Erişilebilirlik

'Küçük Çıkarlar İçin Ülke Çıkarlarını Riske Atmayın'


Washington'da konuşan Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, Ermeni tasarısının Senato komisyonundan geçmesini eleştirdi ve konunun Amerika'da iç politika malzemesi yapıldığını belirtti. Gülen hareketiyle ilgili bir soru üzerine de "küçük çıkarlar için ülkenin çıkarlarını riske atmamak gerekir" dedi

G20, IMF ve Dünya Bankası bahar toplantıları kapsamında Washington’da bulunan Başbakan Yardımcısı Ali Babacan dün temasları hakkında bilgi vermek üzere Türk gazetecilerle biraraya geldi. Babacan, basın toplantısı sırasında Senato Dış İlişkiler Komisyonu’nda 5’e karşı 12 oyla kabul edilen Ermeni tasarısı, HSYK dahil son dönemde tartışma yaratan yeni yasal düzenlemeler ve Türk ekonomisine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Başbakan Yardımcısı daha sonra Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği’nin (MÜSİAD) Washington temsilciliğinin açılışı nedeniyle düzenlenen galaya katıldı.

Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, gazetecilerin soruları üzerine Senatosu Dış İlişkiler Komisyonu’nda kabul edilen Ermeni tasarısını eleştirdi ve bunun Amerika’da iç politika malzemesi olarak kullanıldığını söyledi:

99 yıl önce Amerika'dan çok daha uzak bir coğrafyada gerçekleştirildiği iddia edilen ama olup olmadığı konusunda da hiçbir bilimsel çalışmanın henüz yapılmadığı ve bizim de kesinlikle olmadığını iddia ettiğimiz bir konuda, bugün Amerika’da tamamen bir iç politika malzemesi olarak bunun kullanılması tabii hoş bir şey değil.”

Başbakan Yardımcısı Babacan, Ankara’nın da konuyu değerlendirdiğini söyledi. Ali Babacan, iç siyasi gelişmeler ve Gülen hareketiyle ilgili bir soru üzerine de küçük çıkarlar için ülke çıkarlarını riske atmamak gerektiğini belirtti:

“Burada belki hedef alınan iktidar partisi, hükümetimiz, Başbakanımız ama sonuçları itibariyle devletin çıkarlarının etkilendiğini görüyorsunuz ve yine sonuçları itibariyle tüm milletimizin, ülkenin zarar gördüğünü izliyorsunuz, dolayısıyla herkes böyle dönemlerde aklı selimle hareket etmeli. Küçük çıkarlar için büyük hedefi, ülkenin yüksek çıkarlarını riske atmamak lazım.”

Ali Babacan, konu Türkiye’nin çıkarları olduğunda herkesin sorumluluk içinde hareket etmesini beklediğini bildirdi. Ali Babacan, 17 Aralık sonrasında hükümetin demokrasiye ters düşen uygulamalara yöneldiği şeklindeki eleştirilerin Türk ekonomisine duyulan güveni tehlikeye atıp atmayacağı konusunda ise şunları söyledi:

“Finansal piyasalar şuna bakıyor: Hükümet gerçekten yerinde oturuyor mu? Kontrol hükümette mi? Yoksa hükümet ipleri elinden kaçırdı mı? İplerin elden kaçtığı, kontrolün kaybolduğu bir ülkede istikrar değil, kaos olur. Kısa vadede önemli olan istikrar ve kontrolsüz bir resme asla izin vermemek. Sonuç olarak ne zaman ki Gezi olayları yatıştı, bizim piyasalarda düzelme oldu. Ne zaman ki 17 Aralık operasyonuna karşı biz adımlar attık. Ne zaman ki seçimle beraber 17 Aralık’ın arkasındaki yapının çok da etkili olamayacağı ortaya çıktı, o zaman piyasalar da rahatladı. Ama orta-uzun vadede bir hukuk devleti olmak, yargının bağımsız, tarafsız çalışabilmesi, yargı süreçlerinin kısalması, hızlı, güvenilir, adil kararlar alınması ekonomik istikrarımız açısından çok çok önemli.”

Ali Babacan, Türkiye’ye ilişkin büyüme tahminini 2 puan kadar aşağı çeken IMF’nin değerlendirmesine katılmadığını da söyledi:

“Bizim resmi öngörümüz henüz değişmedi. Bunu değiştirecek kadar çünkü elimizde veri yok. Ama trendlere baktığımızda, bu %4 değil de belki bir miktar altında bir büyüme olabilir. Bu da bir gerçek olarak şu anda önümüzde duruyor.”

Ali Babacan, bundan sonraki dönemde Türkiye’nin büyümesinde ihracatın ağırlık kazanacağının da işaretini verdi:

“Belirleyici ihracat olacak. Çünkü biz büyümenin dış taleple olursa kaliteli bir büyüme olacağını düşünüyoruz. Ama sadece kendi içimizde tüketip büyüyorsak bundan da çok mutlu olmuyoruz. Çünkü iç tüketime dayanan bir büyüme yüksek cari açığı da beraberinde getiriyor. İhracatımız da ağırlıklı olarak Avrupa’nın iç tüketimine bağlı olacak.”

Başbakan Yardımcısı Ali Babacan bu basın toplantısı sonrasında Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği’nin (MÜSİAD) Washington temsilciliğinin açılışı nedeniyle düzenlenen galaya katıldı. Babacan burada yaptığı konuşmada da Türk ekonomisinin genel bir değerlendirmesini yaptı.
  • 16x9 Image

    Melek Çağlar

    Melek, meslek yaşamına yazılı basında başladı. Haftalık Barometre gazetesinde muhabir ve Management-Marketing sayfa editörü olarak çalıştıktan sonra 1990’lı yılların başında aynı gazetenin Yazı İşleri Müdür Yardımcısı olarak görev yaptı. Meslek yaşamına kısa bir ara verip İngiliz Kraliyet bursuyla City University London’da gazetecilik eğitimi aldı. 1994 yılında Amerika’ya yerleşmeden önce Hürriyet gazetesinde çalıştı. Meslek yaşamına halen Internet, radyo ve televizyon yayıncılığı yapan Amerika’nın Sesi’nde devam ediyor. İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölümü mezunu olan Melek, yüksek lisans derecesini 2002 yılında tamamladığı George Washington Üniversitesi MBA programından aldı.

Yorumları göster

XS
SM
MD
LG