Erişilebilirlik

Türkiye'de Diyarbakır başta olmak üzere farklı illerde, Kobani'nin IŞİD işgali karşısında yalnız bırakıldığı iddiasıyla başlayan protestolar, sokak çatışmalarına, yangınlara ve ölümlere neden oluyor

Olağanüstü hal uygulamasının sona ermesinin ardından 22 yıl sonra sokağa çıkma yasağıyla yeniden karşılaşan Diyarbakır'da önümüzdeki saatlerde Kobani'den gelecek haberler hayatı şekillendirecek görünüyor.

Diyarbakır'da valilik kararıyla dün gündüz saatlerindeki sakinlik sonrasında, akşam sokağa çıkma yasağının kalkmasına rağmen gösteriler ve çatışmalar sona ermedi. Diyarbakır'da görüştüğümüz sokaktaki erkekler söze hep "Kobani" diye başladı. Ancak kadınlar genellikle sessiz kalmayı tercih etti, konuşmayı kahvehanelerdeki erkeklere bıraktılar. Kadınlar, sloganlar atıldığında alkışlarla cenazelerde ise gözyaşlarıyla varlık gösterdi.

Diyarbakır'ın bir başka gerçeği ise her sokakta yanında ailesi olmadığı halde çocuk varlığı. Çocuklar adeta sokaklarda özgürce dolaşmayı kendilerine en temel hak görmüş durumda. Öyle görünüyor ki parklarda oynamak gibi seçeneği olmayan Diyarbakır'ın çocukları, sokaklarda barikat amaçlı çöp yakmayı kendilerine oyun/görev edinmiş durumda. Valilik kararıyla okullar Pazartesi gününe dek tatil ilan edildiği için bugün de Diyarbakır'ın her sokağı çocuklarla dolu.

Diyarbakır'ın yıllardır tartışmalı kaderi mahallelerde yığılmış çöpler ile simgelenmiş durumda. PKK veya Hizbullah kim kiminle çatışacaksa o çöpler, yakılarak barikat veya karşı tarafa ateş parçası olarak atılmak üzere kullanılıyor. Geçmiş yıllarda olduğu gibi o çöp yığınları uzun süreli sokaklarda bekliyor. Dün gündüz kent atmosferi sakinleşmesine rağmen ana caddeler dışında temizlik yapılmadığı gözlendi.

Hükümete çağrı yaptı, şiddete karşı mesaj verdi

HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, Diyarbakır'daki basın toplantısında, AKP iktidarına seslendi ve "Kürtlerin namusunu şerefini IŞİD gibi barbar bir örgütün ellerine bırakmayız. Hükümet, tek bir açıklama ile bunu durdurabilir. "IŞİD'in üstüne gideceğiz" denmesi bile barış havasını yeniden güçlendirir" dedi.

IŞİD barbarlığını protesto etmek için sokağa çıkanlara da seslenerek, "şiddetsiz protesto" çağrısı yapan Demirtaş, "Bayrak ve Atatürk büstlerine, okullara saldırıları kınıyoruz. Provokasyon olduğuna inanıyoruz" dedi. Ancak Demirtaş, halkın anayasal hakkı olan toplumsal gösteri ve yürüyüş hakkını koruyacağı mesajını da verdi.

Hükümet, Öcalan'a özel irtibat hattı mı açtı?

Bu arada Demirtaş'ın Diyarbakır'daki basın toplantısında en dikkat çekici kısım ise İmralı Adası'nda hapis yatan PKK Kurucusu Abdullah Öcalan ile adaya gitmeksizin görüştüklerini açıklaması oldu. Demirtaş, "Şunu da altını çizerek belirtmek istiyorum, dün gece itibariyle bizler sayın Öcalan ile kısa bir mesaj bağlantısı kurma imkanı bulduk. Kendisiyle bu katliam tehlikesine karşı diyalog ve müzakereyi hızlandırma yöntemini bütün taraflara telkin ettiğini önerdiğini belirtmek istiyoruz. Bütün bu gösteriler sırasında başka parti mensuplarıyla ciddi çatışmalar yaşandı. Bütün partilere, partilerin sempatizanlarına dikkatli olma çağrısı yapıyoruz. DTK (Demokratik Toplum Kongresi) bu konuda sorunları çözmek için diyaloglarını temaslarını yoğunlaştıracaktır" dedi.

HDP Lideri Demirtaş'ın sözleri, Hükümet'in Öcalan'a şu dakikalara dek ülke genelinde 25 can kaybına neden olan olaylar nedeniyle özel bir irtibat hattı açtığı yorumlarına neden oldu.

Cumhurbaşkanı Danışmanı'nın işyeri mi kül oldu

Diyarbakır'ın farklı noktalarında yakılmış araba görüntüleri adeta 'rutin' gibi görülürken, Ziraat Bankası'nın Gevran Caddesi'ndeki şubesi tümüyle yandı. Okul binaları camları çoğunlukla zarar görmüş durumda iken kamu binalarından bazılarında da benzeri manzaralar gözlemlendi.

PKK ve Hizbullah'ın kendilerine yakın veya uzak gibi gerekçelerle kentteki bazı işyerlerini hedef alarak, zarar verdiği anlatıldı. Bu işyerlerinden birisi ise Büyükşehir Belediyesi'ne sadece yüz metre uzaklıktaki mesafede bir restoran oldu. Tamamıyla küle dönen restoranla ilgili Amerika'nın Sesi'nin sorularını yanıtlayan be artık işsiz kalan personellerden birisi olan Hüseyin Avran, mekan sahibiyle ilgili sadece "Diyarbakırlı" demekle yetindi. "Neden burası hedef alındı?" sorumuza karşılık ise, mekanı olaylar başladığında kapatmamalarını gerekçe gösterdi. Ancak o civardaki vatandaşlar ise, o restoranın hedef seçilmesinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın danışman kadrosundaki Mücahit Arslan ve ailesine ait olmasının rol oynadığını öne sürdü. Ancak mekan sahibi kim olursa olsun bütün gün yemek servisi sunduğu belirtilen restoranın 70 kişi olduğu kaydedilen personeli işsiz kaldı.

Ölü sayısı artıyor, iki polis silahlı saldırıda öldürüldü

Bu arada Türkiye genelinde çıkan olaylarda ölü sayısı yedi ilde 29’a çıkmış durumda.

Anadolu Ajansı da Bingöl’de Emniyet Müdürü Atalay Ürker ve beraberindekilere uzun namlulu silahlarla saldırıldığını bildirdi. Saldırı, Emniyet Müdürü Ürker, yardımcısı Atıf Şahin ve Başkomiser Hüseyin Hatipoğlu’nun gösteriler sırasında hasar gören bir işyerini denetlemesi sırasında düzenlendi.

Emniyet Müdür Yardımcısı Şahin olay yerinde ölürken, Başkomiser Hatipoğlu da kaldırıldığı Bingöl Devlet Hastanesi’nde hayatını kaybetti.

Ağır yaralanan Emniyet Müdürü Atalay Ürker’in yoğun bakımda tedavi altına alındığı bildiriliyor.

Ajans, güvenlik güçlerinin ‘saldırganları’ hedef alan bir operasyon düzenlediğini ve “üç kişinin ölü, bir kişinin de yaralı ele geçirildiğini” belirtti.

Yorumları göster

XS
SM
MD
LG