Erişilebilirlik

Koalisyon ve Güvenoyu İçin ‘Öcalan’ Şartı


HDP İmralı Heyeti'nden açıklama yapan Pervin Buldan, Sırrı Süreyya Önder, İdris Balüken

HDP İmralı Heyeti'nden açıklama yapan Pervin Buldan, Sırrı Süreyya Önder, İdris Balüken

Halkların Demokratik Partisi (HDP), koalisyon ve olası hükümete güvenoyu vermeleri için Kürt Sorunu’nun çözümünü adres gösterdi ve PKK’nın silah bırakması için İmralı’da hapis bulunan Abdullah Öcalan’ın aktif rolüne devam etmesiyle İzleme Heyeti kurulmasını şart koştu. Önder, "Güvenoyumuzun ön şartı barıştır" dedi.

7 Haziran Genel Seçimleri ile birlikte yüzde 10 seçim barajını aşarak Meclis aritmetiğini değiştiren siyasi parti HDP, 80 milletvekiliyle nasıl hareket edeceği konusunda yol haritasını şekillendirmeye başladı.

HDP Parti Meclisi, seçim sonuçları hakkında dün akşam 13 maddelik yazılı bildirge yayımladı. O bildirgede, Kürt halkı tarafından parlamento temsilcisi olarak son 35 yıllık mücadelede çerçevesinde HDP’nin seçildiği vurgulandı. Bildirgede, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın tutumu eleştirilirken, Çözüm Süreci’nin yürütülmesi için İmralı’da tutuklu Öcalan ile mutlaka görüşme trafiği gerektiği ifade edildi.

HDP Parti Meclisi kararı doğrultusunda bugün Sırrı Süreyya Önder, Pervin Buldan ve İdris Balüken’den oluşan HDP İmralı Heyeti, basın toplantısı düzenledi. Heyet, en son 5 Nisan Pazar günü İmralı’ya gitmiş ve Öcalan ile görüşmüştü.

Heyet adına Sırrı Süreyya Önder, ilk önce HDP’nin seçime parti olarak girme kararını eleştirenlere tepki gösterdi ve “Siyasi parti olarak seçime girmemiz demokrasiye sabotaj, (çözüm) sürece provokasyon gibi hiçbir akılla izah edilemeyecek değerlendirmelere maruz kaldı. Bütün bunların halk üzerinde yarattığı oksitlenmeyi çürüterek geldik” ifadesini kullandı.

Seçim sürecinde diğer siyasi partilerdeki savaş bezirganlarınca kirli propaganda yürütüldüğünü belirten Önder, gençler, kadınlar ve HDP’ye oy verenlerce demokrasi ve insan hakları evrensel ilkelerinin tercih edildiğini kaydetti. Önder, “Savaş olmayınca heybesinde hiç turp kalmayanların çapları ortaya çıktı. Seçim sonuçları çok öğretici oldu” değerlendirmesi yaptı.

‘Öcalan’ın iradesi ve kararlılığı’

HDP’nin yeni dönemden beklentisini Çözüm Süreci bağlamında açıklayan Önder, “Bu iki buçuk yıllık barış ve çözüm süreci sayın Öcalan’ın büyük bir demokratik irade ve kararlılık koyarak geliştirdiği bir demokratikleşme perspektifiyle bugüne geldi. Biz bu hafızayı yok saymıyoruz. Bu hafızayı kimsenin sıfırlamasına izin vermeyeceğiz” dedi.

Çözüm Süreci’nin bizzat Cumhurbaşkanı (Erdoğan) tarafından itibarsızlaştırıldığını ve kurulmuş olan çözüm masasının devrildiğini söyleyen Önder, “Fakat Türkiye halkları, bu seçim sonuçlarını o masayı tekrar dört ayağı üzerine oturttu. Verdiği oylarla da bu barış sürecinin teminatı, mimarı, yürütücüsünün kimler olduğunu mühürledi. Seçim sonuçlarını herkes bu gözle de okuyabilir” diye konuştu.

AKP’ye: ‘Diken vardı, şimdi İzleme Komisyonu’nu kuralım’

HDP olarak Öcalan ile görüşme taleplerini vurgulayan Önder’in, artık geçici durumdaki AKP Hükümeti’ne seslenmesi dikkat çekti. Seçimde demokratikleşme amacındaki Dolmabahçe Deklarasyonu’nun kazandığını vurgulayan Önder, “Hükümet’in kendi emeğine bile saygı göstermeyerek devrilmesine sessiz kaldığı bu masa, halk tarafından dört ayağı üzerine oturtulmuşken, süreç kaldığı yerden kendisini yenileyerek, hayata geçirilmelidir. Halk uzlaşma ve demokratikleşmeye dönük kuyumcu terazisinde tartılabilecek bir ayar çekmiştir Türkiye siyasetine” yorumunu yaptı.

Devlet ve siyaset eliyle Çözüm Süreci’nde yanlışa düşülmemesi ve tanıklık için ‘İzleme Komisyonu’ kurulmasını Öcalan’ın istediğini söyleyen Önder, süreçte tıkanmayı tam da İzleme Komisyonu kurulacağı sırada Cumhurbaşkanı’nın müdahalesiyle yaşadıklarını vurguladı.

İzleme Komisyonu için o dönem AKP’ye yakın isimler belirlenmiş olduğunu anımsatan Önder, Cumhurbaşkanı’nın müdahalesi için “Kaldığımız yer orasıydı, orası bu ülkenin barışına saplanmış bir diken gibiydi” yorumu göze çarptı.

AKP hükümetinin, İzleme Heyeti kurulmasıyla birlikte Öcalan’ın silahsızlanma görüşlerini açıklayacağı zaman masayı devirdiğini söyleyen Önder, HDP olarak AKP’ye mesajlarını şu ifadelerle açıkladı:

“Tutanakları devletin elinde var. İzleme heyeti için Cumhurbaşkanı tarafından 'bu ne' denmeseydi, o insanlarla beraber biz İmralı'ya gitseydik Öcalan bu çağrıyı yapacaktı, bunu deklare etmişti. Yarın bu mekanizmalara işlevlik kazandırılırsa yarın bunu yine yapacağını düşünüyoruz. Mesele hükümetin demagoji kalesine sığınmak yerine kendi emeğine sahip çıkmasıdır. Emekleri var, emeklerini çarçur ettirdiler. Hükümet konuştuğumuz her şeyi, mutabakatlarımızı, Dolmabahçe deklarasyonunun yadsıyan bir tutum içine girdi. Bir izleme heyeti gelir, olana bitene hakemlik eder. Biz kendimize güveniyoruz. Barışa dönük irademizde kararlıyız, ısrarla hükümetle zamanında mutabık kaldığımız izleme heyetinin devreye girmesini istiyoruz. Çağrıyı yapacak olan İmralı. Biz kendimiz bu çağrının vücut bulmuş haliyiz. 3 yıldır hiçbir evladımızın ölüm haberini almıyoruz, bunu sağlayan HDP'dir.”

CHP ve MHP’ye: ‘Ulusal Koalisyon gerçekleştirmeliyiz’

Çözüm Süreci’ni sadece Hükümet’e dolayısıyla da AKP’ye bağlı olarak düşünmemek gerektiği mesajını veren Önder, örneğin Kamu Güvenliği Müsteşarlığı’nın bir devlet kuruluşu olduğunu ve ortada Çözüm Süreci Çerçeve Yasası bulunduğunu dile getirdi.

Dolayısıyla Çözüm Süreci’nin devletin yürüttüğü bir süreç de olduğunu vurgulayan Önder, TBMM’deki CHP ile MHP başta olmak üzere tüm siyasi partilere şu mesajları verdi:

“Bütün siyaset kurumu olarak, devletin organları, hükümet ve tüm siyasal partiler bu gerçeklikle, bilerek zaman kaybetmeden, önümüze sıkıntılar oluşturabilecek alanları çoğaltmadan, halkın bu arzusunu köreltmeden, barış konunda top yekûn bir ulusal koalisyon gerçekleştirmeliyiz. Kurulacak olan hükümet koalisyonundan daha elzem olacaktır. Biz İmralı heyeti olarak gerek hükümete, gerek devlet kurumlarına, bütün siyasal partilere bu gerçekliğin kıymetinin bilinmesi, üzerine titrenmesi, böyle yapılması durumunda çok kısa bir sürede savaş olgusunu bu ülkenin gündeminden çıkartabileceğimiz gerçeğini hatırlatma gereğini bir borç biliyoruz. Adalet Bakanlığı’na (Öcalan ile görüşme için İmralı’ya gidiş izni için) müracaatımızı yaptık, sürecin bugüne kadar nasıl yürüdüyse aynı şekilde, kimsenin mutlak iktidar tutkusuna kurban edilmeden bırakıldığı yerden büyük bir ciddiyetle ele alınmasını istiyoruz.”

Önder, ayrıca AKP’nin erken seçim talep edecek iktidar kudretinde olmadığı ve bu nedenle TBMM’de hükümet formülünü aramak önceliği olduğu görüşünü paylaştı.

Ve Akdoğan’a ‘manidar sanatçı’ yanıtı

HDP Heyeti adına açıklama yaptığı sırada, Önder’e, Başbakan Yardımcısı ve AKP Ankara Milletvekili Yalçın Akdoğan’ın, ‘HDP bundan sonra Çözüm Sürecinin ancak filmini yapar’ açıklaması da soruldu. Önder, ‘Sanat alanından gelen birisi olarak şuur, akıl olsa, bu sanatı küçümseme yanlışlığından uzak dururlar. Ulu Önder Atatürk’ün dediği gibi her şey olabilirsiniz ama sanatçı olamazsınız hatta devlet sanatçısı veya Yalçın Akdoğan da olabilirsiniz bu ülkede, ama sanatçı olamazsınız’ yanıtıyla dikkat çekti.

Önder, ayrıca medyada yer alan yeni vekil seçilen isimlerden Yezidi kökenli Feleknaz Uca’nın Türkçe yemin etmeyeceği iddialarını yanıtladı ve tüm HDP’lilerce TBMM İç Tüzüğü’ne uygun olarak yemin edileceğini de sözlerine ekledi.

XS
SM
MD
LG