar 300 milyon kişi hala elektriksiz yaşıyor. Bu kabul edilmez bir rakam. Enerji kaynaklarına talep olduğu gibi maliyet de artıyor. Daha fazla tüketim daha fazla çevresel felakete yol açıyor. Yeni, güvenli ve güvenilir enerji kaynaklarına ihtiyaç var. Ülkeler kendi konumlarına göre enerji politikalarını yeniden gözden geçirmek zorunda kalacak, ama çok büyük bir değişiklik şimdilik öngörülmüyor.

Yakın gelecekte alternatif enerji kaynaklarının fosil yakıtlarının yerini alması beklenmiyor. Fiyatı artsa da petrole ihtiyaç azalmayacak. Önümüzdeki yıllar doğal gaz açısından altın çağ olabilir. Hala talebin yoğun olduğu kömürün son on yılda ekonomik büyümeye katkısıysa, diğer enerji kaynaklarıyla karşılaştırıldığında yüzde 50 oldu. Bu da aynı zamanda küresel ısınmaya yol açan karbondioksit salımının artmaya devam edeceği anlamına geliyor.

Amerika enerji güvenliğine eskisi kadar önem vermeyecek, ama Avrupa dışarıya bağımlı olduğu için daha savunmasız hale gelecek. Çin ve Hindistan’da fosil yakıtlara talep artacak, dünya önümüzdeki dönemde de enerji ihtiyacı açısından özellikle Rusya’ya bağımlı kalmaya devam edecek.

Bu bulgular Paris merkezli Uluslararası Enerji Ajansı tarafından hazırlanan World Energy Outlook 2011 – Dünya Enerji Görünümü adlı raporda yazıyor. Ajansın raporu bir süre önce Washington’daki Carnegie Uluslararası Barış Vakfı’nın ağırladığı bir toplantıda açıklandı. Raporun ayrıntılarını açıklayan kişi bir Türk: Uluslararası Enerji Ajansı baş ekonomisti Fatih Birol.

Dünya Enerji Görünümü 2011 adlı rapor, küresel enerji sisteminin karşı karşıya kaldığı tehditleri ve fırsatları değerlendiriyor. Rapor, enerji tüketimi ve iklim değişikliğindeki eğilimlerin ayrıntılı analizlerle incelenmesi sonucu ortaya çıkarıldı.

Enerji piyasalarının dinamikleri gittikçe artan bir şekilde Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) dışındaki ülkeler tarafından belirleniyor. OECD dışındaki ülkeler 2010 ve 2015 yılları arasında dünya nüfus artışının yüzde 90’ını, ekonomik verimin yüzde 70’ini ve dünya enerji talebinin yüzde 90’ını oluşturacak. Çin dünyanın en çok enerji tüketen ülkesi olacak, 2035 yılında Amerika’dan yüzde 70 daha fazla enerji tüketen ülkesi haline gelecek. Çin aynı zamanda birkaç yıl içinde karbondioksit salımında Avrupa’yı geçecek ve Amerika’ya yaklaşmış olacak.

Fatih Birol’a göre önümüzdeki 25 yılda en çok yatırım yapılan enerji kaynakları doğal gaz ve yenilenebilir enerji kaynakları olacak. Petrole talep doğal gazdan daha az olacak, talep artışı ulaştırma sektörü ve yeni gelişmekte olan ülkelerden kaynaklanacak. Göreceli olarak yeni bir alan sayılan yenilenebilir enerji kaynaklarına yatırım ağırlıklı olarak devlet destekli olmaya devam edecek. Japonya’daki depremle birlikte zarar gören Fukushima santralindeki radyasyon sızıntısı, bazı ülkeleri nükleer enerjiden tamamen vazgeçirirken, bazı ülkeler nükleer enerji politikalarına devam edecek.

Gelecek Hala Fosil Yakıtların Tekelinde

Gelecek Hala Fosil Yakıtların Tekelinde

Kendi iç talebini baskı altına alan ve yeni standartlar uygulayan Amerika enerji güvenliğine daha az önem verecek. Amerika dışarıdan petrol ve doğal gaz ithalatını azaltacak ve iç üretimini arttıracak. Ancak Avrupa dışarıya daha fazla bağımlı olmaya devam edecek ve bu da piyasalardaki oynamalara karşı daha savunmasız hale gelmesine yol açacak.

Rusya, doğal gaz üretimini yeni teknolojilerle verimli hale getirebilirse, bir gram fazla üretim yapmadan ihracatını iki katına çıkarabilecek.

Uluslararası Enerji Ajansı’nın Dünya Enerji Görünümü 2011 raporu zamanında harekette geçilmemesi durumunda felaket senaryoları sunuyor: Mevcut ekonomik büyüme politikalarının devam etmesi durumunda bu yüzyılda küresel ısınmadaki artış 6 derece olacak. Bu büyük bir çevresel felaket anlamına geliyor. Dünya liderlerinin önce Kopenhag, daha sonra da Cancun zirvelerinde vardığı ortalama 2 derecelik artış hedefini tutturmak içinse devletlerin enerji politikalarını ciddi bir şekilde gözden geçirmesi gerekecek.

XS
SM
MD
LG