Erişilebilirlik

"Kongre Obama'nın Vetosunu Aşamaz"


Anlaşma uyarınca ekonomik yaptırımların gevşetilmesi karşılığında, Tahran yönetimi, nükleer programını yavaşlatarak, nükleer tesislerin daha sıkı denetime tabi tutulmasına izin verecek.

Washington’da Cumhuriyetçiler anlaşmanın İran lehine işlemesi olasılığından rahatsız. Partilerüstü Politika Merkezi Ulusal Güvenlik Programı Direktörü Blaise Misztal, Kongre’nin yapacağı oturumlarda “Anlaşmanın Batı’nın çıkarlarına hizmet edip etmeyeceğini” anlamaya çalışacağını söylüyor: “Başkan Obama bu anlaşmanın İran’ın önümüzdeki 15 yıl nükleer silah edinmesini engelleyeceği sözü verdi. Şimdi Kongre, bu anlaşmanın gerçekten 15 yıl nükleer silahsız bir İran garantisi verip vermediğini, bunun karşılığında alınan tavizlerin yeterli olup-olmadığını ve de bölge dinamiklerini nasıl etkileyeceğini belirlemek isteyecektir. Silah ambargosunun kalkması ne getirecek? 15 yıl sonra bu anlaşma yüzünden Amerika daha mı güvenlikte olacak yoksa güvenlik riskleri artmış mı olacak? İşte Kongre önümüzdeki günlerde bu zorlu soruları cevaplama yolları arayacak,” diyor.

"Anlaşma asimetrik"

Misztal, anlaşmada temel bir sorun bulunduğu görüşünde: “Bence Amerika İran’dan önemli tavizler aldı. Ama burada bir sorun varsa o da anlaşmadaki dengesiz durumdur. Amerika’nın aldığı, İran’ın nükleer programından geri adım atması. Ama İran yaptırımların kalkmasıyla para akışı elde edecek ve bunu ülkeyi yeniden yapılandırmak için de kullanabilir, terörizmi, Esad’ı desteklemek için de... Aynı şekilde parayı, Yemen’i karıştırmaya devam etmek için kullanabilir. Veya silah ambargosu kalktığında bölgesel istikrarı daha da tehdit edecek eylemlere girişebilir. İşte bence bu, anlaşmanın asimetrisi: Biz tek bir taviz alıyoruz ama karşılığında İran çok daha fazlasını alıyor. Bu dengesizlik de teraziyi İran lehine çeviriyor.”

"15 yıl sonra bu anlaşma yüzünden Amerika daha mı güvenlikte olacak yoksa güvenlik riskleri artmış mı olacak? İşte Kongre önümüzdeki günlerde bu zorlu soruları cevaplama yolları arayacak."

Birçok uzman anlaşmanın uygulama aşamasında büyük zorluklarla karşılaşacağı görüşünde. Bu zorluklar anlaşmanın iptal edilmesine yol açabilir mi? Misztal, bu konuda karamsar olanlara katılmıyor: “İki taraf da anlaşmanın koşullarının yerine getirilmesini isteyecek motivasyona sahip. Ama elbette uygulama aşaması çok kolay olmayacak. Her iki tarafı da zorlayacak engeller, zorluklar çıkacaktır. İran, yaptırımların yeterince hızlı kaldırılmamasından, Amerika da denetimlerin yavaş gitmesinden şikayet edebilir. İran’ın nükleer programıyla silah edinmeye çalışıp-çalışmadığı konusu yine gündeme gelecektir. Anlaşmada, bu konu ayrıca ele alınıyor ve İran’dan bu konuda BM Nükleer Enerji Dairesi’nin sorularını yanıtlaması isteniyor. İran geçmişte bunu yapmak konusunda ayak diredi şimdi de aynısını yapacaktır. Dolayısıyla zorluklar olabilir ama yine de sonunda başarıya ulaşılacaktır.”

"Kongre Obama'nın vetosunu aşamaz"

Partilerüstü Politika Merkezi uzmanı, “Anlaşmaya temkinli yaklaşan Kongre’nin, bunu iptal etme olasılığı nedir” sorusuna ise şu yanıtı veriyor: “Elbette Kongre bu konuda kendi görüşünü ortaya koyacaktır. Daha önce uygulamaya koydukları yaptırımları kaldırıp kaldırmama konusunu oya sunacaklar. Yani anlaşmanın kendisini değil; yaptırımları oylayacaklar. Sanırım yaptırımları kaldırmayacaklar, o zaman da Başkan Obama bu kararı veto edecektir. Ancak Kongre’nin bu vetoyu aşacak çoğunluğu yakalayacağını tahmin etmiyorum.”

Anlaşmadan yarar sağlayacak ülkeler arasında Türkiye de yer alıyor. Misztal’ın bu konudaki yorumu da şu: “Türkiye enerji konusunda İran’a son derece bağımlı. İki ülke arasında da uzun bir geçmişe dayalı güçlü ekonomik bağlar var. Türkiye’nin BM yaptırımlarını zorlayarak İran’la doğalgaz karşılığı altın formülüyle ticaretini sürdürdüğünü de gördük. Herkesin İran’la ticaretini kıstığı bir dönemde bile Tahran’la bu ticareti yürüten Türkiye’nin şimdi bu konuda herkesten daha fazla istekli olması son derece normal. Zaten Suriye ve diğer iç çatışmalar yüzünden Ortadoğu’da pazar kaybına uğrayan Türkiye’de İran’la yeniden ticaret yapmak isteyenler oldukça fazla. Dolayısıyla yaptırımlar kalkmaya başladıkça Türkiye, coğrafi yakınlığının da verdiği avantajla, bundan önemli ölçüde yararlanacaktır.”

Peki, Suriye krizinde önemli bir aktör olan İran’ın anlaşma sonrasında politikaları değişebilir mi? Uzman, fazla bir değişiklik öngörmüyor ve “Bu anlaşmanın kaygı verici tarafı silah ambargosunun beş yıl içinde kaldırılacak olması. Bu da demektir ki, Esad bir beş yıl daha ayakta kalırsa, İran bu kez uluslararası hukuk çerçevesinde Şam’a silah verebilecek” diyor.Misztal’a göre bu da uzun vadede son derece tehlikeli bir durum.

  • 16x9 Image

    Melek Çağlar

    Melek, meslek yaşamına yazılı basında başladı. Haftalık Barometre gazetesinde muhabir ve Management-Marketing sayfa editörü olarak çalıştıktan sonra 1990’lı yılların başında aynı gazetenin Yazı İşleri Müdür Yardımcısı olarak görev yaptı. Meslek yaşamına kısa bir ara verip İngiliz Kraliyet bursuyla City University London’da gazetecilik eğitimi aldı. 1994 yılında Amerika’ya yerleşmeden önce Hürriyet gazetesinde çalıştı. Meslek yaşamına halen Internet, radyo ve televizyon yayıncılığı yapan Amerika’nın Sesi’nde devam ediyor. İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölümü mezunu olan Melek, yüksek lisans derecesini 2002 yılında tamamladığı George Washington Üniversitesi MBA programından aldı.

XS
SM
MD
LG