Erişilebilirlik

'Kremlin Kuzey Kafkaslar Politikasını Değiştirmeli'

  • Judith Latham

Moskova’da geçen ay sonu kalabalık metro istasyonlarını hedef alan bombalı saldırılar, sadece Kuzey Kafkasları değil Rusya Federasyonu’nun diğer bölgelerini de olumsuz etkiledi. Washington’daki Uluslararası Basın Kulübü’nde bir araya gelen gazeteciler ve uzmanlar saldırıları değerlendirdi

40 kişinin ölümü, 90 kişinin yaralanmasıyla sonuçlanan saldırılar, Kuzey Kafkaslar’dan gelen iki kadın intihar bombacısı tarafından düzenlendi.

Rus polisi, intihar bombacılarından birini bir İslamcı militanın 17 yaşındaki dul eşi, diğerini ise 28 yaşındaki bir öğretmen olarak açıkladı. İki bombacının da Dağıstanlı olduğu belirlendi.

Avrasya uzmanı Paul Goble, Rus ve uluslararası medyanın, sadece Kuzey Kafkaslar’daki terörist saldırılara eğildiğini, oysa Rusya Federasyonu’nun diğer bölgelerinde de bu tür saldırılar düzenlendiğine dikkati çekiyor:

Goble, Moskova’daki metro saldırıları öncesinde, bu tür saldırıların Dağıstan ve diğer Kuzey Kafkas özerk cumhuriyetlerinde uzun süredir görüldüğünü, 1990’lardaki Çeçen tipi etnik milliyetçiliğin kaybolmadığını, bu arada Rusya Federasyonu’nun güneyinde, İslamcı devlet kurmak isteyen bir İslamcı hareketin geliştiğini hatırlatıyor.

Amerikalı uzman, Kremlin ve özellikle Başbakan Vladimir Putin’in, Kuzey Kafkaslar’da şiddete yol açan siyasi ve sosyal koşulları kavrayamadığını savunuyor.

Çerkez gazeteci Fatima Tlisova sorunun, Rusya ile Kuzey Kafkaslar arasında 300 yıldır süren şiddetten kaynaklandığı görüşünde:

Fatima Tlisova, Rus idarecilerin bölge halklarını zorla sürme, etnik temizlik ve kitlesel zulüm politikalarının Kafkaslar’da direnişe yol açtığını, 1990’larda Çeçenistan’da başlayan özgürlük savaşının bugün cihada dönüştüğünü söylüyor.

Çerkez gazeteci, Rusya’nın ölmeye hazır insanlara karşı daha çok şiddet, daha çok asker gönderme gibi bilinen çözümlere başvurduğunu ve bunun da Moskova’daki metro saldırıları gibi durumu kötüleştirmekten başka bir işe yaramadığını vurguluyor.

Moskova’daki Carnegie Merkezi’nde görevli Rus gazeteci Maşa Lipman, Kremlin’in politikalarının yürümediği konusundaki görüşe katılıyor.

Lipman, Kremlin’in son yıllarda Kuzey Kafkaslar’da Moskova yanlısı hükümetleri işbaşına getirdiğini, mali destek sağladığı bu hükümetlerin acımasız yöntemlere başvurduğunu ve korkunç insan hakları ihlallerine yol açtığını söylüyor.

Lipman, Rus halkının çoğunun Kuzey Kafkaslar’da olup biteni düşünmek istemediğini, bu bölgeyi kendilerini ait hissetmedikleri umutsuz bir yer olarak gördüğünü ve kendileri güvende oldukça ilgilenmek istemediğini belirtiyor. Rus gazeteci, şimdi ise mevcut politikanın yürümediğinin anlaşıldığını ancak Moskova’nın soruna çözüm bulacak bir politika değişikliğine gitmesinin beklenmediğini savunuyor.

Çerkez gazeteci Fatima Tlisova, iki tarafta kutuplaşmanın arttığını ve tarafların birbirlerine karşı büyük ölçüde yabancılaştığını öne sürüyor. Tsilova, Kuzey Kafkas halklarının bölgelerindeki durumla ilgili serbest bilgi akışı için başka ülkelere, özellikle Batılı ülkelere dayanmak zorunda olduğunu söylüyor.

XS
SM
MD
LG